Uzay gemisinin içinde gözlerini açan adam şaşkınlıkla etrafına bakındı. Uzaylılar şimdiye kadar gördüğü hiçbir şeye benzemiyorlardı. Beyinleri tamamen şeffaf bir kafatasının içinde yer alıyordu. Ancak uzaylılara dair en enteresan şey beyinleri değildi. Son derece büyük gözleri yüzlerinde en dikkat çeken ayrıntıydı.
Birbiriyle iletişim kurmak içinse beyin dalgalarını kullanıyorlardı.
iock espri yapıyor, ona kızmam. Zaten yarım akıllı biri, kıyamam tokatlamaya.
Tai lung, merak etme o bilgi başlığını da okudum bro. Herkeşlerin bilgisini okuyup seni eksik mi bırakıyorum?
(bkz: tai lung'un erkeklerden hoşlanması)
Kavgacı, sürekli kavga ediyor diyen çapsızlar utanır mı? Sanmam.
Sabahtan beri bilgi başlıklarını dolanıp okuyorum. Bence bilgi içerikli entrynin yazılması kadar okunması da önemli. Okunacak bir içerik veya yazar varsa bunu ön plana çıkarmayı ve takdir etmeyi de seviyorum. Daha ne yapmalıyım? Arada sırada kavga ediyormuşum. O kadar kusur kadı kızında da olur.
Bilgi entrysi diye dolanıp duranlar için yepisyeni yazar. Okuyun işte. Güzel tarih entryleri yazmaya devam eder umarım. Usualsuspects'in yeni rakibi.
(bkz: ur kraliyet mezarları)
Öncelikle şunu söylemeliyim ki her tiroid hashimoto değildir.
Bu Japon kendi bağışıklık sisteminizin kendi tiroid bezine saldırarak onun işleyişini, yapısını bozmasıdır.
Nasıl bir illet olduğunu anlatmaya kalksam çok uzun bir entry olur. Sürekli pullanan kuru deri, donuk ve cansız saçlar kısmını geçiyorum. Çok önemli değil de bu bağışıklık sisteminin kendi kendine saldırdığı ataklar beni oldukça zorluyor.
Abartısız son üç haftalık döngümden bahsedeyim. Uçuk, konuşmamı engelleyecek kadar çok sayıda aft, sonra yine uçuk, o geçince bu sabah yine uçuk ve yeni bir aft.
Ne yapmam gerektiğini şaşırmış durumdayım. Sürekli yorgunluk ve depresif ruh hali kısmını zaten anlatmaya gerek yok.
Sadece bilgi içerikli entry girmekle olmaz ki. Okumanız da gerekli. Neyse, az sonra muhteşem bilgi ve kişisel deneyim içeren (bkz: hashimoto tiroiditi) başlığına yazacağım. Reklamını yapayım.
Bu başlığı Türkiye - Kanada çeyrek finali maçından önce açmıştım.
Sözlükte sürekli olarak kavga gürültü olduğu için bugün de uygun oldu. Yarın Brezilya ile final maçı var. Muhtemelen yine bir kavga olacağından başlık cuk oturacak.
Tai lung, milyonlar kazandıkları halde milli forma ile bizi utandıran futbolcuları izle sen. Gerçekten ülkesini seven, her şeyini ortaya koyarak mücadele eden kadınları izlemek zaten sana uygun olmaz. Uza.
Kimmiş kimmiş?
Ya cinsiyet fark etmeksizin nickaltı yazıyorum. Umarım ben değilimdir kastedilen yazar. Yok canım, Meriç diyor zaten. Benlik bir durum yok. Tamam tamam, geçti.
Yazarı tanımıyorum ama gitme Tülay.
gitmeeee
soğuk dışarsı sen üşürsün
gidersen açık bir yaraya dönüşürsün.
Gitme deyince kafamda bu şarkı çaldı. Dinleyelim. https://youtu.be/Pb43dBdCckQ?si=Rd91Gp2BNrzi_H56
Az önce sözlüğe giriş yaptım ve önce okumayı tercih ediyorum. Geriye doğru giderek gün içinde yazılmış olan başlıklara göz gezdiriyorum. Sanırım sözlükte okumak benim için daha öncelikli. Sadece o an gözüme takılan bir başlık olursa yazıyorum. Siyasetle ilgili bir başlıkta benim düşünceme yakın bir fikir yazıldıysa ben de tekrar aynı şeyleri yazmıyorum, oyluyorum.
Her kavgada beni görüyor olamazsın ya, mümkün değil. Kendi nickaltımda yazılanları bile kaç saat sonra gördüm. Kavgaları genel olarak kaçırıyorum.
Benimle kavga etmek istemişsin. Olur ama önce zihinsel olarak kendini geliştirmen lazım. Sonra bakarız.
Kasiyer kıza açılamadan ölüp gidecek diye korktuğum yazar.
Bro zaman belirleyelim, Tarih ve saat. Taktik ve planlama işi bende. Çözeriz bu işi, hadi aslanım.