çok güzel bir rock grubuydu. halen aktifler aslında en son bi kaç ay önce istanbul’da bi yerde sahne almışlar. güzel dediğim zamanlar 2000ler sonu 2010lu yılların başları. o dönemler facebook’da bu grubun üyeleri ile takipleşirdik. bu elemanların sevgilisi vardı, tatil fotoğraflarını paylaşırlardı, ulan ne hayatlar var derdik. cidden ne hayatlardı, şimdi o samimiyet asla yok.
şimdi böyle içten, samimi şarkılar kalmadı. yapanlar da beyaz atlarına binip çekip gittiler.. anne ben multitap dinlediğim yılları özledim! canım gençliğim, sana kocaman sarılıyorum..
bu şarkı çıktığında 14 yaşındaymışım.. ama dün gibi aklımda halen tınıları. şimdi 36 yaşındayız. büyüdük, değiştik, hislerimiz bile değişti, imsanlar değişti, şehir değişti..
Tüm şehir ağladı sen gittin diye
Mecbur musun hep en uzağa gitmeye
Tüm şehir ağladı sen gittin diye
Mecbur musun hep en uzağa gitmeye
iyi bir haltmış gibi bir de yapmadıkları için kendiyle gurur duyanlar olmuş. oğlum herhangi bir sağlık rahatsızlığınız yoksa mastürbasyon yapmak gayet de normaldir. asıl hiç yapmamak anormalliktir.
adıyaman’da fazlasıyla olandır. çoğunluğu türktür ve yerlisi oldukları için adıyamandaki kürtler tarafından “aboş” lakabıyla dışlanmaktadırlar. köyü olmayanlara aboş diyorlarmış. ulan adamlar şehrin sahibi, sen köylüsün gidip şehirliyi darlıyor avel.
internette 1.63lük boyunu 1.73 diye millete yutturmaya çalışıyorlar. ünlü olup paran da varsa 1.83 bile yazdırabilirsiniz. ama gel gör ki buna ayılıp bayılan kadınlar yolda bu adamdan kat be kat daha yakışıklı adamları beğenmez. ama işte ün ve para çöp tenekesini bile hazine gibi gösterebiliyor.
Instagram‘da böyle birisine denk geldim, adam cıbıldak cıbıldak pozlar veriyor ama bakıyorsun hacca gitmiş, namaz kılıyor. diyorsun bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu? Allah bilir tabi ama gene de bana çok reklam kokan hareketlermiş gibi geldi. tamam abi dinini yaşa, sana ve allah ile aranda kalsın ama yani bu kadar da calvin klein donunu kör göze parmak sokarcasına da yapmak bana biraz saçma geliyor..
yıl 2006 filan o dönem emre aydın türkiye turnesine çıkmış. ben de o zamanlar liseye gidiyorum. sınıf arkadaşlarımla bu konsere gidelim demiştik. tabi emre aydın kimdir pek bilinmiyor, ilk albümünden bir kaç parçayı dinlediğimizde pek hoşumuza gitmişti şarkıları. neyse biletleri aldık ve o gün o kızı gördüm. hoşlandım. bundan olur sanki demiştim. üşümüştü, üzerimdeki ceketi vermiştim. yürümüştük biraz ve herkes evlere dağılmıştı. ertesi gün okula gittiğimizde haber yolladım, hoşlandığımı iletmiştim. ama sevgilisi varmış, sevgilim olmasa olurdu demiş. olmaz olsun öylesi demiştim, sevgilisi olup da nasıl olur bana böyle diyebilir diye kızmıştım aslında. o zaman anladım kadınlara güven olmadığını.. bu da böyle bir anım.
çam kolonyasını bilmem lakin eyüp sabri tuncer'in çam kokulu sıvı sabunu vardı. bir kaç defa internetten sipariş verdim lakin sonra bir daha piyasada hiç bulamadım. üzücü..
eskişehir’de yaşadıkları dönem vlogları eğlenceliydi, ne bileyim daha samimi gelirdi ama ikinci çocukları doğduktan sonraki videoları, içerikleri hiç tat vermez oldu, sıradan ve sıkıcı.
günümüzde artık küfürden farkı yoktur.
o kadar fazlalığa rağmen eğitim fakültelerinin dolup taşması ve halen mezun vermesi pek hayırlı görünmüyor. bir de şey var, örneğin "a" ilinde zaten fazlalık varken birilerinin inatla o "a" iline eş tayiniyle gitmesiyle artan fazlalık. sonra ben neden norm fazlası oldum diyorlar. olursun tabiki. herkes "a" ilinde çalışmak istiyor orası kesin ama önce z'den başlamak gerek. bence asker ve polislerde olduğu gibi meb'in de tüm personelini 5er yıllık periyotlarla ülkemizin tüm bölgelerini zorunlu tayinle dolaştırması gerektir.
ankara'dan izmir'e dönerken keyifle deneyimledim.
üstelik soğuk bir kış gecesinde ve bilmediğim yerlerden geçip giden trenin sesi, insan suretleri ve yoldan gelip geçen tarla ortasındaki yalnız ağaçlar, tek odasının lambası yanan tek katlı evler.. ve bunun gibi nicesi vagon penceremden geçip giderken, yeniden bir tren yolculu yapmayı özlüyor insan..
dünyanın en büyük nimetlerinden birisi.
özellikle yaz yağmurları. pek severim. ama bu sene ağustos ayında gram yağmur göremedik izmir'de. dileriz bu kışı kurak geçirmeyiz ve bol yağışlı, afetsiz bir kış olur umarım. huzurla gelsin yağmurlar, umutla gelsin sonbahar..
youtuberların gözü yaşlı.
bazı youtuberlar bu durumu bile fırsata çevirirdi eminim ama işte öyle kafalarına göre bile gidemiyorlar ya bu da beni mutlu ediyor. özellikle ruhi çenet ve onun gibi olmaya çalışanlara ders niteliğinde resmen. hatta ülkelerin ortak bir karar alıp bu tarz içerikler üreten youtuberlara özellikle vize vermemesi gerektiğini savunuyorum.
günün her hangi bir saatinde açınca yol bilgisi ve günlük meteoroloji bilgileri hakkında detaylı bilgiler veren faydalı bulduğum radyo kanalı. ve her hangi bir radyo kanalında pek duymadığımız müzikleri açıyorlar ve bence gayet keyifli.
Dışarıdan başına gelen herhangi bir olay
mı üzüyor seni? iyi bir şey öğrenmek için kendine boş vakit yarat ve aylak aylak gezinmeye son ver. Diğer bir hataya da dikkat etmelisin artık: Hayatta yıpranmış, dürtüsünün ve düşüncesinin tamamını yönlendirecek bir amaca sahip olmayan kimseler, yaptıkları işlerde ahmakça davranır.