Bağımlılar yolda yürüyemez tipler... Bir polis olarak onu öldürmeden de etkisiz hale getirebilirdi. "Nasıl olsa benden hesabı sorulmaz" demiş olma ihtimali.. Ne yazık ki var. Olumlanacak bir şey değil
Edit. Olay anı görüntülerini izledim. Bu bir cinayet.
Bir kumaş türü. Bir çok değişik çeşidi var bu pikenin. Ancak benim en çok sevdiğim türü, tişörtte kullanılan pikeler. Lacoste marka tişörtlerle ünlenmiş, gözenekli kumaş bir pikedir mesela. Ancak tüm tişörtler, lacoste pikesi değil tabi. Yine de gözenekli ya, yüzde yüz pamuklu bir pike olmasa da, nefes alıyor. Hissediyorum. Pike tişörtleri seviyorum.
Şu sıralar aile olmanın, evlenmenin ülkenin bekası için önemli olduğu sıkça vurgulanıyor yukarlardan. Madem evlilik bu kadar önemli, bu kadar stratejik, evlilere neden maaş bağlanmıyor? Öyle ya, toplumun aile kurumunu ayakta tutan, memur sayılmaz mı *
Şaka bir yana, nüfus artış hızındaki düşüşü, evliliğe bağlamak da ilginç. Çocuk olması için evlilik mi olması gerekiyor. Gayet de resmi olarak evlenmeden çocuk yapan çiftler var. Evlenip de çocuk yapmayan çiftler var. Önemli olan nüfus artış hızını arttırmaksa, evlilik değil çocuk yapmanın desteklenmesi gerekli değil mi? Çocuk yapmayı desteklemek, evliliği desteklemekten daha kolay değil mi?
Kadınların bir cinselliği olmadığını sananların yanılgısı. Kadınlar cinsel ilişkiye girdiklerinde, erkekler gibi orgazm oluyorlar. Zevk alıyorlar. Öyle acıma macıma hikaye. Canları istiyor ilişkiye giriyorlar. Ama bu kadınlar tarafından pek anlatılamıyor. Anlatabilseler, bu ortamda kadınlara yakıştırılacak olan kötü sıfatlar belli zaten.
Kuran yayınının sinyalin yağmur gibi hava koşullarından kesilebiliyor. Kuran yayınını koruyan, sinyal azalsa bile telafi eden, uydu cihazı içindeki hata ayıklama katmanı. Sinyal kalitesi yüzde 30'un altına düştü mü "hata ayıklama" da işe yaramıyor. televizyondan görüntü gelmiyor.
Kuran'da:
"Kesin olarak bilesiniz ki bu kitabı kuşkusuz biz indirdik ve onu mutlaka koruyan da yine biziz. " (Hicr 9)
Yazıyor.
Kuran yayının sinyalini, yağmurdan kimse korumadığına göre, bu işte bir ilginçlik yok mu?
Sağcıların/Dincilerin ne bok olduğunu göstermesi. Utançlarından "sağcıyım, dinciyim" diyemiyorlar. Çoğu "dilde" sosyal demokrat görünmeye çalışıyor. Çakma sosyal demokratlar sizi! Utanmayın dinciyim deyin. Sağcıyım deyin. Millet bilsin gerçek kimliğinizi.
Zevksizlikten başka bir şey değil. Yeni öğrendim: taze fasulye, kuru fasulyenin tam olgunlaşmamış haliymiş. Yani kuru fasulyenin hamına taze fasulye deniyormuş. Ondan belli, tadı bir halta benzemiyor. Olgunlaşmamış/Ermemiş, taslak bir sebze taze fasulye. Oldum olası sevmezdim zaten bu "ham" sebzeyi. Sezgilerim boşuna değilmiş. Olmamışını yiyormuşuz yıllarca. Kim soktu bu ucubeyi mutfağımıza?
Hayatına bakıyorum da, gerçekten başarılarla dolu. ÖSS derecesinden, sahneye, sahneden yapımcılığa kadar başarılarla dolu. Son yaptığı plan bile patlamamış. Girişiminde başarılı olmuş.
Ekmeği kesmek/ Nişastalı gıdaları az yemek
Rafine şekerleri kesmek/ çayı şekersiz içmek
Aralıklı beslenme
Öğünlerden hemen önce veya sonra su içmemek (mide asidini korumak için)
Sabah-akşam kol-göğüs-karın-bacak egzersizleri
Günde 1 saat yürüyüş
Düzenli uyku.
Özlediğim kayan yazılardır. Nostalji duygusu mu bilemedim. En azından yazıları okumak için ekrana yaklaşmak zorunda değildik. Televizyon ne kadar uzakta olursa olsun rahat okunurdu. (Helvetica fontu galiba? ) ve mavi yazı bandı. Değerini bilemedik senin. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2469142/+
Namaz kılınması için Cenazenin camiye getirilip namaz bekletilmesi, bence hayli uygunsuz bir durum. Eskiden cenazeler camilerde yıkanıyormuş. Belki halen yıkanıyordur. bilmiyorum. Yıkanmak için camiye getirilmemiş cenazeler, namaz için camide bekletilmemeli bence. Zaten cenaze namazı, cenazenin gıyabında da kılınabiliyor. Ne gerek var?
