--spoiler--
6x10 girişinde widmore'un adamları tarafından locke ekibinin termal kamera benzeri bi cihazla izlenirken, locke'a zum yapıldığı anda görüntü ve dahi alet bozuluyor. locke'un flocke olduğunu biliyoruz. kamera ya da dürbünün bozulması ise black smoke hakkında bilgi verebilir.
sayyid malum ölüyor, dogen'de yapılacak bir şey kalmadığını söylüyor. fakat devamında bir vesile ile sayyid yeniden diriliyor. ancak dogen yaptığı araştırmaların neticesinde sayyid'in ruhunu teslim ettiğini düşünüyor. bunun kanıtını sayyid ortaya koyuyor;
sayyid: i don't feel anything. anger, happiness, pain.
--spoiler--
Bugun yayinlanacak desmond merkezli happily ever after bolumu kesinlikle bu sezonun en cok izlenen bolumu olacaktir. Aha da buraya yaziyorum. Hatta bu sezon yayinlanan hicbir bolumu boyle sabirsizlikla beklememistim. Desmond cok ozledik be abi. Brotha deyisine kurban. Oyle ki simdiden 'alemin krali geliyor, geliyoor, geliyooor!!' diye naralar atmaya basladim bile.
--spoiler--
Richard Albert bölümünden sonra 10. bölüm daha vasat bir bölüm oldu. 10.bölümde deginilcek bir kaç nokta vardı. Bunlardan biri Black Smoke'un savaş başladı demesi digeri ise Desmond'ın Widmore tarafından zorla adaya getirilmesiydi. Widmore'un Desmond'la ilgili planları oldugunu tahmin ediyorum. Onun haricinde pek bişey olmadı. Jin imzalı bir harita olduguda ortaya çıktı onunda sırrını gelecek bölümlerde izleyecegiz sanırım.
--spoiler--
Öncelikle 6x10'da karşımıza çıkan brada'nın da ortaya çıkması gösterdiki adadaki lostie kadromuz tamamlanmış oldu. Penny ablamızın Flash Forward'da başka kozmik olaylara karıştığını düşünürsek brada için en doğru tercih bu olsa gerek.
Son gelişmeler her ne kadar tanrı-jacop-şeytan(flocke) üçlemesinin dizinin dinsel temelara kaydığını gösterse de, kanımca senaristler olayı mutlaka bilimsel temellere bağlayacaktır. Zaten dizinin güzelliği de aslında bilimsel açıklamaları olabilir olayların aynı zamanda mistik olarak da ifade edilebilmesi olmadı mı yemeğe katılan bir tutam tuz gibi?
Adada olaylar karmaşık şekilde devam ederken, paralel evrende bir toplanma gözleniyor. Locke'un Jack'in yanına hastaneye gidecek olması(eninde sonunda), Claire'in hamile olduğu için hastaneye gidecek olması ve son olarak da JiNSUŞi'nin biricik eşi Sun'ın vurulması bence Lostielerimizin hastanede bu şekilde birbirleri ile karşılaşacagını gösteriyor.
Gelelim fiziksel tespitlerimize;
Richard nolur saçını bi daha uzatma. Martin Keamy'nin gülüşüne ne demeli, bu kadar samimiyetten uzak bu kadar iğrenç olmayı gülerek başardığı için alkışlar ona. Jack'e ne demeli peki? O yağız genç delikanlı doktor, tez yazan çökmüş 40 yaş üstü öğrencilere benzemiş Sawyer hala zamana meydan okurken. Gamsız olucan demek ki bu dünyada. Claire gelince, nolur biri şu kızın yüzünü yıkasın artık yemin ediyorum herşey başka olur yıkar ortalığı.
Son olarak, Juliet sana 10 Jacop kurban olsaydı da ölmeseydin.
öncelikle juliet'imiz canımız ciğerimizi öldürürerek bela okutarak başlamıştır 6.sezona. bari hemen öldürseydiniz ses etmeseydi ceyms diye biz de aşkımızı kalbimize gömeydik yoksa yaşıyor mu lan diye heyecan yapıp sonrasında piç gibi ortada kalamsaydık. ama bela okuma işlemi devam ederken birden karşımıza 2 sezondur ha geri geldi ha gelecek diye beklediğimiz taşlığının yanı sıra maybaaaaeeeyyybiiii repliğiyle de akıllarda yer eden claire'in dönüşüyle bi nebze olsun hatasını telafi etmiş, yakın zamanda taş kontenjanının bir diğer üyesi olan shannon'ın da geri gelebileceğinin sinyallerini astım ilacını göstererek vermiştir.
orospu ama bi o kadar da taş kontenjanının kıdemli üyesi kate'in paralel evren macerasının anlatıldığı bölümde claire'in çantasında gördüğü hamile fotolarını ve oyuncak balinayı görüp ben nettim diye düşünerek eliyle koymuş gibi claire'i bulması saçmalığından sonra, acaba aaron'ı evlatlık vereceği ailenin kaçan kocasının da adayla bi alakası çıkar mı diye beklettiyse de bunu en azından şimdilik boşa çıkarmış, adısgillerden ethan'ı daktır diye karşımıza çıkarmıştır.
