Finali gerçekten dizimax tarafından abc ile aynı anda yayınlanıp yayınlanamayacağını henüz çözemediğim dizi. bizim saatimizle sabah 5, normalde bilinen amerika saatiyle akşam 21:00'e denk geliyor ama abc sitesinde yayının 19:00'da başladığı yazıyor. Ya saat dilimlerinde bir değişiklik oldu, ya ben konuyu yanlış yorumluyorum, ya da dizimax bizi ayakta yiyiyor.
edit : cevap yazan arkadaşlara teşekkür ama şöyle bir durum var: abd ile aramızda 8 saat var bildiğim kadarıyla. abc'nin yayını oranın saatiyle 19:00'da başlıyor ki bizim buranın saatiyle sabah 3'e denk geliyor. yani dizimax'ın yayını aynı anda değil 2 saat sonra başlıyor. sonuç : dizimax bizi yiyor gibi geldi bana yoksa şüphen mi var..
bitmesini istemediğimiz şeylerden.
--spoiler--
jack su istesin. kate kime vereceğine karar veremesin. adadaki herkes birbirinden bir şeyler saklasın. claire istediği kadar buzdolabı olsun. herkes adada, ormanlarda koştursun. geçmişte sinirlendirdikleri her şeyi yapsınlar. valla kızmıycam bi daha. bitmesin lan.
--spoiler--
Sahura kalkarmış gibi kalkılıp son görevimizi yerine getirerek son kez previously on Lost diyeceğiz.
"niyet ettim niyet eyledim Lost'un finalini izlemeye"
üzülerek de olsa veda için geri sayımın başladığı efsane dizidir. hayatım boyunca hiç bir diziye bu kadar bağlanmamıştım be sözlük. prison break'i bile sevmedim lost kadar. tam flashforward la belki dedim ama o da yayından kaldırılacakmış. sonradan yetişip 4 senemi verdiğim, seyrederken zaman kavramımı yitirdiğim, sayesinde uçak yolculuklarından tırsar olduğum sevgili dizim 'the end' diyor. giiiittt kendini çok sevdirmeden demek için çok geç artık, sevdim bir kere...
bir defter daha kapanıyor. hoşça kal jack, sawyer, kate, hugo, sayid, locke, desmond and the others...
6 yıllık macera... kim ne derse desin televizyon tarihinin sayılı dizilerinden bir tanesi. yerine bir çok dizi gelicek, lost'un yerini tutmaya çalışacak, ama ne olursa olsun bir çok kişi için lost'un yeri hiç değişmiyecek.
her hafta çarşamba sabahı lost'un son bölümünün %100'a varışının kalbimizde bıraktığı etki lost'un adını her duyduğumuzda kalbimizde beliricek. televizyonda bitişiyle oluşan boşluk dolacak ama tüm dünyanın kalbindeki oluşturduğu yeri hiç bir şey doldurmayacak. çarşamba sabahları torrent sitelerini aşındırışlarımızı özleyeceğiz, pınar batum'a her bölüm sonu iltifatlarımız. ve lost'u çeviren kişilerin adını her gördüğümüzde hatırlayacağız o ismi... ve içimizden bi ses belirecek hani bi lost vardı yaa noldu ona.
kimimizin izlediği ilk dizi oldu, kimimiz izlediği ilk kaliteli dizi oldu ama herkes için bi ilki oldu. belki hiç kimse bi dizinin bir sonraki bölümünü biraz erken izleyebilmek için sabahlara kadar torrent sitelerinde beklemedi ama lost için herkes en az bir kere bekledi. dedim ya bu dizi herkes için birşeyler ifade ediyor.
bazımız bir divx sitesinde duydu adını ilk kez, bazımız televizyonda duydu, bazımız internet ortamında deliler gibi bu dizi hakkında konuşan insanlar aracılığıyla duydu, bazımız arkadaşları izliyor diye izlemeye başladı. herkes bir şekilde başladı bu işe işte. ama hiç kimse unutmadı nasıl başladığını. ve bende unutmuyorum, turbanlik koyun'nun okul merdivenlerinden koşarak gorkeminetor şu lost denilen diziye başlayalım deyişini.
not:Şimdi farkettimde bu ilginç yazıyı yazdım ama yarın sabah diziyi izlediğimde de böyle düşünecek miyim acaba. j.j abrams umarım düzgün bi final olmuştur yoksa bu temiz duygularımı kirleticeksin.*
final bölümü olması sebebi ile internete düştüğü saliseden itibaren paylaşımının kapış kapış olacağı,ingilizceyi çok kestiremeyenler için Pınar Batum'a acayip sorumluluk düşeceği fikrindeyim. Bir de taa en baştan izlemek lazım diye düşünüyorum. belki 6 yıldır izlemiyorum ama 4 yılda hatırı sayılır bir süre bence. ayrıca babam olayı uzaylılara bağlayacaklar galiba diyerek beni benden almıştır.
abc'de 23 Mayıs 2010 saat 19:00'da genel özet verilecek ve saat 21:00'de son bölümü gösterilecek dizi.
not: eğer dizi berbat bir son ile biterse 3.dünya savaşı çıkabilir, benden söylemesi... çok üzülüyorum, bitiyor lan.
çok üzgünüm be sözlük.. son 4 senemi haftada bir bölüm izleyerek ve lost her aklıma geldiğinde onu merak ederek geçirdim. ilk zamanlar perşembeydi sonra çarşamba sabahları oldu download barını yaladığım zamanlar. torrent kullanmayı bile sırf merakımı tek başıma giderebileyim diye öğrendim. gün geldi yedi ay bekledim. gittigidiyordan swan station fail safe key aldım 40 lira verip, herkes taşak geçti. gün geldi bilgisayarım bozuldu internet kafelerde izledim, daha iyi duyabilmek için anırarak counter strike oynayan çocukları susturdum. arkadaşın bıçağını locke'a özenip kapıya attım ama o saplanmak yerine yamuldu, küfür yedim. pınar batum'a facebook'tan övgü dolu mesajlar attım. jivago'ya dördüncü sezonda deli gibi sövdüm. lost'un dört atlısı'na şarap ve et verdim...
ve şimdi bitiyorsun, gelin olmuş gidiyorsun bir nevi. çok üzgünüm be sözlük..