Bir olay karşısında verdiği tepki, o olayın kötü bir olay olmasından dolayı değil, kendisini kötü hissettirmesinden dolayıdır. Mesela eve giren kedi bir kadını çileden çıkartırken gerçek bir risk meydana getiren durumu sanki hiç yaşanmamış gibi görmezden gelebilirler.
Anne olmayan yada olmayacak kadın saygıyı haketmiyor mu? Her başlıkta kadınları yerden yere vuruyorsunuz, kırk yılda bir savunacaksınız onu da beceremiyorsunuz.
Erkek cinsini tamamlayan parça değil de, erkek mekanizmasını işlevsel hale getiren güçtür kadın.
Ne işlevsiz mekanizmanın, ne de işletecek mekanizması olmayan gücün tek başına bir anlamı yoktur.
Bir mekanizmayı inceleyip çözebilirsiniz fakat ona işlev kazandıran gücü çözemez, anlayamazsınız.
"Yetişkin bir kadının cinsel hayatı, psikoloji bilimi için 'karanlık bir kıta'dır" diyen freud, kuşkusuz kadının cinsel hayatını dile getirmişse de, cinsel hayatın kişilik üzerindeki önemine işaret ederek, bu 'güc'ü anlamanın çok zor olduğuna dikkat çekmiştir.
kadın olmak gerçekten zor bu topraklarda...
bugün GATA daki bir bir tip,
yarın her en karşına çıkabilecek bir şiddet,
sokakta ve işte kendini koru,
aman yanlış anlaşılır mıyım yoksa endişesi,
başıma birşey gelir mi endişesi...
sürekli korunma halinde olmak yorucu....
maalesef bu ülke de sürekli korunma halinde olmak zorunda kadın...
karşı cins ile ile ilgili düşüncelerimi her zaman kendime saklamışımdır ve çoğu kez olumsuz olan bu düşüncelerin davranışlarımı etkilemesine izin vermem çünkü insan olmanın getirdiklerini, deneyimlerimizden ötürü karşı cinse mal ettiğimizi düşünüyorum.
ama bir gerçek var. gerçek nedir? benim söylediğimdir ve benim gibi düşünen diğer herkesin söyledikleridir.
kadınlar güç konusunda daha acımasızdır. ilişkilerde her zaman doğal gelişen bir baskın olma durumu var ve bu doğal gelişen durum kadının lehine ise erkek artık köpektir. aslında erkek ve özellikle kadın üzerine söylenecek her şey daha önce söylenmiş ama insan işte, gereksiz uzatıyor.
kısacası, kadının merhametine kalma
Madem hakikat budur. Ve madem her güzel, güzelliğini sever ve elinden geldiği kadar muhafaza etmek ister ve bozulmasını istemez. Ve madem güzellik bir nimettir. Nimete şükredilse manen ziyadeleşir. Şükredilmezse değişir, çirkinleşir.
Elbette aklı varsa, hüsün ve cemalini günahları kazanmak ve kazandırmak ve çirkin ve zehirli yapmak ve o nimeti küfran ile medar-ı azab bir surete çevirmekten bütün kuvvetiyle kaçacak.Ve o fâni, beş-on senelik cemali bâkileştirmek için, meşru' bir tarzda istimal ile, o nimete şükredecek. Yoksa ihtiyarlıkta uzun zaman istiskale maruz kalıp, me'yusane ağlayacak.
Eğer terbiye-i islâmiye dairesinde, âdâb-ı Kur'aniye zînetiyle o cemal güzelleştirilse; o fâni hüsün, manen bâki kalacağı ve Cennet'te hurilerin cemalinden daha şirin ve daha parlak bir tarzda kendine verileceği hadîste kat'iyyetle sabittir. Eğer o güzelin zerre mikdar aklı varsa, bu güzel ve parlak ve ebedî neticeyi elinden kaçırmayacak...
