beni çözmek?.. o kadar kolay değil herhalde...yaşamak gerek!..
arabanın içine kafamdan kan damlıyor... dilimde, düşüncemde ve kalbimde, "lâ havle"den başka bir manâ mevcut değil...
allah'tan başka davranış ve kuvvet sahibi yoktur!..
işkencecilerden biri bana, işkence yaparken "her şeyin bir bedeli var!" diyordu... işkence yapmanın da bir bedeli olmalı!
Üst kata Yeni taşınan komşu abla balkonuma elbisesini düşürdü.
Kendisi, kızıyla yaşayan dul bir hanımdı. Yaklaşık bir saat boyunca kimse elbiseyi istemeye gelmeyince ben yukarıya çıktım.
Zili çaldım ve:
+ pardon rahatsız ettim, bu sizden düştü aşağıya.
+ ayy çok teşekkür ederim ya. Zahmet oldu size.
+ komşuyuz burada ne önemi var.
- buyurun, bir kahve ikram edeyim.
+ yanlış anlaşılmasın...
- aaaa aaa nasıl söz. Siz demediniz mi komşuyuz diye?
işte bu ısrarlı teklif üzerine komşu ablamın evine adım atmıştım...
Telefon görüşmesi bittikten sonra Kahvehanedekilere “Nerede kalmıştım” diye sordu. Yaşlı çaycı “bacak omuza bacak olmuza” diyerek hatırlattı. Bunun üzerine “Bi verdim bi verdim” diyerek kaldığı yerden devam etti anlatmaya.
Ben ne ’ bir partiden ne Komünistten, ne Masondan, ne Yahudiden, ne Dönmeden, ne de herhangi bir Allahsızdan korkarım!..
Bunlar ne yaparlarsa yapsınlar; davayı merkezinden ve ruhundan vuramazlar!
Ne yapsalar ancak davayı merkezinden ve ruhundan alevlemiş olurlar.
Ben yalnız .....
.....
Günler yıldırım hızıyla birbirini takip ediyor; olaylar peşi sıra olayları getiriyordu. Bir gün karar verdi. Bu ülkeden gitmek en iyisi dedi ve afrikaya, yeni bir hayat kurmaya gitti.
biraz hüzünlendirdi. Sonra kafasını kaldırdı: "Amk. Türkiye'den dipsiz kuyu var mı ki" dedi ve yoluna devam etti. Afrikada bir kadınla evlendi. 3 çocuğu oldu.
Sözlük her zamanki rutin gecelerinden birini yaşıyordu. yazarlar kardeş kardeş sohbet ediyordu.
Derken bir kendini bilmezin attığı şok edici fotoğraf ile sözlük neye uğradığını şaşırdı.
Ve bu iğrenç fotoğraf, hemen her başlıkta bizlerin karşısına çıkıyordu.
Tüm yazarlar dehşet içine düşmüştü...