--spoiler--
türkçe, arapça, ingilizce, farsça ve bilimum resmi dillerin oluşturduğu dil olması muhtemel olmayan şeydir.
--spoiler--
yukarıda belirtilen dillerin, kah cümle yapılarını, kah, kelime vurgularını, aynı cümle içerisinde arapça vurguyla türkçe kelime söylemekle ya da aynı cümle içerisinde türkçe yüklem, farsça özne ve arapça nesneyle bir şeyler anlatmaya çabalamakla konuşulan yöresel ağız olabilir.
deniyor ki kemalistler türkçe konuş diyerek kürt halkına baskı uyguladı.
ne zaman yaptı bunu?
kimi diyor ki, şeyh said ayaklanmasından sonra.
breh... breh... breh...
isyan 1925 yılında oldu.
vatandaş türkçe konuş kampanyası ise 1933 yılında.
demek ankara, sekiz yıl ne yapacağını düşündü!
ardından bulgaristandaki türk mezarları tahrip edilince, bu kampanya ülke genelinde yaygınlaştı. mitingler yapıldı. hatta bazı göstericiler azınlık mezarlarını tahrip etmek isteyince güvenlik güçlerince zorla durduruldu.
bu olayın ne ilgisi vardı; kürtçe konuşmayla!
ayrıca...
vatandaş türkçe konuş kampanyası iktidarın halka değil; sokağın iktidara dayattığı bir sonuçtur.
tvlerde dile getirilen bu tür gayriciddi iddiaların bir amacı var: kürtlerin resmi tarih tezini oluşturmak.
insanlar yıllardır türk resmi tarih tezini yazıp çiziyor; bir de şimdi karşılarına kürt resmi tarih tezi çıktı; iyi mi?
cemşid bender*, anadoludaki tüm kültürel varlıkların hepsinin kürt kökenli olduğunu iddia eder. çok da kitap yazdı bu konuda.
örneğin, türk sofrası diye bir mutfağın bulunmadığını, buradaki tüm yemeklerin kürt yemekleri olduğunu söyler.
özellikle yoğurt konusuna çok takıntılıydı bu kişi. kaşgarlı mahmudun divan-ı lügatüt türk ve yusuf has hacibin kutadgu bilig adlı eserlerinde bugünkü anlamında yoğurt kelimesinin kullanıldığını söyleseler de, karşı dururdu.
nur içinde yatsın; iyi adamdı; bu toprakların aydınıydı.
victor hugoun bir sözü vardır:
iyi olmak kolaydır, zor olan adil olmaktır.
kendisiyle ilgili çok merak ettiğim bir şey olan şey. * şimdi bu adamlar kürtçeyi yazarken latin alfabesini kullanıyorlar ya peki okurken nasıl okuyorlar. türkçede okunduğu gibi mi yoksa farklı okunuşlar da var mı? sözlüğün hevalleri size bir mesaj kadar yakınım.
özellikle toplu taşım araçlarında bu dili bangır bangır konuşanların sürekli araya türkçe kelimeler serpiştirdiğini gözlemliyorum. bu da bana kürtçenin en azından yetersiz bir dil olduğu izlenimini veriyor. ama ben türkçe konuşurken araya ingilizce, fransızca ya da kürtçe* kelimeler koymuyorum. çünkü, türkçe zengin bir dil olduğundan buna gerek duymuyorum.
dünya da en az konuşulan dil. afrika ilkel kabile dilleri bile, afrika kökenli amerikalı ve dünyanın diğer yerlerinde yaşayan siyahların kuşaklar öncesi ana dilleri olduğu düşünüldüğünde, dünya da dil olduğu bile tartışlacak farsça, arapça ve türkçeden modifiye edilerek oluşturulan 300 ana kelimeden oluşan yapay dil.
