evrim teorisi

entry3508 galeri178 ses2
    551.
  1. herseyi kendi akıl süzgecinden geçirmek isteyen insanların sorularına buldukları cevaplardan bir tanesidir. Evreni akılları alır mı yoksa almaz mı, sağa sola çemkirmedikleri sürece kendilerinin problemidir.
    0 ...
  2. 552.
  3. 10 yıl sonra insanların hatırlamayacağı kavramdır.
    0 ...
  4. 553.
  5. Baş not: Bir kaç hızlı ergen paragraftan iki satır okuyarak artı ya da eksi oy tuşlarına yönelecektir. bu entry evrim teorisinin varlığını ya da yokluğunu tartışmamaktadır. bu sebepten bu satırlar okuduğunu anlama, anladığı yorumlama, farklı fikirlere açık olma gibi bazı ulvi değerler taşıyan insanlara yöneliktir. Aşağıdaki satırları okumadan önce kendinizde bu değerlerin olup olmadığını kontrol ediniz.

    Adı teori, kavram, kuram ıvır zıvır ne deniyorsa, doğruluğu tarafından benimsenmiş "bazı" kişilerde evrim teorisi kesindir, buna inanmayan aptaldır, aksi kanıtlanamaz gibi abuk subuk hezeyanlara tetik unsuru oluşturan hededir. Yav kardeşim allah'a inanmıyorsun olabilir, bu kanıtlanmış bir kanun da olabilir ama bu kadar bilim insanıysanız evrim teorisini dogmalaştırmayın be! birilerini doğmaya inanmakla suçlayıp, bilimin günümüz dünyasında doğru kabul ettiği bir hipotezi, kutsal bir kitapmış ve herkes ona inanmak zorundaymış gibi anlamayın yahu! Ben birey olarak bilimin bugun ortaya çıkardığı değerleri doğru kabul edip etmeme hakkına sahibim, bu beni ne gerici, ne yobaz, ne dogmatik yapar. Bilimin temelinde şüphe vardır diye hiç okumadınız mı? Bu kadar bilime inanan insanlar olarak neden şüphesiz iman edersiniz buna anlayamam. Orta çağda dünyanın yuvarlak olmadığını da söyleyen bilimdi. Bunun için kanıtlar vardı. Birisi buna şüpheyle yaklaşıp bunun doğru olmadığını kanıtladı diye dogmatik mi oldu yani?
    1 ...
  6. 554.
  7. entry öncesi edit : evrim yaradılışı açıklamaya kalkmadıkça evrimle bir sorunumuz yok. sonuçta bir teoridir ve ispata muhtaçtır.

    tanım : (eğer yaradılışı açıklamaya çalışıyorsa) en ateşli savunucularına bile saçma gelen bilimle uzaktan yakından alakası olmayan kaynağı darwin'in oturma organı olan teori.

    sırf daha açıklanası bir teori ortaya atılmadı diye başı ve sonu belli olmayan bir hikaye anlatmak ne kadar bilimseldir? bir de sırf bu teoriyi savunacağım diye inançlı insanları ''gözü kapalı inananlar'' diye tarif edenler var ki onlara söyleyecek söz bulamıyorum. yine sırf bazı canlıların yapılarında benzerlik var diye bu canlıların aynı atadan geldiğini savunmak bir dogmalar bütünü olduğunu baştan kabul ettiğimiz din inancından bile daha dogmatik bir yaklaşımdır.

    daha önce sorulmuş ve hala cevapsız çok önemli bir soruyu tekrarlamak isterim :

    -evrim varsa, neden hala evrim geçirmekte olan canlı yok? mesela insan neden kanatlanmamış. evrimin temelinde canlıların zayıflıklarını giderme ihtiyacı varsa dünya üzerinde uçmaya insan kadar ihtiyaç duyan bir varlık daha var mıdır?

    bi de benim kafama takılmış başka birkaç soru:

    -zeka hemen her canlıda farklı şekil ve belli oranlarda var tamam da şuur neden yok? Neden hayvanlar konuşamıyor, neden tasarlayamıyor. aynı atadan geliyorsak bunların mümkün olması gerekmez mi?

