Atatürk olsa ne yapardı diye düşünerek ilk 50 yıl Atatürk'ün o zaman ki refleksleri ile ülkeyi statükocü yönetti.
ama bu suç değil, Erdoğan'dan sonra da akparti dağılmazsa işleri güçleri bir Erdoğan efsanesi yaratıp o statükoyu korumak olacak.
bu işler böyle.
biz toplu hareket etmeyi seven, dondan çıkmayı sevmeyen bir milletiz.
berbat bir komeri ama en azından iyi insanlar diye seviliyor. bana şu bölümü izle sevmezsen öyle gel diyeceğiniz bir bölüm söyleyin. en kötü filme bile emek var diye şans vererek izleyen birisiyim.
adama koridorda rastladım, sizi tavsiye etti şu arkadaş dedim, odaya girdik o sırada, aç bakayım dedi, açtım, sağa çekti sola çekti bir şey yok normal dedi. nasıl bakayım gözüne. önce birer kadeh şarap içeriz falan sanıyordum.
astroloji gibi ölmüş bir bilimdir.
herşeyi bilmek, herşey hakkında fikri olmaktan doğmuştur felsefe. sonra diğer bilimler ortaya çıktıkça gereği kalmamıştır. sadece boş bir neden ve anlam arayışı olabilir. o kadar mantık astrolojide de var.
eskiden hep öyle değil mıydı, asker dediğin dindar olurdu.
askerlik mesleği adanmışlık içerir.
evlilik özendirilmemeli.
mümkün olduğunca yetim çocuklar alınmalı.
sen istedin, her şeye razısın. biz zorla yapmadık anlamına gelir. kameradan kacinarak, şahitleri oyalayıp, kimse görmeden ters elle sahte imza atmak lazım.
hepsi hikaye, 1984ten önce Özaldan önce türk milletine göre deniz tuzlu, etrafında tarım yapılmayan, yaşanmaz, kanalizasyon dökülen, çöp atılan, bulursan "çimmek" yaptığın bir yerdi. adalar hep sürgün yeri olarak görüldü. Türkiye'de bütün adaların ikinci adı eşek adasıdır.
şimdi kıymetli olunca ona buna suç atıyorlar. alakası yok.
uzun süre kablosuz kulaklık kullanınca oluyor. kulaklıklar takılı sanıyorum, dokunup play yapmaya ses açmaya falan çalışıyorum, ya da altından kulağımı kaşımaya (anti noise reduction kulaklıklar kullanıyorum, dış dünyadan bağımı kopartmayan, birisi konuştuğunda durabiliyorum, kulak içi değil ama üstünde)
eskiden alnımda tuttuğum gözlüklerde, şapkalarda olurdu bu his. (gözlük varmış hissi, şapka varmış hissi, kulaklık varmış hissi değil)