kürt kökenli arkadaşlarımızın konuştuğu dildir. alevi kökenli arkadaşlarım gibi kendilerinin yetiştirilmelerinde hiç algılanamayan içe kapanık ve kindar düşünen ve sürekli ezik, ezilmiş ve sanki bir güç verilmişte kin kusuyormuş havasına bürünen vatandaşlarımıza bunda bir dış güç tetiklemesi yokmudur. demek istiyorum. ben kürt kökenli çok zengin ya da öğretmen. veteriner, hakim, doktor, bu ülkenin temaalarına saygı gösteren nikah memuru, esnaf, minibüs şöförü, maksat dünya da ekmek parası kazanmak ve rahat yaşamak değilmidir. bulunmuş bir demokrosiyi niye boyle hunharca geri tepmek istersiniz. ayrıldığınız da boyunduruklu bir yaşam süreceğinizi bilmiyormusunuz? siz hiç bir şeyin boyunduruğu altında değilsiniz. yapmanız gereken ülke bölmek yerine bu siyasetteki kürt kökenli vatandaşlarımızı temsil ediyor diye gelmiş olan insanlara, doğuya gerçek bir hizmet götürmek için çaba sarfetmeleri desteklemeleri gerek. her ülkede olduğu gibi dış güçlerden desteklenen gruplara meyil verdiğiniz için bu başlıkta böyle bir konuşma yapma gereği hissettim. sağlıcakla kalın kardeşlerim. önemli olan ortak payda da buluşmak. bende gürcü kokenliyim ama hiç aklımın kıyısından geçmedi. sizleri buldular kardeşlerim. sanki yok sayılmışsınız gibi davranıyorlar. ne olduysa 1958 den sonra oldu.
kürtlerin dilidir.ana sütleri gibi helaldir.yüz yıldır bu coğrafyada yok olup gitmesi için uygulanan asimilasyon politikalarına karşı kendisini yaşatmak ve varlığını sürdürmek için büyük mücadele verilen dildir.varlığını sürdürecek ve o muhteşem ezgileriyle daha çok şarkı,türkü,stran dinlenecektir.
Lord Curzon isimli zamanın godomanlarından birinin lozan barış konferanslarından birinde (1923 tarihli) "ben onlara bir alfabe verdiğim gün görürsünüz" demiş.
Şimdi internetten az buçuk bakıyorum, kaynak yok. eh bi de vikiye bakalım dedim. sonuç ilginç.
Kürt alfabesi, Kürtçe dilinin yazılması için kullanılan yazı sistemidir. Günümüzde çoğunlukla kullanılan üç sistem vardır. Türkiye'deki Kürtler tarafından kullanılan şekli "1932" yılında, Celadet Ali Bedirhan tarafından Türk latin alfabesinden uyarlanmıştır. Bu alfabeye Kurmancî, Hawar ya da Bedirxan alfabesi de denir.
tarihlere dikkat edin. gerisi sizin yorumunuza kalmış.
turkce gibi ordan burdan eklemelerle, turk dil kurumu gibi kurumlarin icad ettigi kelimeler konularak sonradan olusturulmamis bir dildir. sadece kendine has 100 bine yakin sozcugu vardir. bunu bunca isgale ve devletsizlige parcalanmisliga, yasaklamaya ragmen korumus olmasi takdire sayandir. bugun konusulan turkce ve osmanlica nin sadece yuzde 10 u gercek turkcedir. ve turkce arapca basta olmak uzere, farsca, kurtce, fransizca vs. kompozisyonundan baska bisey degildir. aksini soyleyen ispatlasin. kurtce ise bazilarinin sacmaladiginin aksine bilakis son derece komplike bir gramer yapisi ve sistematige sahiptir. burda herseyi ispatli konusuyoruz. dileyen vikipedia ya bakabilir. ama lanet bir irkci iseniz onu bilemem. ama bildigim tek sey irkciligin sadece kan getirdigidir ve kimse kazanmamistir. ornek almanlar ves. divani lugatitturkte ki haritaya bakin ordada kurdistan bolgesi vardir. simdi siz kasgsarli mahmut u da batinin casusu diye yaftalarsiniz. gercekten turkiyedeki irkcilik kadar vahsi bir irkcilik gorulmemistir. edip yuksel birkac ornekle acikliyor. (bkz: http://www. youtube. com/watch?v=uk7Lm8e5qMg&feature=related)
konya'da otobüslerde bağırarak bu dili konuşanı sık sık görebilirsiniz. zira artık aklıma kısık sesle konuşulamayan bir dil olduğu gelmektedir. çünkü her zaman aynı yükseklik eşiğinde konuşuluyor.
ayrıca tam olarak dil demek imkansızdır. başlangıç olarak edebiyat ve bilimum bilim dallarında eser verebilmek için yeterli sözcüğü yoktur. 15000 civarı sözcük varken, bunların neredeyse tamamına yakını farsça, arapça, türkçe, rumca ve ermenice'den alınmıştır.