Erdoğan/Akp gidince Müslümanlardan belediye aracılığıyla rövanş alabileceğini düşünen bir meczub.
Sizin zaten topluluk olarak Müslümanlardan intikam alabilmeniz mümkün değil. Devlet gücünün arkasına sığınmak zorundasınız. Ama unutma ki en başından beri devlet gücüyle veya akpyle varolmamış, sadece Allah’a yaslanan Müslümanlar da var bu ülkede. Umarım Rövanşist davranmaya devam edersiniz de rte’nin bilincini uyuşturduğu Müslümanlar da uyanıp hakkını alır sizden.
Kesin bir kadındır.
Çünkü Kadınlar Kurtlar Vadisi dizisinden nefret ederler.
Bir erkek neden nefret etsin ki!
Aksiyon bol.
Oyunculuklar iyi.
Senaryo güzel.
insan bilincinin nasıl çalıştığına dair en ufak bir fikre bile sahip olmayan "bilinçsiz " biriyle karşı karşıyayız. Yedi yaşındayken anne babasıyla yaptığı sıradan bir cumartesi kahvaltısında ne yediğini hatırlamaz, fakat o döneme ait bi rüyayla eş zamanlı olarak herhangi bi akşam, kimlerle ne yiyip içtiğini şaşırtıcı bir netlikle anlatabilir. Bu çelişkinin nedenini sorduğunuzda ise yanıt veremez. Çünkü hafızanın nasıl çalıştığını bilmiyordur.
Gerçek şu ki kalemi tutuş biçiminden boş bir kağıda karaladığın şekillerin renk ve desen dağılımına kadar her ayrıntı, bilinçaltının bilişsel davranışlar üzerindeki sembolik projeksiyonudur. Geri çağrılabilir hafıza yalnızca hatırladıklarımızdan ibaret değildir arkadaşım, hiçbir zaman bilinç düzeyine çıkmayanlar da dahil olmak üzere bilişsel varlığımızın neredeyse tamamını oluştururlar.
Bilinç, her şeyi aynı anda hatırlayarak kendini fark edebilen bir yapı değildir. Böyle bir şey için onlarca beyin ve yüz milyarlarca nöron gerekirdi. Beyin, sınırlı hesaplama gücü nedeniyle anımsama ve unutma mekanizmaları üzerinden çalışan, güncel verilerle sürekli beslenen süreğen bir verimlilik-kontrol sistemi inşa eder. ve onu her daim canlı tutar. Her şeyi hatırlamak bilinç yaratmaz. aksine bilinci imkansız kılan, parçalayan bi kusurdur bu.
Dış dünyadaki titreşimler, sesler, renkler ve üç boyutlu imgeler arasında ontolojik bir kopukluk yoktur. Algılarımız kaotik biçimde iç içedir. Beyin bilgi akışını algılara bölüştürerek onları kategorize eder ve bunu yaparken fiziksel dünyadaki olgusal nedensellik ile tutarlı bir model üretir. Bu model birebir bir kopya değildir. ölçeklendirilmiş, sadeleştirilmiş ve hayatta kalmaya yetecek kadar tutarlı bir temsildir. Bugün burada olmamızın tek nedeni de bu.
Bilinçaltı, bilincin doğrudan anlamlandıramadığı anı ve deneyimlerin semboller aracılığıyla depolandığı alandır. Doğduğun gün yüzüne bakıp gülümseyen annen de ilkokulun beşinci gününde öğretmeninle yaşadığın sıradan bir diyalog da orada bi yerlerde mevcut. Sen farkında olmasan bile bilinçaltı bilinci sembollerle yönlendirir, kimi zaman bedenin kontrolünü bile ele alır.
Rüyalar ise bu sembolik havuzun bilişle etkileşimi sonucu ortaya çıkan kurgusal hikayeler bütünüdür.. Ne vahiydirler ne de metafizik kapılar. Anlam üretirler ama doğaüstü değildirler.
insanlık mitolojiyi ve dinleri "kendiliğinden" öğrenmedi. Rüyalarda beliren alegorik imgeleri doğadaki döngülere, mevsimlere ve kozmik düzen fikrine nakşettik. Hafızanın nasıl çalıştığını bilmeyen biri, beynin sınırlı hesaplama gücü nedeniyle böyle bir sembolik kayıt yöntemi geliştirdiğini de kavrayamaz. Eğer her şeyi eksiksiz hatırlasaydık, bilinçli bir varlık olmamız zaten mümkün olmazdı.
Bunu anlamamak saf cehalettir arkadaşım, metafizik olduğunu düşünmekse büyük bi ahmaklık.
algılardan gelen verilerin beyne rüya vizyonlarında gördüğümüz sembollerle kaydedildiğini bilmeyen bi arkadaş, beynin sonsuz hesaplama gücüne sahip olmadığı için böyle bir yolu tercih ettiğini, şayet her şeyi anımsayıp hiçbir şeyi unutmasaydık bilinçli varlığımızın asla mümkün olamayacağını kavrayamayacak kadar şuursuz: https://galeri.uludagsozluk.com/r/2464256/+
sözlüğün açıklarını suistimal etme yöntemleri uygulayan, bir de bunla gururlanan şahıs. ayrıca sürekli hiç bir şahsi yorum eklemeden kitap alıntıları paylaşma yöntemiyle flood yapıyor. yetkililer önlem almazsa geçmişten kalma hırsları sebeple sözlüğün içinden geçecek belli ki. bu vatandaşa zamanında yetkililik verip, üç gün sonra da çaylak etmişlerdi. o zamandan kalma kiniyle zaten her zaman başlıklara yorum, açıklama yapmak yerine, başlığı açana saldırmayı seçer. geçen de açık ve saçma şekilde yetkililere saldırdı. etmediği hakaret kalmadı. şunu burada barındırmak gerçekten çok anlamsız. moderasyonu göreve çağırıyorum, ben sözlüğünü seven, sahip çıkan, gerekirse banyoda bile yıkayacak kadar seven biri olarak bu tip kin, ve düşmanlıkla hareket eden yazarları sözlüğümüzde görmek istemiyorum.
oğlum git geri, ben başlığına keto görseli attığımda bana attığın mesaja bak. ölmüş babamı karıştırmışsın amk. keto görseli de neden o kadar zoruna gitti anlamak çok güç.
Eski nesil yazarların bir hiç uğruna gitmesi üzücü. Herkes buraya kafa dinlemeye geliyor. Herkesin hastası vs varm kafa dağıtıyor. 3 günlük dünya. Abi yazın geçin. Neden birbirinizi kurarsınız ki...
--spoiler--
ulan hiç mi allah korkun yok senin cümlesini yağmurcu'ya kuracağımı asla düşünmezdim...
--spoiler--
kötü bir şey demedim orda , neden böyle dedin?
ve şu yorum hakaret sanıldığı için silinmiş, çok ilginç geldi bana.
''benzeri gereksiz hamleler ismet g.... tarafından yapılıyordu.''