kadınları insanların kadınların kendileri de dahil olmak üzere maalesef büyük çoğunluğu güzellik çirkinlik etrafında sınıflandırırlar.
fakat su götürmez biçimde iki kadın modeli vardır. yapan kadınlar, bir de yıkan kadınlar.
yapanlar önce kendilerini gerçekleştirirler, sonra sürekli dünya için bir şeyler yaparlar. her dokundukları bir sanat eseri haline gelir: bir ev, bir evlat, bir erkek, bir şirket, belki bir devlet...
sanki tanrının güzel hayatları şekillendirmek için vekaleten görevlendirdiği üstün insanlardır, meleklerdir, belki de azizeler. evrendeki tüm estetik unsurlar direkt endirekt onlarìn tedrisatindan geçmistir.
bir de yıkanlar vardır. yalnızca, koşulsuzca ve ölçüsüzce yıkanlar. önce sahip olmak için yıkarlar, sonra kaybetmek için kazandıklarını yıkarlar, yıkacak hiçbir şey bulamazlarsa kendilerini de yıkarlar. ömürleri bu döngü içinde sıradanlıkla geçer. yıkmaya enerjileri kalmayıp yeterince insanı ve hayatı mahvettiklerinde aile falan kurarak kendilerini gerçekleştirmeyi bir ihtimal denerler. sonra da yıkım eylemlerine toplumda daha pasif eylemlerle devam ederler falan...
şimdi bu nispette biz güzel ile çirkine karar kılmışsak, sen de iyiyle kötüye karar kılmışsın diyebilirsiniz.
aslında bu iki grup yaptıkları hiçbir şeyi iyilik veya kötülük ekseninde yapmaz.
yapan kadınların içinden de gerçek iblisler hatta şeytanlar çıkabilirken, hatta yüreklerindeki irinlere rağmen çok büyük işler başarıp kaderleri değiştirebilirken ve oldukları insanı da onları gölgelememek için rahatlıkla gizleyebilir ve gücünü böyle anlamlandırırken, yıkanlar yalnızca çocuk ruhlarından da yapıyor olabilir. istemeden sürekli başarısız olanlar, hayata karışamayanlar, kendini beğenemeyenler, kendini sevemeyenler... ve maalesef kendine saldıramayacağı için başkasına saldıranlar.
tam tersleri olabilir, varyasyonları olabilir, kafası karışıklar, araftakiler ve deliler de.
fakat bu durum sanki yalnızca kadınlarda olan iki yaradılışın zıtlaşmasıdır.
zaten tam da bu yüzden konu iyilik ve kötülükte basitleşemeyecek kadar önemlidir.
işte tam da bu yüzden dünyanın bütün iyiliği bazen direkt, bazen de kelebek etkisi dolaylılığında kadınlara bağlıdır.