    -her renkten canlı varken insanlar neden sadece siyah ve beyaz tenli. niye evrimleşip yeşermemişiz.

    -evrimleşme neden insanla hayvan arasında konu ediliyor. mesela neden yürüyen bir ağaç (yüzüklerin efendisi'ndeki gibi) ya da kolunun biri elma ağacı olan insanla karşılaşmıyoruz. bitkiler de canlı değil mi sonuçta. onlar da hücrelerden oluşmakta.

    son olarak ;

    (bkz: din dogmadir begenmeyen inanmaz)

    (bkz: atası maymun olanın dini islam olamaz)
    3 ...
  8. 555.
  9. pek çok kişinin kafasında cevaplayamadığı sorulara aslında birer cevabı olan teoridir. temel sorulara cevaplar için:

    (bkz: evrim teorisi ile ilgili salak sorular)

    burada "neden hala evrim geçirmekte olan canlı yok?", "neden insanlar sadece siyah ve beyaz, neden yeşil yok?", "neden yürüyen ağaç yok?", "neden hayvanlar konuşamıyor?" gibi sorularınıza cevap bulabilirsiniz.

    not: eğer yürüyen ağaç ya da deniz kızı gibi şeyler olsa idi bunlar evrim teorisini yanlışlayan kanıtlar olurdu. teori zaten bunların olmamaları gerektiğini söyler.
    0 ...
  10. 556.
  11. genelde belli bir dine mensup kişilerin kendilerini yırtarcasına karşı çıktığı teori. neden böyle yaptıkları da anlaşılmış değildir. dini inançlarının dünya gerçeklerinin bütününe egemen olduğunu kanıtlamak gibi bir dertleri var sanki. sanki bir tedirginlik sezdiriyorlar. nedir yani? yoksa herkesin inancı kendine değil mi? yoksa gönülden inandıkları dinlerinin kanıtlara, savunmalara ihtiyacı mı var? yapmayın evladım, dininizi olmadık konulara karıştırıp gerçekliğini kanıtlamaya çalışarak ona hakaret ediyorsunuz. yoksa siz de tam olarak emin değilsiniz de kırılabilir bir inaçmışçasına korumaya mı çalışıyorsunuz?
    bırakınız insanlar bilimle istediğini yapsın. biri sen maymundan geldin dedi diye maymundan gelmiş sayılmazsın ya?

    saygı unsuru tüm tarafların göz önünde bulundurması gereken bir gerçektir. herkesin kabul etmesi şart olan gerçeklrden biridir.
    1 ...
  12. 557.
  13. herkesin evrimini aciklayabildigi halde muslumanlarin evrimini hala aciklayamamis teori.
    3 ...
  14. 558.
  15. ilginç bir anektot;
    Bazen uyuklarken, sanki düşüyormuş gibi irkilip uyanırsınız.Bunun sebebi,maymunların ağaçlarda yatarken bazen düşmeleri olduğu ve bu düşme korkusunun milyonlarca yıl sonunda genetik bilgiye aktarılması olarak açıklanıyor.
    3 ...
  16. 559.
  17. intelligent design'ı savunmanın evrime karşı çıkmak olduğunu düşünenlerce çürütüldüğü sanılan, tekrar etmek gerekirse evrimin nasıl oluştuğunu açıklamaya çalışan teoridir. "seleksiyon kontrollü olabilir, belki ardında akıllı bir varlık vardır" önermesine zaten karşı bir argümanın veya bunun karşıtı bir argümanın kanıtını hiç bir bilimadamının da sunabileceğini zannetmiyorum, en fazla bununla ilgili bir yönde düşünür bahsi geçen bilimadamları(zira dediğim gibi, bilim tanrı vardır veya tanrı yoktur önermelerini ka-nıt-la-ya-maz. ama hala karşıtını aymazca bilimsel diye göstermeye çalışan tipler var)

