istanbul denince birçok kişinin aklına sadece tarihi yarımada ve doğu avrupa yakası gelir. oysa bağcılar, esenler, güngören ve ümraniye de istanbul'da.
nefret ettiğim şehir.
kendi memleketime dönmem için çalışıp bilen adam ekolüne dahil olmam gerekiyor.
buralar bana göre değil.
sıkışık, depişik bi şehir.
yuvarlanmış uçuruma doğru giden bir şehir.
alın ruslar sizin olsun
ingilizler
fransızlar
suriyeliler
afganlar
ıraklılar
çadlılar
lidyalılar
oligarşikler
lan istanbulda yok yok..
ama birtek türk yok.
yaşamaktan bir o kadar yorulduğum ama ayrılmaktan da bir o kadar korktuğum şehir kendisi. o kadar aşık olup bir o kadar de nefret ettiğim ikinci şey olabilir.
Şaka gibi yerlerde şaka gibi trafikler barındıran şehir. Malın biri arabasını yanlış yere park eder ve sen taa 5 km öteden bunun trafiğini çekersin. 5 km'yi en az yarım saatte gittikten sonra da yanlış park eden aracı görüp ana avrat düz gidersin. Mesela o arabayı gelip kimse çekmez ama 40 yılın başı gayet de makul bi yere araba koyarsın, bi bakmışsın çekmişler. Böyle bi yer. Bi 5 sene sonra çok daha boktan olacak bi yer. Bu kadar insan olmasa mükemmel bir şehir.