6.bölümde samuray abinin sayid'e dramatik hayat hikayesini anlattığı sahne sonrası sayid'in anlattıklarına üzülmüş halini zaten kendisine yakıştıramamıştık, sonrasında samurayın ''gidicek misin kalıcak mısın'' sorusuna ''kalıcam'' derken ulan yoksa samurayla bir mi olucak diye de düşündüydük yine yakıştıramadıydık. ama adamın üstünde uçup da ol tugedır gölete atlamaları ve samuray abiyi boğmasını hiç beklemiyorduk be hocam. ki kendisi 6.sezonun ilk 6 bölümü içindeki en iyi sahneydi. tabi sonra ''nabıyon sen la'' diye içeri giren çevirmen elemanın hırtlağını kesmesi sahneyi daha da güzelleştirdi. hele o pis pis gülüşü yok mu.
jacklen hurley fenerdeyken ''burda bi sürü isim var'' dediğinde jack, hurley niye ''benimki var mı acaba'' diye olaya atlamadı niye o kadar cool yaklaştı olaya onu da anlamadık.
büyük çoğunluğun ısrarla cevapların açıklanmadığını söylediği dizi. halbuki her bölümde bir sürü şey açıklanıyor, tabi izleyenler herşeyin bir anda açıklanmasını istediği için ya da ayı, köpek, heykel, jacob gibi klasik sorulara takıldığı için verilen küçük cevapları tatminsiz bulduğu ve hiçbirşey açıklanmıyor bu ne ya dediği dizi.
kötü insanlar gerçekten içlerinde kötülükle mi doğarlar yoksa yaşadıkları hayat mı onları kötü olmaya iter? bütün dizinin sonunda çıkarılacak ders*. yeni hayatlarında tekrardan önlerine seçim şansı geliyor hepsinin. 3-4 tanesini gördük bunların. kimi kötülük yapıyor tekrardan, kimisi de önceden yaptığını yapmayarak siyah giyen adamın tezini çürütüyor. yeni hayatında da kötülük yapanlar john locke* etrafında toplanmaya başladı. yeni hayatında geçmişte yaptıklarını yapmayanlar jacob'un etrafında toplanıyor. bu iki ada sakini grup arasında iyilik ve kötülüğün savaşıyla son bulacak bu uzun serüven. tabiki
(bkz: iyiler mutlaka kazanır)*
6.sezonda 5 sezonluk gizemi inançlara bağlamıştır senaristler. başka türlü de açıklayamazlardı o kadar bilinmeyeni zaten. jacob(tanrı), siyah giyen adam(şeytan) ve richard alpert(peygamber).
--spoiler-- jacob-Beni öldürmek için seni yollayan adam,tüm insanların bozuk olduğunu düşünüyor.Ona göre, günah işlemek doğalarında var. insanları buraya, onu yanıltmak için getiriyorum.Buraya geldiklerinde, geçmişlerinin bir önemi kalmıyor. richard-Benim gemimden önce, başkaları da mı geldi?
j- Evet, bir sürü.
r- Ne oldu onlara?
j- Hepsi öldü
r- Madem onlara buraya getirdin,
neden yardım etmedin?
j- Çünkü kendilerine yardım etmelerini istedim. Ben onlara söylemeden,doğru ve yanlışı ayırabilsinler istedim. Onları bir şey yapmaya zorlasam,anlamı kalmaz. Neden karışayım ki?
r- Sen karışmazsan, o karışır.
j- iş ister misin?
r- Ne? iş mi? Ne yapacağım?
j- Kısacası..eğer ben karışmak istemiyorsam, belki yerime sen yapabilirsin. Temsilcim olabilirsin. Adaya getirdiğim kişilerle aramdaki aracı olursun.
--spoiler--
jacob insanların hayatının bir noktasında girmişti, hatta kara dumana göre onların tercihlerinde yönlendirme yapmıştı. jacob öldü, yerine kim geçecek kimin zaman mekan kavramı yok düşünelim:
akla ilk gelen isim walt, sudan çıkmış haliyle adada biranda beliriveriyordu.
ama s6e11 promoları izledikten sonra iyice emin oldum ki varis bizim bro desmond dan başkası değil. zamanında koşu yaparken jackle konuşması, see you in another life replikleri ve bu promolarda geçen konuşmalarda olduğu gibi hamile claire e bebeğin erkek demesi, wildmore un mecburiyetten onu adaya getirmiş hali bunu epey netleştiriyor.
ek bir varsayım olarak, şu karadumanın geçemediği elektirik direklerinin büyüğü adanın etrafında mı var ve bunu jin bilmediği bir zamanda mı çizdi? ve de desmond sayıları 4 8 15 16 23 42 girerek bu sistemi aktif tutarak kara dumanın adadan gitmesini mi engelliyordu?
--spoiler--
6x10 favori karakterim sun olduğu için altıncı sezonda en büyük zevkle izlediğim bölüm olmuştur.
ama efendim, nerde o eski bölümler, others'ın denizin üstünde, walt'u almaya geldiğini söylediği sahne, charlie 'nin alalacele eline no penny's boat yazıp boğulmadan önce elini desmond'a gösterdiği, alex' in vurulduğu, jin içindeyken geminin patladığı sahne, hepsinin heyecanla izlediğimiz flashbackleri ve şuan sayamadığım heyecandan ölerek izlediğimiz bölümler...
o tad var mı şimdi, çok özledim eski lost'u sözlük. hepsini unutsak bunu unutur muyuz:
öyle dizidir ki: john locke'ın tema müziğini duyduğumda onun ilk bölümlerini izlediğim günleri aklıma getirir, o anki duygular... o an ki üzüntüler ve daha bi çok şey. bu en ufak bir örnek, lost yaşamdan bir parçadır bazıları için, bazıları için yaşamın ta kendisi olmuştur artık.
10.bölümüyle birlikte sonunda desmond'ı gördüğümüz dizidir. ölüler dirildi, kayıplar meydana çıktı, desmond eksikti sonunda o da döndü. (bkz: see you another life brother)