Namus, kişinin kendine ve başkalarına karşı sorumluluklarına sadakatidir. Hem kendine hem de topluma zarar vermekten sakınmak, başkalarının hakkına, bedenine, hayatına ve onuruna saygı göstermektir.
ya derin bir toplumsal eleştirinin ilk harfidir ya da görükle'de bir kafede otururken telefona damlayan çay damlasının esidir. tanımı yaptıktan sonra gelen o "başlığı açıp kaçan yazar" gizemi...
içi pipi ve kukuyla boşaltılmış kavram. Yalan söylememek, hırsızlık yapmamak, dolandırıcı olmamak falan, bunlar hep namus işi. Kimin kimle seviştiği geri kalmış toplumlarda o kadar büyük problem ki, geri kalan her şey sıradan ve sorun olmaktan çok uzak. Sevişemeyen herkes, sevişen herkese öyle düşman ki, namusuna dil uzatıyor. Yaptığının da bir namussuzluk türü olduğunu fark da etmiyor.