büyük bir haksızlığa uğramıştır.
izmirde bir sokağın adı sezen aksu sokağıydı. sırf düşüncelerini açıkladı diye sokak sakinleri imza toplayıp sokağın adını değiştirmek istemişler.
böyle şeylerin türkiye'de yaşanması hele izmir gibi bir yerde yaşanması toplumun nasıl bir kutuplaşma yaşadığının kanıtıdır.
insanların evet ve hayır deme özgürlükleri tabii ki vardır fakat keşke sezen aksu'ya evet dediği için haksızlık ve baskı yapıldığını düşünen arkadaşlar,
aynı hassasiyeti 'hayır' broşürleri dağıtırken dövülen, 'hayır' standlarına zabıtalarca saldırılan, polislerce darp edilen, hastanelik edilen, kolu, bacağı kırılan insanlara da gösterseler...
vereceği oyu net şekilde açıklayan, açılımlara karşı duranları affetmeyeceğini söyleyen, sezen aksu sözüm ona eşitlik ve özgürlükten bu kadar yana ise, bir 'sanatçı' olarak neden bu haksızlıklara göz yumuyor?
sanatçı toplumu aydınlatan, yol gösteren örnek kişi değil miydi?
keza, baskı yapmak ile tepki göstermek-eleştirmek arasında ciddi farklar vardır agalar! hele geleceğimiz ile ilgili kararların doğrudan bağlantılı olduğu bu insanlara siyasi duruş ve tavırdan taviz vermemek ile 'baskı yapmak' çok çok farklıdır.
kimse sezen aksu'ya saldırmadı, kollarını bacaklarını falan kırıp, hastanelik etmedi, coplarla, satırlarla doğrama girişiminde bulunmadı, polisin 'hayır'cılara yaptığı gibi..
her kavramın içine edildi, bari bu kavramların farkını iyi belleyin!
ve sezen aksu,
fırtınada ak ayazda
sürgün her yerde hep yalnızdır
gül açsa da kuş uçsa da
görmez dargındır..
referandumda insanların evet ya da hayır deme, seçme özgürlükleri var. sezen aksu'ya niye kızılıyor, anlamıyorum. sen seçenek olarak evet'i koy ama birileri bunu seçiyor diye de kız. bak seeennn. ne kadar da demokratiğiz böyle. madem bu kadar olay olcak, kaldır evet'i herkesi hayır demeye mecbur et. burnuma bi koku geliyor sanki?..
ismini taşıyan sokağın adını da değiştirmeye kalkışıyorlarmış. eyvah eyvah, n'apıcaz şimdi?!
izmir'de kendisinin adını taşıyan bir sokak vardır.* bu sokağın sakinleri, sokağın isminin değiştirilmesi için izmir büyükşehir belediyesi ve konak belediyesi'ne verilmek üzere bir imza kampanyası başlatmışlardır.
kendisini tebrik ettiğim harika yetenekli kadın. bir evet'le tüm ikiyüzlü pislikleri ortaya çıkardı. bu özelliğinden dolayı bile önünde eğiliyorum. şarkıları için taparım.
referandumda Evet demese bile bu ülkenin müziğine en büyük darbeyi vuran kişi olduğunu söyleyeceğim kişidir. Özellikle 90'lı yıllarda pop müzik ile arabeski sentez yapıp bu günkü ucubeliklerin yolunu açmıştır. Peki hiç iyi bir şey yapmamış mıdır? Kuşkusuz yapmıştır. Ama yanlışlar doğrularını öyle bir götürmüştür ki hiç bir doğrusu kalmamıştır. Kala kala akp yalakalığından medet uman bed sesli bir şarkıcı kalmıştır.
oysa ona hakaret yagdiranlar kardelenler projesinin en buyuk destekcilerinden oldugunu nasil unutur? onceden ove ove bitiremeyenler hemencik nasil doner?
buradan sunu anliyoruz, sezen aksu'ya hakaret edenler aslinda tutukluk yasiyorlar, hisleri mantiklarinin onunde gidiyor. kendi sahsi fikirleri ise temelsiz oldugu icin ruzgara gore degisir.
