insanı sevmekten daha çok, insan olgusunu sevmek gerekir. daha üst bir model yok, bakımları düzgün yapılmış, değişeni tramer kaydı falan yoksa gayet de kullanışlıdır.
en ünlülerinden birisi lawrence'dir. bilindiği kadarıyla sünni müslümanlara imamlık yapmış, hatta tek kaldığında bile namaz kılarmış.
ajanlığın en pik noktasını ingiliz ajanları uyguluyor. hatta bazen kendileri bile ingiliz ajanı olduklarını bilmiyor olabilirler. ajan olduklarını biliyorlar fakat ingiltere'yi göremeden ölüyorlar.
türkiye'de kavramsal olarak farklılık göstermiş olabilir. milli kelimesi bir etnik mensubiyetten daha çok, devlet gücüne bağlılığı ifade eder biçimde kendini güncellemiş. yani devlet gücü kimdeyse, onun milliyetine, milliyet algısına, biçimine, tarzına tabisin, gibi bir anlama sahip.
güney afrika kökenli, amerikalı iş insanı elon musk'ın sahibi olduğu spacex şirketine ait uydulardır.
ilginçtir ki diğer uydular gibi yerden gözlemlenebilmesi çok zor değil. ardı sıra hareket eden bu uydu sisteminde en uçtaki uydunun hızını kesmesi halinde zincirleme uydu kazası geçirerek yörüngeyi çöplüğe dönüştüreceğini düşünüyorum.
yeşilçam sinemasında, yalnızca filmin ana karakterini iyi, dürüst, örnek vatandaş, diğer tüm karakterleri de kötü, çıkarcı oluşturulan, bir distopik absürt dünyayı betimliyen filmlerden birisi. banker bilo, korkusuz korkak, bu türe örnek gösterilebilecek diğer filmlerden.