bıçkın imam bu ezanlara daha fazla dayanamayıp doğan slx'ine atladı, torpidodan çıkan yarım paket çekirdeği cebine koydu ve edith piaf'tan la havle ve la vie en rose dinleyerek kaderine doğru ilerledi.
Hava çok sıcak olduğu için doğan slx'in camları sonuna kadar açıktı. Araba hızlandıkça rüzgar arabanın içine doluyordu. Tam bu sırada yan koltuktaki boş poşet havalanıp imamın yüzüne yapıştı.
imam poşetin yüzüne yapışmasıyla bir anda afallamıştı. O esnada direksiyon hakimiyetini kaybetti ve saatte 80 km hızla karşı yönden gelen arazözün önünde buldu kendini.
Tofaş her zamanki gibi Tofaşlığını yaparak ikiye bölünmüştü. Fakat öldüğü sanılan imam tofaşa özgü sürücü fırlatma sistemi sayesinde kaza anında yan kapıdan yola fırlayarak ağır yaralarla da olsa kazadan kurtulmuştu.
imam göklerden bir ses duymayı bekledi ama duyamadı. bunun üzerine istikametini değiştirerek reşat'ın mekanına gitti ve kumara oturdu. iyi kağıt geliyor falan derken önce araba gitti, sonra ev gitti. tam masadan kalkıp gidecekti ki
"dur lan karımı koyuyorum ortaya"
deyince reşat çekti vurdu imamı.
imam kanlar içerisinde fakat hala nefes almaktaydı.
imam son bir güçle kendi selasını okudu ve ruhunu teslim etti. ama kumarda ve çoğafedersiniz kavatlık etmek üzere öldüğü için cehenneme gitti. iblisin ise kendisi için planları vardı.
onu dünyaya geri gönderdi ve bir kafede yağuşuhlu bir beye küğarla hesap ödeten kızı alıp gelmesini söyledi. bir minare şerefesinde spawn imam olarak dönen kahramanımız şerefeden ezan okuyarak atladı ve kıza uçmaya başladı.