Bana her zaman çok garip geldi para kazanmak olgusu. Şu yaşımda bile tam olarak bir yere oturtamıyorum bu hadiseyi. Kendi işimden ilk kazandığım desteyi cebime koyduğumda başta biraz heyecanlanır gibi olmuştum. Sonra "bu ne şimdi böyle?" Diye sormuştum kendi kendime. Para kazanmakla ilgili şahsi bir derdim olmadı bu zamana kadar. Paranın kendisiyle şahsi bir derdim de yok aslında. Derdim hayatımızdaki anlamsız varlığıyla.
çalışarak yapılır ne kimsenin hakkına girdim ne torpil için belediye işi için akrabaların yanına gidip iş dilendim meslek öğrenerek maaşımı kademeli olarak yükselttim şimdi usta oldum iyi firmalardan arıyorlar. bir yandan da dil çalışıyorum zaten temelim var.
Nasip işi ya. Kimi çok çabalar çalışır ama hep ucu ucuna yetişir her şey kimine ise ordan Burdan para akar bir şekilde.
Benim para enerjim çok zayıf mesela. Bir işten kolay para kazanamam ben. Hayatta birçok şeyi bir şekilde anladım ya da kabullendim de bu konuyu çözemedim. Bir tıkanıklık hissediyorum hep önüme bir taş koyuluyor bir şey oluyor gibi.
Neyse şükür tabi ki halimize.
Gelişmemi engelliyor ve ufkumu daraltıyor diye işi bıraktım, para beni zihinsel anlamda çok geriletti. Param var nasılsa neden ders çalışayım, neden kendimi zorlayım, strese sokayım diyip durdum. Para gidince, enerjim yükseldi, verimli ders çalıştım, ufkum gelişti. Para genellikle bana zarar veriyor.
Çalışma ile orantılı ilerlemeyen bir şeydir. Hatta hiç çalışmadığı ve bilgi birikimi olmadığı halde çok kazananlar vardır. Örnek: Bilal Erdoğan, Binali Yıldırım...