Eğitim sistemi bütün sistemin bir parçası. itaat etmeyen bireylerin oluşturduğu topluluklarda devamlı kaos oluşacak ve kendi içinde belirli bir süre sonra kendi sistemini oluşturacaktır. Bu her yeni nesil geliştiğinde devamlı tekrarlanacak bir döngü haline girecektir.
Eğitim sisteminde ise bu standartlastırılmış oluyor. Bu sistemle yetişen bireyler, çocuklarını da bu şekilde yetiştiriyor ve normalleştiriyor.
Zil sesi ile zaman kavramı aşılanıyor. Zamana karşı yarış başlıyor. Birey önce toplumdan kopartılıp yalnızlaştırılıyor ve sonra tekrar topluma entegre edilmeye çalışılıyor. Birey küçük yaştayapay bir strese maruz bırakılıyor.
Klimalı ozobüslerin çoğunda camlar açılmadığı için ve yazın ortasında kendisini haşlanan konserve kutusu içindeki sardunya gibi hisettiği için, yaşama bağlılığı gerekcekçesi ile şiddetli güç eyleminde bulunan erkektir.
(bkz: citaro)
Büyük ihtimal kendisine maddi yaptırım uygulanır. "Klimayı yaptır önce belediye klimayı" diyerek üste çıkılmalı.
Cami yumruğu ile kırmaya kalkarsa parmaklarını kıracaktır. Acil durum çekici ile rahatça kirabilir.
Tehlikelidir bu türler.
Kanunen yaptırım uygulanmalı, hatta mümkünse bir yere felan kapatılıp, tedavi edilmeliler.
Başkalarının hayatlarına müdahale ederler ve onların hayatlarını olumsuz etkileyecek şekilde eylemlerde bulunurlar.
işin ilginç tarafı bazen bircok kişi bunların ne mal oldugunu bilir ama kendilerinden o kadar emindirler ki; "lan yoksa gerçekten ben mi yanlış biliyorum?" diye kendi kendine sorar insan.
O arabayı taşımasını bilmiyor ise; kullanmaması gereken kişilerin tamamı.
Şehirin içinde 80, 90, 100 km/h gibi hızlara ulaşarak ne kadar geri zekalı olduklarını mı kanıtlamaya çalışıyorlar? Anlamıyorum. Git bir yarış pistinde orada sür!
Yada ne kadar başarılı bir insan olduklarını mı göstermeye çalışıyorlar? Oysa o aracı üretmek için bir mühendislik çalışmasında hiçbir katkısı olmamış bir kişi.
Sevgili öküz,
Öküz gibi arabayı aldın. Tebrik ediyoruz. Güle güle, kazasız belasız kullanmanı temenni ediyorum. Ama öküz gibi kullanma ve öküzlüğü bırak! Araban yapısı itibariyle öküz gibi onu degisteremeyiz. Bir insanın canına zarar verebilirsin ve bu insan, belki insanlığa senden daha faydalı birisi olabilir. Ayrıca; içinde ufacık bir insan barindiriyorsan; bunun pişmanlığını yasamanı istemiyorum.
Itaat üzerine kurulu olan bir eğitim sisteminde "sorgulama" öğretilmediği için yerinde sayma ve hatta geriye gitmeler gerçekleşiyor.
Belki çok nadir ülkeler, kendi eğitim düzenlerini sorguluyorlar ve bunu yıkıcı ve yapıcı olarak eleştiriyorlar, yerine farklı metodlara sahip eğitim sistemleri getiriyorlar. (bkz: Finlandiya)
Dünyanin birçok ülkesinde bu konu hakkında bir adım bile atilmiyor.
Sorgulamanın öğretilmediği bir eğitim sisteminde bir gelişme yaşanması da mucize olurdu.
Gümrüklerden geçerken ona buna bulaşmayın. Sırbistan'da börek yiyin.
Vignetteleri alın, Avusturya'da yanlış otobanı kullandın diye 100-250 € gibi cezalar yemeyin.
Ayrıca; basmayın! Basacaksaniz uçakla gidin daha iyi.
Yolculuk esnasında gurbet yolu hakkında güzel yazılar bulabilirsin. Bu yolda yolculuk yaparken; gurbetçilerin başına gelmeyen kalmamış. Trajedi, dram, komedi ne ararsan buluyorsun. Hikayelerin linki bulursam paylasirim ama kendiniz bulun!
Kutupların yer degistirmesinden (coğrafi kutuplar) dolayı, farketmeden gerçekleşmiş olması muhtemel olaydır.
Kuzey kutbu ile güney kutbu pusulada yer değiştirmiş ise; dünya tepe takla olmuştur. Dönme yönü de değişmiş ise; günes her zamanki gibi ayni yerden doğar ve aynı yerden batar. Bu durumda dünya tersine dönmeye başlamıştır.
Sıcak bir günde bir çay bahçesinde oturmusuz su isteyeceğim. Oradan geçen garsona "bakar mısınız?" dedim. Çocuk önce kendi üstüne alınmadı. Ayağa kalktım, elimi kaldırdım, sesimi arttirdim ve tekrar "bakar mısınız?" dedim. Durdu, etrafına baktı, beni gördü ve bir kaç saniye göz göze geldik ve gitti. Garson çocuk kibarca çagrilmaya alışkın değildi. "Bakar mısınız?" sorusuna da doğru bir eylem gerçekleştirdi ama beni anlamamıştı.
O günden beridir, çay bahçelerinde bir garsona "bakar mısınız?" demem.
Sanki Seneca'nın torunu. Biraz da stoacı gibi geldi. kinizmin baş savunucularından olduğunu düsünüyorum ve hatta bence diyojen bile kahvede birgün bu adamın ögretilerini benimsemiştir.
Her 20000 km yerine her 10000 km'de yağ değiştirilmesi gerekiyor ve herhangi bir yağ değil, doğru yağın kullanılması gerekiyor. Sürekli maaliyet çıkartan motorlardir. Sadece stelantis grubunda kullanılmadı. Volkswagen Grubu bu TFSI, Tfi motorları, Ford'un 1.0 ecoboost motorları da aynı şekilde triger kayışını güzelce motor içinde yağa bocalamışlar.
Bütün bunlar malzeme bilimi derslerinde uyuyup, yönetici pozisyonuna geçen mühendislerin işi.
Anında gidip kendim teslim olurum. En azından ceza indirimi felan olur.
Kesin birisi bana oyun yapıyordur. Yurt dışına çıkmak istediğimde gümrükte çekilmiş resimler gazetelerin anasayfasinin sağ üst kösesinde yayınlanır.
Buradaki "am" Amplitudenmodulationun kısaltmasıdır.
Frekansları yukarıdaki entrylerden faydalanarak ögrenebilirsiniz.
Kıtalar arası sinyal göndermek mümkündür.
Fakat; benden 10 yaş genç (34) bir çalışanımız var. Adam yanımda babamın askerlik arkadaşı gibi duruyor. Biraz onlara haksızlık yapiyormuşuz gibi geliyor.
Toplu mezarlık için çok genç ama nafile barda sohbet etmek için de çok yaşlı gruptur. Ögrenecekleri ve ögretecekleri çok şey var.