Sözlük sözlük üstüne olur ama sözlük Uludağ'ın üstüne olmaz" düsturunu çiğnemiş hain yazardır.
Diğer tarafta nick'inin yanına turuncu tik almış, “toplumun ahlaki çöküşü ve dijital flörtün sığlığı” üzerine makale tadında entry girer, buraya gelince de (bkz: kizlar cinsellikten bahsedenlere veriyorlarmis) efsanesine inanıp sol frame'de takla atarlar.
Orada "Sözlüğün entelektüel seviyesi yerlerde" diye başlık açıp buradaki sol frame kaosunda moderatörlere söverek deşarj olan bu yanar döner tipleme, bir gece ansızın format rehberiyle çarpılacaktır.
son zamanlarda sol framede dönen o garip, kendi kendine gelin güvey olan başlıkları gördükçe yüreğim kanıyor sözlük. Sözlüğümuzün güzide erkekleri odada yalnızlıktan ve saplıktan o kadar delirdi ki, kendini yapay zekayla kadına dönüştüren mi ararsınız, monitörün ya da telefonunun ışığında birbirine yürüyen mi? sözlüğün bekası ve eril enerjinin selameti için acil tavsiyelerim şunlar,lütfen not alın beyler:
1.monitörü kapatın: odadaki tek ışık kaynağı bilgisayar ekranı olunca halis görüyorsunuz beyler. o sekmeleri kapatın, gidin mutfakta babanızla karşılıklı sessizce çay için, özünüze dönün.
2.mesaj kutusunu temizleyin: birbirinize dm'den "entry'ni çok beğendim canim" yazmayı bırakın. bir yazarın diğerine samimiyet göstergesi sadece artı oy vermektir, gerisi tehlikeli sulardır.
3.film izleyin: Film mutlaka bir kadın ve erkek arasında geçsin. Konusu aşk ve ilişkiler olsun.
Bu son maddeydi. Kamu spotu bu kadardı yuzırlar. Hepinizi seviyoruz, sözlük sizlerle güzel.
Cok kolay bir yöntemi var,hemen anlatıyorum. "şüpheli şahsı banyoda nemli fayansın üzerine oturtuyorsunuz. eger oturduğu yerden kalkarken fayansla teması esnasında arkadan 'vup' diye bir vakum sesi geliyor ve fayans üzerinde kusursuz bir v harfi şeklinde buğu bırakıyorsa geçmiş olsun, test pozitif çıkmıştır. tamamen banyo hidroliği ile alakalı bilimsel bir durumdur, tartışmaya kapalıdır."
entry'lerini okumaktan her daim büyük keyif aldığım, sözlüğün en kaliteli kalemlerinden biri. kalbindeki o güzel enerjinin yazılarına da hayatına da yansımasını; son günlerdeki velvet ile kırgınlıklarının yerini bir an önce güzel bir barışa bırakmasını temenni ediyorum. iyi ki var."
dünyanın en sevimli canlısını en keyifli içecekle birleştiren canım koalam. entry’lerini okumak, okaliptüs ağacında ödüllü bir şarap yudumlamak gibi. koalam, iyi ki buralardasın.
Özellikle Son iki gündür sol frame'in kontrolsüz bırakılması ve platform düzenine hiçbir şekilde müdahale edilmemesi üzücü. Yöneticilerin sorumluluk alarak gerekli özeni göstermelerini rica ediyorum. Görmek istemediğimiz kalitesiz başlık ve entry'lere maruz kalmak kullanıcı deneyimini ciddi şekilde düşürüyor."
