--spoiler--
ya bu denizin tuzu
ya bu martılar,ya bu vapurlar,ya bu yaşanmış yıllar
düşünüze hiç girmez mi istanbul
ya bu yıldızlarda ışık,ya düşleriniz,ya geçmiş
ya bu mavi ya bu koku, ya bu bahar
anılara hiç sığar mı istanbul?
--spoiler--
uhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu istanbul diye toprağa kondurmuşlar.
içimde tüten bir şey; hava, renk, eda, iklim;
O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki istanbulludur.
Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.
istanbul benim canım;
Vatanım da vatanım...
istanbul,
istanbul...
Bir istanbul aşığı olan bendenizi bile artik kendisinden nefret ettiren sehirdir. Gezilicek yeri çoktur ammavelakin her tarafa ac köpekler gibi saldıran insanlardan dolayi rahat bir sekilde gezmek mümkün değildir. Neymiş dunyada sayılı metropollerden birisiymis. Sokayim böyle metropole, metropol degil ama megakoy olduğu kesin. Adam esini getirmis Marmaray da düğün fotoğrafi cektiriyor , istanbulda yaşayanların büyük bir çoğunluğu bu zihniyette insanlardır.
şehir genelinde dokuya zarar veren, nereden çıktığı belirsiz, maltepe kartal gibi gerçek istanbul'dan uzaklaşılan yerlerine kadar yüksek ve sözde güzel özde çirkin gökdelenlerin varlık gösterdiği, upuzak yerlere tepelere kadar dikilen birbirinin aynısı; cansız ve insana sıkkınlık veren büyük büyük binalara sanki hiç kalabalık bir yer değilmiş gibi devamlı olarak diğer şehirlerden göçlerin olduğu şehir.
sigara gibi bir şey.dışı seni içi beni yakar derler ya hani.içinde yaşamanın karizması, imkanları falan yetiyor ama ciğerden ciğerden yiyor insanı.kenarımın new york'u.
karmaşıklıkları açısından da pek farklı olmasalar gerek.zira ikisi de monolog isyanlar ettiriyor insana.
"fuck j.c., he got off easy, a day on the cross, a weekend in hell, and all the hallelujahs of the legioned angels for eternity.try seven years in fucking otisville j."
gerçi bizimki edward norton kadar karizmatik olmuyor tabi ama*, sıkıntı aynı sıkıntı.
Gideceğimi söylediğim zaman bir arkadaşım tarafından "seks şehri orası yaa mehehe kıpskıps" şeklinde betimlenen şehir. Adam toplu taşımadan bahsediyomuş meğerse, yeni yeni anlıyorum. Bir gün olmadı ki şu sikik tramvaydan ellenmeden ineyim.
bu kadar karmaşa bu kadar çeşit hayat bana fazla.. ama yinede bir tutkusun be istanbul..
Ve Sen Ey istanbul!
Ey istanbul! Ey kayıp şehirler prensesi!
Ey o büyülü şarkın garptan yükselen sesi!
En cesur saatlerin senden ürker akrebi
El yazması sanatın güngörmüş mürekkebi
Öyle bir şehirsin ki bir yanda hicaz vurur
Çelişmez bu güzellik bir mehter, bir caz vurur
Siyah beyaz filmlerin sen ey renkli dekoru
Goncanın en kırmızı menekşenin en moru
Ayna görmemiş şehir; zakkum tadı hüzünde
Tarihten yansımalar taşıyorsun yüzünde
Beş yüzyıllık camide bin yaşında güvercin
Şair şiir yazan mı? asla- senin habercin!