    hala anlamıyorsunuz değil mi, evrim teorisi "allah yoktur" diye fevri bir iddiayı "kanıtlamaya" çalışmaz. açıklamaya çalıştığı şey, zaten doğada var olan bir olgu olan evrimin nasıl işlediğidir. sizden isteğim şu saçma sapan paranoyalarınızı bir kenara bırakmanızdır.

    özet olarak: evrim'in önceden nasıl işleyeceğini bilen bir varlığın olduğunu düşünmek (veya tam tersi olaraktan böyle bir varlığa inanmamak) evrimin var olduğu gerçeğini değiştirmez. hatta ve hatta evrim teorisini paldır küldür hiçe saymaz. bilimin ilgilendiği olay bu varlığın varlığı veya yokluğu değil, evrimin nasıl işlediğidir(ister allah yaptırsın, ister kendisi oluşsun vesaire vesaire, orayla il-gi-len-mez*), evrim teorsi ise bu yüzden ortaya çıkmıştır.

    not: ayrıca hala evrim ve evrim teorisinin farklı(biri bir fenomen, diğeri ise bu fenomeni açıklayan teori) şeyler olduğunu yok saymaya çalışıp konuyu saptırdığınızı sanmayın, sadece birkaç cahili kandırıyorsunuz. işinize gelene göre, evrim lafını evrim teorisi diye, evrim teorisi lafını da evrim diye alıp kullandığınız görmüyor sanmayaın. bu sadece, en hafif tabiriyle basitliktir.
    0 ...
  18. 560.
  19. yanlış (ya da yalan) olduğunu savunanların neden milyonlarca yıllık memeli fosilleri olmadığına açıklama getirmeleri gerekiyor. madem evrim yok, o zaman dünyada canlı hayat başladığı andan itibaren inek, kedi vs olmak zorunda demek ki. ama ne hikmetse bunların yüz milyon yıllık hiç bi fosili yok. şu işe bak sen..

    daha uzunu için,

    http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=14555681
    2 ...
  20. 561.
  21. rantlarını kaybetmekten korkan din tüccarlarının kabusu olan bilimsel teoridir.

    en büyük engeli ''tanrı evrim teorisi'nin neresindedir'' sorusudur.

    yaradılış efsanesine inanan kişi, evrim konusunda bilgisizliğini ''maymundan geliyorsak neden hala ortalıkta maymunlar dolaşıyor'' sorusu ile ortaya koyar: eğer insanlar dedelerinin soyu ise neden dedeler-anneanne-babaanneler ortalıkta dolaşıyordur?
    bir kısım organizma, ailesinin ana gövdesinden ayrılıp, aileden uzak yaşayabilecek farklılığa erişince, yeni türler oluşur.
    ana gövde bundan sonra yaşamını sonsuza dek sürdürebilir ya da yok olabilir.
    insanlardaki omur uzantısı, kaslı, körelmiş kuyruğun bir anlamı olmalıdır!
    2 ...
  22. 562.
  23. iddia:"dünyanın en ihtişamlı yapılarından biri olan ayasofya'nın mesela*, yıllar ama bin yıllar milyon yıllar falan içinde rüzgar esip, yağmur yağıp, şimşek çakıp, fırtına esip, hadi bi de kasırga olsun kayaların taşın toprağın bir araya gelmesiyle oluştuğunu sanmaktan biraz daha fantastik olan sözde bilimsel teorimsi"

    yanıt: "ayasofya" canlı değildir. canlılar ise metabolizmaya sahip olup ürer, tepki verir elenir ve nesiller boyunca değişime uğrarlar.

