en köklü fransız markasıdır. renault ve citroen'den önce yani 1810'da kurulmuştur.
ilk kurulduğu zamanlar el aletleri ve bisiklet üretiyordu. 1899 yılında otomobil üretmeye başlamıştır.
kalite, konfor, donanım ve motor açısından orta karar bir markaydı. ancak geçmişte renault ve citroen kadar ikonik bir fransız markası olamamıştır.
ancak 2000'li yıllardan itibaren otomobil sektöründe söz sahibi olmayı başarmıştır.
asıl yükselişini 1974 yılında citroen'i satın alarak yapmıştır. psa bu sayede kurulmuştur.
1974'ten itibaren 504, 205, 206, 405, 406 vs gibi ikonik modelleriyle fransızların en dikkat çekici araçlarından bazılarını üretmiştir.
2010'lu yıllarda ise rcz'yi çıkararak adeta spor otomobilde çığır açmıştır.
2012 gibi gm(general motors) ile ortaklıkta bulunmuş ve 2017'de de opel'i satın alarak avrupa'nın en büyük fransız markası olmuştur.
2016'da yenilenip suv formatına kavuşan 3008 ve 5008 modelleri, peugeot'ya olan kötü algıyı ciddi bir derecede kırmıştır.
2018 yılında da yeni 508 ile daha da büyümüştür.
2021 yılında da fca (fiat-chrysler automobiles) ile birleşerek stellantis'i kurmuştur.
tabi stellantis'te kaliteden ve sorunsuzluktan iyice ödün vermiştir.
maalesef stellantis, peugeot'yu da ciddi oranda mahvetmiştir.
şahsi yorumuma gelirsek : çok sevdiğim, yanıp tutuştuğum bir marka değil. olsa da olur olmasa da olur hesabı.
şahsen renault kadar hiçbir fransız markası beni etkileyememiştir.
ilk arabam. 10 yıl önce rcz modeliyle gençliğimi 10x yaşatmış fakat orta yaş sendromuyla suv almak için sattığım canım arabam. Bazen rüyamda görüyorum ne arabaydı be...
bakmayin su anki genc imajina, 90'lar ve 2000'lerde avrupa'da yasli arabasi olarak bilinirdi. avrupa'daki 60-70 yas ustu kitle, bunlarin eski station wagon ve mpv'lerine bayilir. hatta top gear'in meshur videosunu hatirlarsaniz, bu kitleyle dalga gecilmistir.
bir zamanlar tam anlamıyla afrika'nın fatihi olarak bilinirdi. toyota, afrika'yı fethetmeden evvel peugeot'nun 404, 504 ve 505 modelleri dayanıklılığıyla afrika yollarında nam salmıştı. bildiğimiz peugeot'ların aksine dayanıklı alt takım ve süspansiyon, basit elektronik ve mekanik aksam ile 30-40 yıl boyunca afrika yollarının kahrını çekmektelerdir. ne olduysa 90'ların ortalarında avrupa odaklı arabalar yapmaya başladılar. bunun, toyota ile kore arabalarının afrika, asya ve orta doğu coğrafyalarında hüküm sürmeye başlamasıyla ilgili olduğunu düşünüyorum. türkiye'de peugeot'nun yalnızca 20-25 yıllık model tarihi bilindiği için, markaya dair yanlış algı oluştu.
peugeot'nun eski sağlamlık ve güvenilirlik algısını kendi elleriyle hiç etmesini, hatta ibreyi tam tersine döndürmesini hep enteresan bulmuşumdur otomotiv tarihi açısından.