fransızlar az yakar başka bir espirisi yok. ama arıza kronik derdi bitmez. kardeşi citröen daha beterdir.
tasarımlarını beğeniyorum ama gerisi dert. yakıttan kazanır sanayi ye verirsin hesabı.
106, 206 ile isim yaptılardı özellikle gti ve 206 lar otomatik vitesler kadınların hayali idi. otomatik vitesleride pek sağlıklı değil. günümüzde suv ile atağa kalktılar. aslında çok fonksiyonlu donanımlı sportif tasarım olsun güzel arabalar ama bozulmasa.
Ben nışanlıyken bende 5 yıldır bindiğim 98 corsa, kayınbiraderimde de 2001 206 vardı. Ben evlendim, 1 sene kirada oturup borcumu ödeyemediğim için arabamı sattım. Yeni sahibi izmir'den geldi. Binip izmir'e gitti.
Benden sonra da kayınbirader sattı arabayı. Araba arızalıydı. Alacak adam itekleyerek aldı. Çekiciye yükleyip götürdü.
Garip olan kısım ise bu durumu kimsenin garipsememesi oldu.
Bir ara bizim ev yeni 508'e çok niyetlendi.
Ben bile heveslendim ama sonra vazgeçirdim.
Peugeot tasarım ve teknolojik oyuncaklar ile cezbetse de kaliteli bir marka değil.
3008, 5008'ler de ilk çıktığında revaçta idi, sonradan duruldu.
Volkswagen, Ford, Toyota ile kıyas etmek bir yana dursun Renault bile kaliteli olmamasına rağmen binek sınıfta (Megane, talisman, kadjar, koleos) Peugeot'dan kalas ama daha derli toplu, daha az sorun çıkaracak, daha az baş ağrıtacak bir marka derim hep.
Geçen sözlüğe de yazdım.
Velhasıl eski olaylara ek 508'lerin -en azından bir kısmında- tavan yamukluğu ortaya çıkmış. Ekşide vb.
Küçük kardeşim bugün gelmiş "abi hissettin mi" diye soruyor.
Orta segmentte Ford, Toyota, Volkswagen'den şaşmayacaksın.
Tutulmama riskini göze alacaksan Mazda gibi uzakdoğululara da bakabilirsin.
Hatta verdiğim para belli, beklentim belli dersen Renault, fiat ve Dacia da bakabilirsin.
Ama oldum olası Peugeot bana güven vermez.
Peugeot satın aldıktan sonra Citroen ve opel'e bile mesafeliyim artık.
peugeot firmasının ayakta duran aslan logosunu seçmesinin nedeni şirketin 32 bin yıllık stadel aslanı’nın bulunduğu stadel mağarası’na 300 km mesafedeki bir köyde kurulmuş olmasıymış.
70'ler ile 2000'ler arasinda mercedes ile bmw ligine cikmayi ciddi anlamda deneyen (504, 504 coupe & 504 cabrio, 604, 505 & 505 gti, 605, 405 mi16, 406 coupe ve 607 gibi denemelerle), ve denemesi tam anlamiyla bir husranla sonuclanmis olan marka. Yine de fransizlarin peugeot'yu hic degilse ulasilabilir premium noktasina tasima hayali her zaman olmustur. Hatta son 3-4 senedir 5008, 3008, 508, 308 ve 408 gibi modellerle yeniden ulasilabilir premium'u sessizce deniyorlar desek yanlis olmaz.
Edit: Dogru, bunu her uretici denedi. yalniz vel satis, avantime, xm ve c6 dediginiz modeller alisilagelmis premium kaliplarina giremeyecek (bence girer ama malum algilar) kadar marjinal ve anlasilamamis modellerdi. "The French Copy Nobody, and Nobody Copies the French" dedirten ozgunlukteydi. Peugeot; citron ile renault'nun aksine alman/italyan tasarimi muhafazakar denemeler yapiyordu (orn. 504 serisini pininfarina'nin tasarlamasi, 607'yi mercedes tasarimcisinin tasarlamasi). Dolayisiyla peugeot, fransiz otomotivinde bu gibi denemelerde satis basarisi ve algi anlaminda biraz daha basarili oldu ama audi'nin yaptigi gibi ust lige atilim yapamadi.
Bunu halka hitap eden çoğu marka başaramadı.
renault : r25-safrane-vel satis
citroen : xm-c6
peugeot : 605-607
opel : omega-signum
volkswagen : phaeton
90'lar ve 2000'lerde avrupa'da "ulasilabilir cabrio" geleneginin yegane temsilcileriydi. Cabrio'yu ilk defa "herkesin erisebilecegi bir keyif" hâline getirmislerdi. Artik onlar da yapmiyor.