Hiç vazgeçmeyeceksiniz değil mi bu osmanlıcayı karışık dil olarak görmek cahilliğinden? Ne desek boş. Kıpçakça da başka dil, çağatayca da özbekçe de hatta azerice de başka dil. Beş dil biliyorum falan diye gezebilirsiniz. Helal süper devam.
Arapça ve Farsça karışık bir dil.
Atatürk Gençliğe Hitabe'yi yazarken bile içinde çok fazla Arapça ve Farsça kelimeler vardı.
Yok Gaflet.
Yok Dalalet.
Yok bedhah.
Yok hıyanet.
Yok namüsait.
hiç osmanlıcılık gibi anlaşılmasın başka bir örnek:
karahanlı türkçesi diğer adıyla hakaniye türkçesi türkçenin yazılı eserlerde en güzel kullanıldığı dönemdir altın çağı denilir ama o dönemde yazılan eseri de latin harfine çevirsek bugünün telakkisine göre bozuk dersiniz, türkçe eziyet çekmiş dersiniz. -bilerek telakki dedim maalesef- anlayamadığınız türkçe kötü değildir. bir dilin konuşurlarının eski dönemlerde konuşulan dili bir dereceye kadar anlayamaması normaldir. bugünün anlayacağı türkçeyi biz yazacağız bizim yüzyılımız bu. dil hiçbir zaman olduğu şekliyle kalmaz kalırsa bir yere yazılmış ölmüş kalmış demektir, latince gibi mesela. yaşayan her şey değişir dil de canlıdır.
çoğu insan dil bilincini alıntı düşmanlığı zannediyor. halbuki dilin grameri sağlam kaldığı sürece değişime uğraması yabancı kelimelerin yerleşmesi normaldir. herkes kendi kullandığı kelime sayısını dert etmeli onu artırma derdine düşmeli. türkçede altı yüz bin kelime var türkçe yozlaşıyor dil elden gidiyor diyen insanlar yüz kelimeyle konuşuyor. komik geliyor bana açıkçası. koskoca Türkçe ulan bu 8. yüzyıldan yazılı eseri var sen otuz yıldır yaşıyorsun kendine bak bilge kağan daha güzel konuşuyordu senden. biz ölüp gideceğiz türkçe gerekirse en baştan başlar. sen en son hangi kitabı okudun onu düşün.
Bizim resm i hattın suubetindendir ki bir kimse elli sene mektebe devam eylese گل (gül, gel, kel, gol ) kelimatını karain i münasibe mizanına urmadıkça şudur diye kestiremez.
Alfabesi kur'an okumayı bilen her müslümanca okunabilecek bir dil. Kur'an okumayı bilen biri bir haftalık ders alsa gayet rahat okur, çoğu kelimeyi de anlar.
Birde o yıllarda halk çoğu kelimeye aşinaymış. Sadeleştirmeyle çoğu kelime hayatımızdan çıkmış, bu nedenle anlaşılamıyor bazı kelimeler günümüzde. Zor olduğu için deģil. En basitinden bundan 30 yıl önceki bir trt programında bile insanların kullandığı kelime çeşitliliği bize göre farklı.
Arap alfabesiyle yazılan türkçedir. Osmanlıcanın zor olduğu efsanesi tamamen hikayedir.
Osmanlı denen gaspçı aile yüzünden dilimizin mahvedilmesi sonucu ortaya çıkarttıkları türapça. Atalarım olan karamanoğlu beyliğinden devlet kurma hakkını gasp etmiş, yobazlıkları nedeniyle koskoca imparatorluğu batırmış geri kafalı ailenin başımıza sardığı dilimsi. Karamanoğlu Mehmet bey devlet kuracaktı ki Türk'ün gerçek gücünü dünyaya gösterecekti. Türk'ün gerçek atası Karamanoğullarıdır. Rum mu ne oldukları belli olmayan Osmanlı padişahları değil.
bir milletin var olabilmesi için kültür temelinin olması gerekir.
kültürü olmayan kültürüne sahip çıkmayan ve kültürünü korumayan-geliştirmeyen toplumlar yok olurlar , kültürü önemsemeyen toplumlarda yok sayılırlar .
dil kültürün en önemli öğesidir, dil- lisan-imla-yazım ile tarihe kazınırsınız ve yaşarsınız.
bugün antik mısır-yunan-çin -iran-pers-sümer (vb.) toplumlar (kavim -millet- kabile ne derseniz) dillerini yazıya geçirmek ve sanatları sayesinde hala varlar.
türkler sibirya gibi boz ve yoz topraklardan nasıl bugüne geldiler sanıyorsunuz türkçe ile. lena-yenisey ve yakut/saha'da medeniyet mi kurulacaktı sanıyorsunuz.