Risale-i Nur / iman ve Küfür Müvazeneleri / 214.Sayfa
günümüzdeki kadın modelleri parayla satın alınan ucuz tiplerdir. eski nesil kadınlara bakıyorum 70.yaşına gelmiş teyze bahçede çalıyor, yeni nesil kadınlar sabah aksam kaşarlık peşinde. ondan dolayı erkekler evlenmiyor işte.
her biri içgüdüsel olarak erkek düşmanıdırlar. neden diye sordunuz mu? elbette soracaksınız. hay hay, hemen cevaplayayım. siz kendinizden daha güçlü, daha kaliteli birini etrafınızda ister miydiniz?
feminizm ideolojisi tamamen bu olaya dayanmaktadır. amaçları eşitlik sağlamak değil, kadınların egemen olduğu bir toplum inşa etmek. bir erkek karşısında ellerinden hiç birşey gelmediği için, ellerinde bulunan tek silah olan 'cinsel organlarını' ortaya atıp erkeğin cinsel zaafını kabartıp, tüm enerjisini yerlebir etmektedir.
maalesef bu zaaflardan sonra, erkeklerin tüm karizması, var olan süper güçleri tamamen kadınlar tarafından emilmiştir. şuan farkettiyseniz, kadınların egemen olduğu bir toplumda 2.sınıf cinsiyeti sıfatında yaşam sürdürüyor erkekler. kadınları suçlamıyorum, çünkü bunların tek sorumlusu, tek derdi 250 gram s*kmek olan am müptelası erkekler, ve gördüğü her karıyı tecavüz edip geberten erkekler yüzündendir.
kadınları insanların kadınların kendileri de dahil olmak üzere maalesef büyük çoğunluğu güzellik çirkinlik etrafında sınıflandırırlar.
fakat su götürmez biçimde iki kadın modeli vardır. yapan kadınlar, bir de yıkan kadınlar.
yapanlar önce kendilerini gerçekleştirirler, sonra sürekli dünya için bir şeyler yaparlar. her dokundukları bir sanat eseri haline gelir: bir ev, bir evlat, bir erkek, bir şirket, belki bir devlet...
sanki tanrının güzel hayatları şekillendirmek için vekaleten görevlendirdiği üstün insanlardır, meleklerdir, belki de azizeler. evrendeki tüm estetik unsurlar direkt endirekt onlarìn tedrisatindan geçmistir.
bir de yıkanlar vardır. yalnızca, koşulsuzca ve ölçüsüzce yıkanlar. önce sahip olmak için yıkarlar, sonra kaybetmek için kazandıklarını yıkarlar, yıkacak hiçbir şey bulamazlarsa kendilerini de yıkarlar. ömürleri bu döngü içinde sıradanlıkla geçer. yıkmaya enerjileri kalmayıp yeterince insanı ve hayatı mahvettiklerinde aile falan kurarak kendilerini gerçekleştirmeyi bir ihtimal denerler. sonra da yıkım eylemlerine toplumda daha pasif eylemlerle devam ederler falan...
şimdi bu nispette biz güzel ile çirkine karar kılmışsak, sen de iyiyle kötüye karar kılmışsın diyebilirsiniz.
aslında bu iki grup yaptıkları hiçbir şeyi iyilik veya kötülük ekseninde yapmaz.
yapan kadınların içinden de gerçek iblisler hatta şeytanlar çıkabilirken, hatta yüreklerindeki irinlere rağmen çok büyük işler başarıp kaderleri değiştirebilirken ve oldukları insanı da onları gölgelememek için rahatlıkla gizleyebilir ve gücünü böyle anlamlandırırken, yıkanlar yalnızca çocuk ruhlarından da yapıyor olabilir. istemeden sürekli başarısız olanlar, hayata karışamayanlar, kendini beğenemeyenler, kendini sevemeyenler... ve maalesef kendine saldıramayacağı için başkasına saldıranlar.
tam tersleri olabilir, varyasyonları olabilir, kafası karışıklar, araftakiler ve deliler de.
fakat bu durum sanki yalnızca kadınlarda olan iki yaradılışın zıtlaşmasıdır.
zaten tam da bu yüzden konu iyilik ve kötülükte basitleşemeyecek kadar önemlidir.
işte tam da bu yüzden dünyanın bütün iyiliği bazen direkt, bazen de kelebek etkisi dolaylılığında kadınlara bağlıdır.