O yıkık surlarıyla belki harap istanbul
Yine de geleceğe taşan serap istanbul
iki denizin kadeh tokuşturduğu Boğaz
Ve boğazda yıllanmış asil şarap istanbul
Aynanın kendisi sen, yerde göğü yansıtan
Semavi masalları sularında ısıtan
Bir vücut olur senle; seni sevip yaşayan
Misal Haşim-Beşiktaş, Fikretleyse Aşiyan
Martılar Üsküdarda hala Burhanı dinler
Güneş kim bilir hangi şadırvanda serinler
iki yaşlı kıtanın el ele verdiği yer
Akşamlara ışıklar saçar ayla beraber
Gerçi iki yakandan boğmak istiyor seni
Seni kör gözle görüp seveni sevmeyeni
Altınmış taş toprağın, bu nasıl bir sömürü
Taşın taşken değerli tarihinden ötürü
Soluksuz betonlarla eteklerin ardiye
Bir yılda dört ilkbahar ki gözlerin var diye
Hele Yahya Efendi ve orda ki istanbul
Mecliste bize şarap sunan saki istanbul
Tararım saçlarını bir gün eskisi gibi
Aldırma Allah büyük, hüvel baki istanbul
Gözler güneş batarken ateşin müsavisi
Mavinin yüz bin tonu; lacivertten griye
Gökten boğazdan kalan maviliktir geriye
Şahittir Ayasofya, şahittir Sultan Ahmet
Kanat kanat huzurdur, güvercinlerce rahmet
Göğe bu yakınlığı minareler üstünden
istanbul geleceğe köprüler kurmuş günden
Hayalet faytonların meydanlarda çan sesi
Sabahın martılarla birlikte uçan sesi
Değişmesin muhteşem o musiki ne olur
Salacakta ki martı, karşıdan gelen vapur
Aşk imiş her ne varsa alemde diyen şair
Bilseydi alem sensin, bilse aşk sana dair
Malazgirtten beridir gönül mülkü istanbul
Lisanımda çiçeksin türkü türkü istanbul
Peygamber müjdesiydin demek ki ancak layık
Görmüştü Türke seni, sana Türkü istanbul
At ölse meydan kalır yiğit ölür şan kalır
Sen ölürsen istanbul, şu dünya zindan kalır
Aşkla aşık yüz yüze ne bir ses ne aracı
Vuslat sıfatın senin, ey aşığın miracı!
Coğrafyayı çaresiz, matematiği şaşkın
Tarihiyse bilgisiz bırakır inan aşkın
Etilerde kısalan eteğin hayli muzur
Yuşadan Üsküdara sıçrar ilahi huzur
Almakmış kılıç hakkı kifayetsiz sana pul
Ya sen beni seversin ya ben seni istanbul
Geçmişten geleceğe akan nehir istanbul
Evvel zaman içinde kokan zehir istanbul
Ey yosmalar yosması, ey en güzel fahişe
Kaç kocadan bakire çıkan şehir istanbul
bu şehr-i stanbul ki bi misl ü behadır
bir sengine yekpare acem mülkü fedadır
fuzuli, istanbulun (sütun) taşına, koca bir pers imparatorluğunu kıyastan galip çıkarıyor bu beyitte.. fuzulinin mübalağa gücü değil, istanbulun mübalağayı farz kılan cennetsi yanıdır fuzuliye ilham olan.. allah istanbuldan razı olsun.
bir ucundan bir ucuna gidene kadar konya'dan ankara'ya gidebileceğin il. gecenin onikisinde sabiha gökçene inip karşıya geçmeye çalışacağım. nasıl yapacağım ben bunu acaba.
her yeri de güzel olmayan şehrimizdir. okulun maltepe başıbüyüktedir ama maltepe bok gibi bi yer olduğu için kadıköyde yaşarsın ve 4 senedir okula gitmen gelmen toplam 3 saat sürer. hele trafik varsa zaten hiç gitme devamsızlıktan kal. varoşları tam varoştur. trafiği tam trafiktir. ama güzelliği de tam güzelliktir be. 4 yıldır hiç ortalama bi duygu besleyemediğim; ya aşık olduğum ya nefret ettiğim şehir.
Harika bir yer olabilirdi denilesi bir şehrimizdir. Çarpık kentleşme yüzünden trafiyle bazı yerlerin görüntüsüyle boka saran yerdir. Ama öğrenci açısından harika bir yerdir.
Boktan bölüm olsun istanbul olsun.