51. bölüm itibariyle yusuf eğir'in ölmesiyle birlikte ufaktan vitesi arttırmış dizidir. bundan sonra kolay kolay düşmez artık bu tempo.
ayrıca ali-azad, ezel-bade çiftinin aşk sahneleri, şebnem'in tefo'nun git demesine rağmen kaçmayıp ağlayarak barda kaderini beklemesi çok başarılıydı.
fakaaaat bu bölüm öyle bir sahne vardı ki, belki de gelmiş geçmiş en etkileyici sahnesiydi dizinin.
eğir aşağılayıcı ve yıllar önce karakolda selma'yı nasıl soyduğunu hatırlatan sözlerle dayı'ya elini uzatır.
dayı bir an geçmişe döner, o karakolda olanları hatırlar, sonra bugüne dönüp yusuf'un uzattığı eli tutar, herkesin şaşkın bakışları eşliğinde tekerlekli sandalyesinden kalkarak adamın elini yavaşça kırar ve sorar: fırtınada ağaçlar nasıl çatırdar bilir misin kardeş?