kendini intihar etmeye bile üşeniyordu. yakın arkadaşını arayıp yardım istedi. o halı sahaya davet edince vazgeçti. ölüm kaçmıyordu ya? erteleyebilirdi.
yazar saçmaladığını fark edince yazıklarını sildi. artık hikaye bile yazamıyordu. gerçekten intihar etmeyi düşündü. dolapta dünden kalma sarma olduğunu hatırlayınca erteledi ölümü. ölüm kaçmıyordu ya. derin düşüncelere dalarak sarmayı ısırdı.
Dönerken yolda bir kaplumbağaya denk geldi.
Kaplumbağayı yolun kenarına koymak için Aracından indi. Tam yerden almak için eğidiği anda görmediği biri kafasına simsiyah kumaş bir torba geçirdi.
Uzay gemisinin içinde gözlerini açan adam şaşkınlıkla etrafına bakındı. Uzaylılar şimdiye kadar gördüğü hiçbir şeye benzemiyorlardı. Beyinleri tamamen şeffaf bir kafatasının içinde yer alıyordu. Ancak uzaylılara dair en enteresan şey beyinleri değildi. Son derece büyük gözleri yüzlerinde en dikkat çeken ayrıntıydı.
Birbiriyle iletişim kurmak içinse beyin dalgalarını kullanıyorlardı.
Yoksa bitmemiş miydi. Uzay gemisi amaçsızca boşlukta sürüklenirken bir karadeliğe girip zaman kırılması yaşadı ve gemideki herkes 90'lar türkiyesi chp hükümetine gözlerini açtı.
uzaylı kraliçe askerlerin önünden vakurla yürüyerek tahtına oturdu. arkasından bakan askerlerin beyin dalgalarını algıladığında ise hiddetlendi. "sizin ananınız bacınız yok mu edepsizler" diyerek haykırdı beyin dalgalarıyla. ortamda derin bir sessizlik hakim oldu. gerçi konuşmadıkları için ortalık genelde sessizdi. ama o gece yaklaşan tehlikenin gerginliği tüm havaya hakimdi.
ya ben demin adamı değil kaplumbağayı uzaylılara kaçırmıştım ama neyse bozma :d
90'lar ecevit türkiyesinde kısılan uzaylılar ve kahramanımız (nasıl da kıvırdım chp'den) geleceği biliyorlardı. evreni kurtarmak için önce yazar kasa atan esnafı, ardından da teyyoyu buharlaştırmak için fellik fellik aranmaya başladılar.
konuşan kaplumbağanın ise onu bir zamanlar mutasyona uğratan uzaylılardan alacağı vardı...
uzaylılar konuşan kaplumbağayı görünce tırstılar ve çare için falzay'ı (uzay falcısı) çağırdılar. falzay durumun vahametini anında kaptı ve "uzaydaşlarım kurtululuşumuz dünya gezegeni türkiye ülkesi edirne ilinde mukim bölgenin baş sahafı olarak nam salmış müslettin amca'nın yapacağı zapazap suyunu içmemize bağlı dedi ve titreyerek kendinden geçti.
Arkasındaki çocuk, hanımefendi siz okutmayacaksanız ben kendi uygulamamdan okutabilir miyim diye sordu. Kadın afallamış halde kafasını salladı, çocuk uygulamadan qr kodunu okuttu.
Kız okunanın zengin koca hayallerinin selası olduğunu farketmişti. Çocuğa acilen bir açıklama yapması lazımdı. Ve ona arayanın sözlükten eşcinsel bir arkadaşı olduğunu söyledi. Ama bu arkadaş hangi yazardı.