Çok karışığım. Bir yanım olabildiğince huzursuz ve yorgun. Diğer yanım mucizelere ve düşlerin gerçek olabileceğine halen inanıyor ve heyecanını koruyor. Bu iki yan arasında ben, eziliyorum.
Ben film/dizi bittiği zaman kendimi çok kötü hissediyorum. ilk zamanlar bu hissin filmlerden kaynaklandığını anlamamıştım. Sanırım filmlerdeki “gerçekten yaşamaya” özeniyorum, farketmeden kıyaslıyorum ve bu beni çok mutsuz ediyor. Çocukken, top oynayan çocukları kenardan izlemek gibi bir his. Buruk.
Yoldan çıkmış diyorlar
Doğru bulmuyorlar
Küçücük mutluluklara
Engel oluyorlar
Doğru kimin doğrusu
Yol dedikleri hangisi?
Konuşanlar mükemmel mi?
Onlar masum mu?
Yanlızlık
Kuş uçmaz, kervan geçmez bir yerdesin.
Su olsan kimse içmez,
Yol olsan kimse geçmez,
Elin adamı ne anlar senden?
Çıkarsın bir dağ başına,
Bir ağaç bulursun.
Tellersin, pullarsın, gelin eylersin.
Bir de bulutları görürsün
Köpürmüş gelen bulutları.
Başka ne gelir elden?
Çın çın ötüyor yüreğimin kökünde
şu dünyanın ıssızlığı.
Tanrı kimsenin başına vermesin
böyle bir yalnızlığı.