arada bana da gelen şey.
özellikle kalabalık ortamlarda bir avm’de, toplu taşımada vb. yanımdan, dibimden geçen birileri oluyor ve özellikle sanki benim yanımdan geçerken yavaşlıyorlar, beni izliyorlarmış izlemimi veriyorlar. bok mu var ne bakıyosun diyesim geliyo ama demiyorum işte. kavga edip uğraşmak istemiyorum.
Ben de aynı artık biraz galiba. O yüzden de yazlıkta yaşamayı kabul ediyorum. istanbul'da da olsam sosyalleşmem aynı kalacaksa ne gerek var ki istanbul'da kalmama. Caddebostan'da abiler vardı en son, hâlâ da eskisi kadar olmasa da ayda bir görüşmek isterim. Ablamlar ayda bir gelecekmiş sonbaharda, kışın falan. Haftada bir ben gidecekmişim. Arada bir arkadaşımla buluşmak isterim. Haftaya değil de ondan sonraki hafta minibüsle bir istanbul yapayım diyorum. Bir abiyle de üsküdar'da buluşacaktık. *
Edit: istanbul işini ertelemeye karar verdim. :)
Edit: istanbul'a tekrardan haftaya pazartesi günü birlik gitmeye karar verdim. :)
insanı sevmekten daha çok, insan olgusunu sevmek gerekir. daha üst bir model yok, bakımları düzgün yapılmış, değişeni tramer kaydı falan yoksa gayet de kullanışlıdır.
Türkiye gibi ülkelerde mecbur kalınan eylem. Yoksa skerler.
Türkiye'de mutlu olmak, zarar görmemek ve rahat yaşayabilmek için insanlarla arana devasa duvarlar örmek zorundasın. Yoksa skerler.
Ülkenin her tarafı şeytanı bile ters yatırıp düz skecek adam kaynıyor. Bunlardan kendini koruman lazım. Yoksa skerler.
saygısızlık, kibir, ego tatmini, ince düşüncesizlik, şımarıklığın arttığı günümüzde derinden hisseden hassas birinin yaşayabileceği tecrübe.
hiçbir köpek ve kedi beni üzmedi ama çoğu insan beni düşünmeden kırıp yıktı. nasıl seveyim insanları ?
işyerinde bir ustum boyle dedi bana:
-simdiye kadar binlerce insan tanıdım. hic yanılmam. sen insan sevmiyorsun.
gunlerdir bunun ustune dusunuyorum.
bildigim kadarıyla ben insan seviyorum. hatta cok seviyorum. sadece dogru insanları bulmakta zorlandıgım bir donemdeyim son bi bes on yıldır.
yoksa ben insan sevmiyor muyum?
içedönüklerin en önemli özelliklerinden biridir. insanla uğraşacaklarına direkt düşünmeyi tercih ederler. insanlar çekilmez aga çekilmez. Yalnız özgürlüktür.
insanların yanında rahat hissedememektir. Yalnız olduğunuz için tuhaf ve ısrarcı bakışlardan ötürü rahatsız olmaktır. Uyuyan bir köpek ve kedinin yanında olduğu kadar çoğu insanın yanında rahat edemiyorum.
Sana zarar verebilen, arkandan iş çevirebilen, dedikodunu yapabilen, seni kıskanabilen ve hatta senin sahip olduklarını çalma arzusu duyabilen insanlardan nefret etmek gerekir. Genel anlamda da köpeğimi insanlardan daha çok seviyorum ama yalnızken canım sıkılabiliyor.
benim olmuyor artık. birey olarak sevdiklerim tabii ki var. ama toplu olarak düşündüğümde olmuyor. kendini sevmemek ya da asosyallikle de hiç bir alakası yok üstelik.
işin esas zor kısmı bunu onlara belli etmemek ya da içimdeki hümaniste kimi zaman engel olamamak. bu ikili çatışma bazen yoruyor beni.
murat menteş'in çok sevdiğim bir sözü:
"bir insan acıdan delirdiğinde, diğerleri onun acısını değil, deliliğini görür."