ön-proto ata yada gök türk ile kavim olmuş türkler diileri ile yaşadılar,ellerinden geldiği kadar taşa dillerini kazıdılar ve bugüne geldiler. 30 bin yıllık bir macera (ilkel) türkçe.
bakın hala ana hatlarını kaybetmemiş bir dile sahibiz.
urduca(hint),farsça-arapça -rumca baskısına rağmen dilimizin temel imlası hala yaşıyor.
osmanlıca türkçedir diyor mallar b utanmazlığın daniskası.
bir pir sultan,dadaloğlu osmanlıca mı konuşuyordu da biz bilmiyoruz.
osmanlıca bir ulusu bitirme dili idi , öyle ki (anadolu)selçuklu kendine rum demeyi yeğledi,türk'ü kendinden saymadı,kısa zamanda da yok olup gitti.
beyliklerde aynı kültürlerini birleştireceklerine klan-aile yapılanmasını tercih ettiler ,yuvarlanıp yok oldular.
osmanlıca bir ulusu bitirmeye çalışmanın ürünüdür.
ben artık tdk'yı izlemiyorum, ip kopmuş.
anadolu halkı diline sahip çıkar mı hiç sanmıyorum ,çünkü ulus olmayı değil ümmet olmayı tercih diyor en az yarısı..
Türkçenin, iğrenç ötesi bir saçma bir dönemidir. arapça, farsça, fransızca Türkçe bohçasıdır. Arapça sözcükler farsça üzerinden geçmiş saçma sapan bir çorba olmuş. Arap fars fransız Türk bir araya gelse okuyamayaz. Adama diyorum Türkçe arapça ile kirletilmiş. Adam diyor ki dünyada saf bir dil yok. Diyorum o zaman evin mutfağında mikroplar var. Dünyada steril mutfak yok. O zaman mutfağa mı sıçalım? Dil dilden etkilenir diyor. Osmanlıca bohçasının oluşması, dilin dilden etkilenmesiyle oluşabilecek bir şey değildir. Osmanlının sözde aydınlarının halt etmesidir tamamen yapay şekilde olmuştur. Bazıları da işi islam'a getiriyor. Ulan fransızca ve farsça ne ayak o zaman. Osmanlıca denen çöplük nereden bakarsan bak iğrençtir. Türk'e ve Türkçeye olan düşmanlığın yansımasıdır.
Dilde sadeleşme hareketleri sonucu anası karambole alınmış eski bir imparatorluk lisânı. Ülkemizdeki faşizmin susma zorunluluğundan değil, söyleme mecburiyetinden öte geldiğinin bir başka örneği.
manyağın önde gideni ıv. murat denilen deli oğlancı ağda yaptırırken çok severdi ağdalı osmanlıca konuşmayı.
osmanlı kurulduğunda baştan sona cahille doluydu, on yıllarca devam etti bu cahillik.
rönesans sonrası daha cahil kaldı ,ne bilim insanı ne bir icat ne bir sanayi-tarım atılımı.
osmanlıca denilen uydurma dilin kökeni selçuk sarayıdır ,türklükten kopmanın ilk aşamasıdır.
sarayda üç beş tane topingen şair yada yalaka kasideciden edebiyat ve dil çıkmaz..
mefaülün faülün mavtakülün ,koyun amk.
yemişim osmanlıca'yı.
Türkçe en güzel dillerden biridir, ana dilimizdir...
ülkemizde ki etnik dilleri de yaşatmalıyız.
Osmanlıca, aslında Osmanlı Türkçesi'dir. Uydurma, yapay bir dildir. Yazı sistemi olarak arap alfabesiyle yazılır. Üst tabaka olan saray eşrafının konuştuğu dil olarak bilinir.
Osmanlıca bir dil değil, edebi eserlerde ve resmi yazışmalarda kullanılmış osmanlı türkçesi yani türkçe arapça farsça karışımı olup Yazılması okunmasına göre daha zordur.