bir zamanlar tam anlamıyla afrika'nın fatihi olarak bilinirdi. toyota, afrika'yı fethetmeden evvel peugeot'nun 404, 504 ve 505 modelleri dayanıklılığıyla afrika yollarında nam salmıştı. bildiğimiz peugeot'ların aksine dayanıklı alt takım ve süspansiyon, basit elektronik ve mekanik aksam ile 30-40 yıl boyunca afrika yollarının kahrını çekmektelerdir. ne olduysa 90'ların ortalarında avrupa odaklı arabalar yapmaya başladılar. bunun, toyota ile kore arabalarının afrika, asya ve orta doğu coğrafyalarında hüküm sürmeye başlamasıyla ilgili olduğunu düşünüyorum. türkiye'de peugeot'nun yalnızca 20-25 yıllık model tarihi bilindiği için, markaya dair yanlış algı oluştu.
peugeot'nun eski sağlamlık ve güvenilirlik algısını kendi elleriyle hiç etmesini, hatta ibreyi tam tersine döndürmesini hep enteresan bulmuşumdur otomotiv tarihi açısından.
bakmayin su anki genc imajina, 90'lar ve 2000'lerde avrupa'da yasli arabasi olarak bilinirdi. avrupa'daki 60-70 yas ustu kitle, bunlarin eski station wagon ve mpv'lerine bayilir. hatta top gear'in meshur videosunu hatirlarsaniz, bu kitleyle dalga gecilmistir.
ilk arabam. 10 yıl önce rcz modeliyle gençliğimi 10x yaşatmış fakat orta yaş sendromuyla suv almak için sattığım canım arabam. Bazen rüyamda görüyorum ne arabaydı be...
en köklü fransız markasıdır. renault ve citroen'den önce yani 1810'da kurulmuştur.
ilk kurulduğu zamanlar el aletleri ve bisiklet üretiyordu. 1899 yılında otomobil üretmeye başlamıştır.
kalite, konfor, donanım ve motor açısından orta karar bir markaydı. ancak geçmişte renault ve citroen kadar ikonik bir fransız markası olamamıştır.
ancak 2000'li yıllardan itibaren otomobil sektöründe söz sahibi olmayı başarmıştır.
asıl yükselişini 1974 yılında citroen'i satın alarak yapmıştır. psa bu sayede kurulmuştur.
1974'ten itibaren 504, 205, 206, 405, 406 vs gibi ikonik modelleriyle fransızların en dikkat çekici araçlarından bazılarını üretmiştir.
2010'lu yıllarda ise rcz'yi çıkararak adeta spor otomobilde çığır açmıştır.
2012 gibi gm(general motors) ile ortaklıkta bulunmuş ve 2017'de de opel'i satın alarak avrupa'nın en büyük fransız markası olmuştur.
2016'da yenilenip suv formatına kavuşan 3008 ve 5008 modelleri, peugeot'ya olan kötü algıyı ciddi bir derecede kırmıştır.
2018 yılında da yeni 508 ile daha da büyümüştür.
2021 yılında da fca (fiat-chrysler automobiles) ile birleşerek stellantis'i kurmuştur.
tabi stellantis'te kaliteden ve sorunsuzluktan iyice ödün vermiştir.
maalesef stellantis, peugeot'yu da ciddi oranda mahvetmiştir.
şahsi yorumuma gelirsek : çok sevdiğim, yanıp tutuştuğum bir marka değil. olsa da olur olmasa da olur hesabı.
şahsen renault kadar hiçbir fransız markası beni etkileyememiştir.
90'lar ve 2000'lerde avrupa'da "ulasilabilir cabrio" geleneginin yegane temsilcileriydi. Cabrio'yu ilk defa "herkesin erisebilecegi bir keyif" hâline getirmislerdi. Artik onlar da yapmiyor.
Bunu halka hitap eden çoğu marka başaramadı.
renault : r25-safrane-vel satis
citroen : xm-c6
peugeot : 605-607
opel : omega-signum
volkswagen : phaeton
70'ler ile 2000'ler arasinda mercedes ile bmw ligine cikmayi ciddi anlamda deneyen (504, 504 coupe & 504 cabrio, 604, 505 & 505 gti, 605, 405 mi16, 406 coupe ve 607 gibi denemelerle), ve denemesi tam anlamiyla bir husranla sonuclanmis olan marka. Yine de fransizlarin peugeot'yu hic degilse ulasilabilir premium noktasina tasima hayali her zaman olmustur. Hatta son 3-4 senedir 5008, 3008, 508, 308 ve 408 gibi modellerle yeniden ulasilabilir premium'u sessizce deniyorlar desek yanlis olmaz.
Edit: Dogru, bunu her uretici denedi. yalniz vel satis, avantime, xm ve c6 dediginiz modeller alisilagelmis premium kaliplarina giremeyecek (bence girer ama malum algilar) kadar marjinal ve anlasilamamis modellerdi. "The French Copy Nobody, and Nobody Copies the French" dedirten ozgunlukteydi. Peugeot; citron ile renault'nun aksine alman/italyan tasarimi muhafazakar denemeler yapiyordu (orn. 504 serisini pininfarina'nin tasarlamasi, 607'yi mercedes tasarimcisinin tasarlamasi). Dolayisiyla peugeot, fransiz otomotivinde bu gibi denemelerde satis basarisi ve algi anlaminda biraz daha basarili oldu ama audi'nin yaptigi gibi ust lige atilim yapamadi.
peugeot firmasının ayakta duran aslan logosunu seçmesinin nedeni şirketin 32 bin yıllık stadel aslanı’nın bulunduğu stadel mağarası’na 300 km mesafedeki bir köyde kurulmuş olmasıymış.