önemli olan evet veya hayır demesi değildi aslında. anayasaya evet de diyebilir, pazar günü pek çok insanın hatta belki de çoğunluğun diyeceği gibi.
sezen aksu nun bir anda gözden düşmesinin arkasında başka bir neden var. o bu evet çıkışını iktidara yalakalık yapmak için yaptı. bu sayede bazı büyük organizasyonlarda sahne alabilecek ve belki de bilmediğim başka çıkarlarına hasıl olabilecekti.
sezen aksu ya evet dediği için saldırıldığını iddia etmek işlerine geliyor evetçilerin. bu halk bazılarının sandığı gibi salak değil oysa ki. bazı şeylerin neden söylendiğini, sözcüklerin arkasındaki gizli maksatların ne olduğunu anlayabiliyor. söylemlerin zamanlamasını gözden kaçırmıyor. bir dünya kupası açılışında sahneye çıkan sanatçıların absürdlüğünü görebiliyor. iktidarın, yalakalarına nasıl arka çıktığını fark edebiliyor. evet diye bangır bangır bağıranların hükümetten sağlayacakları çıkarlarının peşinde olduklarını tahmin edebiliyor.
yazık oldu içimdeki minik serçeye. artık şarkılarını dinleyesim gelmiyor. keşke hep o büyük sanatçı olarak kalsaydın insanların gönlünde. sanatına karşı olan sevgimi değil ama sezen e karşı saygımı kaybettim.
müsvette
çöp
yalaka
sazan aksu
minik serçeydi deve kuşuluğuna terfi etti.
güdük serçe
şişme kadın
mal
kokainci
referandumda evet diyeceği için sahip olduğu ünvanlar şimdilik bu kadardır. gerisi gelecektir bu sıfatların.
suçu ne?
senin gibi düşünmüyor. türkiye'nin diğer yarısı gibi düşünüyor.**
güya sanatçının özgür düşünmesi gerektiğini savununanlar, nedense kendi düşüncelerine uymayınca hakaretler yağdırmaya başlıyorlar. kendi iradesiyle özgürce karar vermiştir sezen aksu, örümcek beyinlilerin baskılarına boyun eğmeyerek. helal olsun
bir insanın sanatçı olabilmesi için sanat iradesi ve sanat kaygısı dışında başka kaygılar güdmemesi gereklidir. aksi takdirde yapılan iş sanat yapan da sanatçı olmaz. iyi bir tasarımcı yorumcu yada maddi kültür varlığı olur.
hiç unutmuyorum bir gün sezen aksu nun bir röportajını izlemiştim. röportajda spiker nasıl bu kadar iyi besteler yapıyorsunuz diye sormuştu. sezen aksu da işim bu demişti. evet bu bir iştir. sanatını icra eder başka şeyleri düşünmez. topluma örnek olmaz. yol yön gösterici değildir olamaz. sezen aksu bunun bilincindeydi ve harika bir cevap vermişti. işini iyi yapıyordu.
artık işini iyi yapmıyor. hatta kötü yapıyor. artık eskisi gibi değil. artık bu işi sanat kaygısı güderek değil başka kaygılar güderek yapıyor.
siyaset kaygısı güdüyor mesela. bu kaygıyı da iyi bir siyasetçi yada siyasi bilimler okumuş bitirmiş akademik biri olarak ta yapmıyor.
durum böyleyken sezen aksu ya sanatçı diyememekle beraber müsvedde dememizin sebebi ise de aynı hazırlık aşamasında kalıp çöpe atılan bir eskiz kağıdına benzemesi.
kalitesini yitirmesi konusuna gelince. nereden tutarsanız tutun elle tutulacak bir tarafının kalmaması.
evet evet benziyor.
şimdi kalitesini yitirmiş sanatçı müsveddesidir dediğimde bunu tamamen siyasi şeylerle bağdaştırıp evet propagandası yapan sözde akıllı yazar arkadaşlarımız neden böyle bir entry girdiğimi zannedersem şimdi daha iyi anlayabilirler.