Ulan koskoca metafizik alemde cinsiyeti, bedeni bile olmayan varlığa hallendiniz ya, helal olsun size. Şeytan şu an cehennemin bir köşesinde oturmuş, "konu bana nerden geldi lan ben ne alaka?" diye ağlayarak felsefe yapıyordur.iblis sizin yüzünüzden istifasını vermiş "Kötülük vizyonumu fersah fersah aştılar, bunlar benden daha tehlikeli" diye. Yazıklar olsun size ulu yazarları, şeytana bile hallendiniz, utanın.
kesinlikle doğru tespittir ama burası normal bir aile değil sevgili yazarlar; her bayram miras yüzünden birbirine giren, eniştenin halaya küllük fırlattığı marjinal bir akraba toplulugudur. ortalıkta sinsi teyzeler gibi dolanıp her şeyi moderasyona yetiştiren yeni seçilmiş gammazlar ile her lafa "koştursun" diye giren vizyoner "biraderler" birbirinin adını başlıklara yazıp dururken, haliyle kimse kimsenin yazdığını beğenmiyor. herkes birbirini "kimin fakesisin?" diye suçlayıp arkasından kuyusunu kazıyor ama akşam olunca yine aynı sol frame'in etrafında toplanıyoruz. kısacası; herkesin birbirini çiğ çiğ yedigi ama kimsenin de evi terk edemediği kusursuz bir türk aile yapısı. getirin gammaz kardeşlerime benden bir çay; çok sevdiğim canım biraderlerim, siz de uzatın elinizi de öpeyim.
Günde ortalama 45 entry girerek dünyayı kurtarabileceğine inanan, sol frame’nin anasını ağlatmak pahasına bile olsa her tartışmaya milli mücadele ruhuyla katılan bir entelektüel fırtınadır.
sözlükte kendi halinde takılan, kimseye zerrece zararı dokunmayan, efendi ve son derece düzgün bir adamdır.
hakkında sağda solda dönen o "herkesle sorunlu, herkesi gammazlıyor" algısı tamamen bir illüzyondan ibaret. gerçek şu ki mağdur edebiyatının arkasına sığınıp sinsilik yapanların maskesini düşürdüğü, haksızlığa karşı eyvallahı olmadığı için hedef tahtasına oturtuluyor. kuyruk acısı olanları, canını yaktığı ikiyüzlüleri fena bağırttığı doğrudur. dik durduğu ve kimseye müdana etmediği için birilerinin tekerine çomak sokuyor haliyle. kalitesini ve çizgisini bozmaması gereken, sözlüğün az sayıda kalan harbi yazarlarındandır. Her zaman yanındayız birader.
cinsiyet fark etmeksizin önüne gelen her yazara saldıran, komplekslerini actığı gereksiz başlıklarla tatmin etmeye çalışan bir adet yazar bozuntusu
tai lung.
sabahtan beri sözlükte düzgün bir başlık bulamadığım yetmiyormuş gibi, bir de bu profilin seviyesizliğini okumak zorunda kaldım. her gün aynı ajitasyon, aynı nefret dili, aynı ilgi arsızlıgi.
sözlüğü nitelikli bir platformdan ziyade bir akıl hastanesi avlusuna çeviren tam olarak bu zihniyettir. buraya sadece kendi toksikliğini boşaltmaya geliyorsan, git bir duvara karşı konuş da insanların sabah neşesini bari baltalama. girdim, gördüm ve anında sözlükten çıkma isteği uyandırdı, tebrikler.
muhtemelen temmuz sıcağı, karpuz-peynir diyeti ve testosteronun zamansız ittifakından doğan durumdur. Bazı erkek yazarlar öyle bir evreye geldi ki, küresel ısınmanın kutup ayıları üzerindeki etkisi" konulu başlığı acsam, üçüncü entry'de olay bir şekilde "kutup aylarının çiftleşmesi" ne dönmüş olurdu. libidodan değil de sıcaktan beyin hücreleri eridiği için düz kontak yapıyorlar gibi geliyor bana. klimalı odaya alın abicim bunları, geçici bir durumdur umarım ve en kisa zamanda düzelirler.
Erkek, evreni fethedebilecegini sanan bir fatihtir; ta ki o kutsal cografyaya ayak basıp, nereye park edeceğini bilemeyen acemi bir şoför gibi panikleyene kadar. Diyeceklerim bu kadar.