Kumruların/ serçelerin azalmasına sebep, plansız kentleşme, ağaç kalmaması, nefes alacak bir yer kalmaması, havamızın kirlenmesi, her yana saçılan kimyasal zehirler değil (!) kedilermiş. Böcekler bile azaldı. Eskiden araba camlarına yapışırlardı. Onları da kediler mi yedi?
Aptal Reels videolarında gördüğüm abuk cümle. Sırf babasına benzeyen çocuğunuzu kutsayacaksınız diye, bir sürü insanı töhmet altında bırakıyorsunuz. Kadın eşini sevmezse, çocuk başkasına mı benzeyecek? Veya babasına benzemeyince, kadın eşini az mı seviyor olacak? Cidden saçma salak muhabbetler. Utanıyorum bu videolardan. Zihniyet olarak ne kadar Ortadoğulu olduğumuzu dünyaya gösteren videolar bunlar. Aşkın kuvvetini çocuk mu belirler? Çocuğu olmayan/olamayan bir dünya çift de var üstelik.
Arada yapay zeka müzikleri yayınlamaya başlamışlar. Suno tınısını nereden duysam tanırım. Açtım telefonu, müziği dinlettim. Gerçekten de son dönem yapılan yapay zeka çalışmaları çıktı. insan en azından müzikten önce bir "sinyal" çalar. Yapay zeka çalıyoruz diye. Ona göre dinleriz. Oynayacaksak, biz de normal zekamızla değil, yapay zekamızla oynarız *
Eskiden bolca ve ucuz radyo vardı memlekette. Şimdi sıfır cep radyoları bile hatırı sayılır bir paradan başlıyor. Yani radyo bu radyo! Temel iletişim aracı. Bu kadar Vergi-mergi; Bandrol ücreti falan çok gerekli mi? insanlar yanlızlıklarını paylaşacaklar. Biraz müzik dinleyecekler. Fotokopi bile artık pahalı ya. Radyo bari ucuz olsun. Ona bile tamamım bak. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2457877/+
Bu ülkenin garip uygulamalarından biri. Allah kitabında serbest bırakıyor. "ister inan ister inanma" diyor. "Sınavını ben yapıyorum" diyor. Fakat sen din dersini vatandaşlarına zorunlu tutup kulu sınav ediyorsun. Üniversite sınavında soruyorsun. "Sen allah mısın? " diye bir kişi de sormuyor. Hayır, kimse "Allah" değil. Kimse Allah tarafından yetkilendirilmiş de değil. Peygamber değil. Ruhban değil. Herkes imtihanda. O halde, imtihandaki bir kişi, öbürünü nasıl imtihana alabiliyor? inançlı insanlara soruyorum: Bir kişiyi dinden sınava sokmak, kendini allah'a ortak koşmak değil midir?
Osmanlıya haksızlık etmeyelim. Her ne kadar milli olmasa da, modernleşmeye büsbütün yüz dönmüş bir devlet değildi. Her şey değişiyordu, ancak kağnı hızıyla. Çağa ayak uyduramama durumu vardı haliyle. Sözü şu şekilde düzeltsek, çok daha doğru olur sanırım:
Türkiye, Atatürk Türkiyesinin çöl kumu yutmuş halidir.
israiloğullarının atası ibrahim ile Tanrı arasındaki anlaşmanın (eski ahit -tevrat) hala sürdüğünü, yani israiloğullarının insanlar üzerindeki üstünlüğünün kabul edildiğini gösteren simge. Hıristiyanlık insanları sünnet olmaktan vazgeçiremediğinden olsa gerek, bir süre sonra salmıştır. islam ise o toplara hiç girmemiştir. Aksine Tevratı tasdikleyici olduğunu söylemektedir. "Cübbeli" hocalar bile tevrata atıf vermektedir. (*) Demek ki gerçekten israiloğullarının üstünlüğü, hemen bütün müslümanlarca kabul edilmiştir. Bunu çoğu "müslüman" ülkenin gazze yerle bir edilirken kılını kıpırtdatmamasından anlıyoruz. Eee.. Yalçın Küçük üstadımız boşuna : "Bir insan, bir grup, bir parti çok müslümansa çok Yahudidir. Bizde aşırı islam'la aşırı Yahudilik yan yana geldi" demiyordu. Hikmetini anca bu günlerde anlıyorum. Her "aşırılığın" gittiği yer aynı.
(*) Edit. "Cübbeli" nin tevrat'a atıf yaptığı ve izlediğim videoyu aradım. Bulamadım. Belki kaldırmıştır. Belki o video, zihnimin beni kandırmasıdır. Ben "adil" bir insanım. "cübbeli" de olsa hakkında yanlış konuşmak istemem. Bunun dışında fikrimi değiştirecek bir durum yok.
ibretlik bir olay. "Tanrı" bile olsanız, kendinize çok güvenmeyin. Her şeyi bilemeyebilirsiniz. O yüzden, şans oyunu- kumar ve benzerlerine hiç bulaşmayın.