Milena’ya mektuplar.
“Her şeye rağmen, mutluluktan ölünebiliyorsa, o zaman kesinlikle bu şekilde öleceğim. Ayrıca, ölüm döşeğindeki biri, mutluluk sayesinde hayata tutunabiliyorsa o zaman ben de hayatta kalacağım.”
nasıl ki sosyal medyada özlü bir sözü nejat işler fotoğrafının altında paylaşıyor bileni de bilmeyeni (onunmuş veya değilmiş hiç umurlarında olmadan) kafka nın sözler de onun mu değil ki bakılmadan ismine yapıştırılıp salınıyor orada burada görüyoruz.
https://galeri.uludagsozluk.com/r/2488008/+
Arkadaş buymuş. Sözlük bu adam için dün kurtuluş savaşı verdi. Ne için he ne için böcek oldu mu olmadı mı diye. O değilde Şaka maka adam aynı bizim mahalledeki dönerci sado abiye benziyor. Selam da vermedik ayıp olmuştu. Neyse.
bende bir kitabı var, okudum, galiba sarmadı, yarım bıraktım. kitabın ismini ve konusunu şu an hatırlamadığıma göre, çok kayda değer bir iz bırakmamış olmalı muhtemelen..
dava'yı neczunun ne olduğunu bilmeden okuyup bayılmıştım. sonra konunun ne olduğunu öğrenince daha da bayılmıştım. dönüşüm insanı çok iyi anlatıyordu. bir zamanlar amerika'da mıydı ne, öyle bir kitabı vardı, ondan çok sıkılmış ve yarım bırakmıştım nedense.
benim sanırım kafka yı anlayacak kapasitem yok. benim zekamı asıyor sanırım:)
ben oldum olası diger okurlar gibi olup olup bitmedim kendisine.
tamam iyi yazar. ama ben bu abartı sevgiyi anlamıyorum.
“beni üzecek gücü sana verdiğim için kendimden özür dilerim”, “beyinlerimiz savaşsın isterdim ama görüyorum ki, silahsızsınız”, “olmamasına razıyım, oluyormuş gibi olmasın yeter”, “kirli bir camdan bakıp herkesi ve her şeyi kirli sanıyorsunuz” sözlerinin sahibi.
hastaligi sebebiyle cok fazla aci cektigi icin sürekli morfin almasi gerekliydi.
agir depresyonlar gecirmistir. bilindigi gibi morfin cabuk bagimlilik yapan bir maddedir ama bu maddeye bagimliligindan cok yazmak ona daha cok bagimlilik yapmistir.
Eserlerini depresyonlarina ve morfine baglayanlar vardir. Artik ne türlü halüsinasyonlar ile birlikte ilham aldigi tartisilir ama yapmis oldugu metaforlar pek uyusturucuyla yapilmis gibi degil.
41 yasinda dogdugu gün (03 haziran 1883) kalp yetersizliginden ölüm günü (03 haziran 1924) olmustur.
sağda solda ismi geçince sadece "hee böceğe dönüşüyo demi? Heheh" diyen bir kitle var. sanki adam gerçekten böceğe dönüşmüş de tarihe böyle adını yazdırmış gibi.
ille de "kafka mı? hmm elbette biliyorum... böceğe dönüşmek..." diyerek olaya hakim olduğunuzu belli etme hissiyatı nedir kardeşim?
bir kafka uzmanı ya da fanı falan değilim de "böceğe dönüşüyor!" da denmesin. Vazgeçin.
"bütün din kitapları cennetten kovulduğumuzu yazar, oraya geri dönüp dönmediğimizden bahseden yok" diyerek dünyanın cennet olma ihtimalini deşer. bilmiyorum, sanırım hep cezaya meyilli beşer.