düşünceyi gümrükten geçirmeden piyasaya sürmektir.
bir fikir çıkar, yanında üç alakasız fikir daha kuyruğa girer. cümle ilerledikçe mantık bavulunu alıp sınır kapısından geri döner. geriye yalnızca yüksek özgüvenle dolaşan bir kelime trafiği kalır.
işin güzel tarafı, çoğu zaman fark edilmez. insan kendi zihninin canlı yayınında yorumcu, yönetmen, konuk ve alkışçı aynı anda olunca programın boka sardığını dışarıdan biri kadar erken göremiyor.
velhasıl bazı ağızlar konuşmuyor, içeriği denetimsiz boşaltıyor. buna da fikir alışverişi deniyor.
Saçmalamak insanın bütün organizmalar karşısındaki tek ayrıcalığı. Saçmalıyorsan, doğruyu bulacaksın demektir. Saçmaladığıma göre ben de insanım. On dört kez, belki de yüz on dört kez zırvalamadan önce bir tane bile doğru elde edemezsiniz.
Az önce muhtemel bir ihtimalle moleküler yapısı bozuk bir elementin atomik yapısını incelemeye çalışan bir bilimsel çalışmaya bakmak üzereyken birden aklıma artı eksi bulutlarının çarpışması sonucu meydana gelen olaylar bütünün... Buraya kadar bu entryi okuyan harbi harbi çok sıkılıyordur ve ne saçmalıyor bu amk delisi diye biliyordur. Saçmalamak insanı bazen rahatlatır.
hayatım boyunca bilinçsiz olarak yaptığım, insanların benden uzaklaşmasına sebep olmuş harekettir. akıl sağlığınız yerinde değilse istemsizce saçmalayabiliyorsunuz. benim saçmalama sebeplerim:
Odamdaki çocuk akıllı salağın bol bol yaptığı eylem. Ya saçmalar ya boş konuşur ya söylememesi gereken şeyleri söyler(ilkokul çocuğu gibi) yada gider yan odada senin dedikodunu yapar. Sonra kardeşim kardeşim...
Bazen birilerine çok sinirlendiğim zaman ilk bulduğum kişiye cevap hakkı tanımaksızın kendi kendime on dakika kadar dert yakınmamdır. Bu bazen hiç tanımadığım insanlar da olabiliyor.
Çoğu zaman saçmalarım oysa. Saçmalamak bir zorunluluk. Sevmem o kusursuz, o evliya görünüşlü kişileri. içlerinde cehennemî uçurumlar olduğuna kalıbımı basarım. Sahtedirler mutlak. -Ahmed Arif.