En basit örnekle :"Koyunların uydurdugu kurallara uyup uslu uslu çimen yiyen iyi bir koyun olacagına, kendi dağında kendi kurallarıyla yaşayan vahşi bir keçi ol. "
Kötülüğe iyilikle cevap vermek sadece masallarda işe yarayan bir durumdur. Gerçek hayatta hak edene hak ettiği dili konuşmazsanız, sizin nezaketinizi zayıflık zannederler. insanları kendi anladıkları dilden eğitmek gerekir.
Net sidiklidir. Muhtemelen ev kapısının önunde anahtarı deliğe sokmaya çalışırken hayatı film şeridi gibi gözünün önunden geciyordur. Yanında gülümseyen birini görse cinnet geçirmesi an meselesidir.
Tığ tutmayı yeni ögrenip her ilmekte 'aşkım bence çok güzel olmuyor mu?' diye darlayan kız ısrarıdır. Oğlan süveteri giydiğinde sol kolu dizine kadar inmiş, yakası da bogazını sıkmaktan çocuğu morartmıştır ama sırf triko terörü esmesin diye 'ellerine sağlık aşkım, tam kışlık' demek zorundadır ki der de zaten."
Amacın ne kızım senin?
Sözlüğümüzün güzide erkeklerini Sessizliğinle içsel bir yolculuğa çıkartıp, aydınlatmak mı istiyorsun?
Bu erkeler ki tek elleriyle entry girebiliyorlar.sen kimsin? bu kadar aydınlanma bünyeye fazla, şimdi hemen yaz hadi, üzme beyleri.
makyaj olayını tamamen yanlış anlayıp olayı insaat sektörüne baglayanlar var aramızda. yüzüne iki kat astar, bir kat dolgu, üzerine de saten alçı çekip sokağa çıkıyorlar. hani adli tıp gelse, yüz tarama cihazı çalışsa "böyle bir insan kayıtlarda yok" uyarısı verir, o derece bir kayboluş, o derece bir tanınmaz hal. kimlikteki fotoğrafla gerçek arasındaki fark, emlakçının ilan kiralarken koyduğu havuzlu villa fotoğrafıyla gercekteki rutuubetli bodrum katı farkı gibi.
oysa asıl güzellik o katmanların altında boğulan cildin nefes alabilmesidir, temizliktir, doğallıktır. yüzünü yıkadığında lavabodan asağı bir başkası akıp gitmiyorsa, aynaya baktığında hala "kendini" görebiliyorsan olay bitmiştir. boya badana duvarı güzelleştirir, insanı değil. temiz bir ten ve içten bir gülüş, piyasadaki tüm kapatıcılardan daha güçlüdür, net.
Yalnız suca suruklenen cocuk, yanlış hayvana oynamışsın. Seni bu saatten sonra ispanya arenalarindaki o en öfkeli, en azgın boğa bile paklamaz. Hayvan seni o gözü dönmüş halinle görse, kırmızı pelerini falan unutup "Beni hemen acısızından sucuk yapın, kurtarın bu delinin elinden" diye kasaba sığınır.
Sana boğa falan hafif kalır; senin acilen bir beton mikseriyle falan çiftleşmen, o da yetmezse üzerine itfaiye hortumuyla soğuk su tutulması lazım. içindeki o nükleer reaktör kıvamındaki enerjiyi anca o nötrler.
Valla baslığı görür görmez gözlerim direkt bizim baş tellak true’yu aradı ama buralara henüz uğramamış.
yuzırlar adam zamanında "Karınızı banyoda yıkar mısınız?" diye başlık açıp platformda resmen aile danışmanlığı, romantizm ve hijyen devrimi yaratmıştı. Şimdi bu vizyonsuz, estetikten uzak, buram buram varoşluk kokan başlığı görse muhtemelen kahrından hamam tasını duvara fırlatır.
Etmeyin, eylemeyin.