    iddia:"sırf daha açıklanası bir teori ortaya atılmadı diye başı ve sonu belli olmayan bir hikaye anlatmak ne kadar bilimseldir?"

    yanıt:daha açıklanası bir şey yoktur, canlılar ya sabittir, ya sürekli ve yavaşça tedrici biçimde değişir, ya da tedrici değişimleri sıcramalı kısa denge dönemleri izler. bunun bilimle ilgisi yok, mantık ve düşünce şekli bu üçünden biri olmalıdır, gerisi hikaye.

    iddia:"bir de sırf bu teoriyi savunacağım diye inançlı insanları ''gözü kapalı inananlar'' diye tarif edenler var ki onlara söyleyecek söz bulamıyorum. yine sırf bazı canlıların yapılarında benzerlik var diye bu canlıların aynı atadan geldiğini savunmak bir dogmalar bütünü olduğunu baştan kabul ettiğimiz din inancından bile daha dogmatik bir yaklaşımdır."

    yanıt: inanç -dogma- demek zaten gözü kapatmak akla mühür vurmak kafayı kuma gömmek demektir. sizin şu meşhur deyiminizle yanıt vereyim "bu benzerlikler tesadüf mü?" huha..

    iddia:"-evrim varsa, neden hala evrim geçirmekte olan canlı yok? mesela insan neden kanatlanmamış. evrimin temelinde canlıların zayıflıklarını giderme ihtiyacı varsa dünya üzerinde uçmaya insan kadar ihtiyaç duyan bir varlık daha var mıdır?"

    yanıt: evrim kuramının ne olduğunu öğrenmeden onu tartışmak yapılabilecek en büyük akılsızlıktır. önce bir evrim kuramı ne der, bu sürecin nasıl işlediğini açıklar bunları öğrenmelisiniz. siz evrimi hafta'da bir gerçekleşen sıradan bir olay mı sanıyorsunuz? bunun için milyon yıllık jeolojik dönemlerin geçmesi gerektiği, üstelik bu sürecin hız ve gelişiminin bu jeolojik dönemlerde değişkenlik gösterdiğini bilmeden nasıl böylesi soru sorabilirsiniz? insan uçmamıştır, ama bir başka memeli olan yarasa uçmuştur, aynı şekilde bambaşka bir memeli olan balina'da yüzmektedir. bunu belirleyen şey ne kör rastlantı ne de ihtiyaçtır, tek belirleyen etmen çevre değişiklikleri.

    iddia:-zeka hemen her canlıda farklı şekil ve belli oranlarda var tamam da şuur neden yok? Neden hayvanlar konuşamıyor, neden tasarlayamıyor. aynı atadan geliyorsak bunların mümkün olması gerekmez mi?"

    yanıt: hayvandaki kinestezik duyum şartlı refleksleri olusturur, şartlı refleksler (bkz: pavlov'un köpekleri) beyin kabugunda zamanla karmaşıklaşarak insana geçildiğinde kavramsal zeka ile ruhsal iç dünya'yı meydana getirir. "heceli" konuşma ise sadece insan beyninin sahip olduğu kavramsal zekanın dil organına yansımasıdır. yani şuur denilen şey insan beyninin evrim sürecinde frontal lob ve beyin kabuğunun gelişmesi sonucu ortaya çıkmıştır. diğer primatlarda da zayıf olarak mevcuttur ama en gelişmiş olarak insan beyninde ortaya çıkmıştır. insanın dış dünya'yı iç dünyasına taklit ederek kopyalaması -çoğu zaman hata yaparak- ve yaratıcı çözümler bulması, iç dünyasındaki kavramları diliyle heceleyerek ifade edebilmesi işte bu beyin kabugunun evrim sürecinde gelişimine bağlıdır.

    iddia:"hala anlamıyorsunuz değil mi, evrim teorisi "allah yoktur" diye fevri bir iddiayı "kanıtlamaya" çalışmaz."

    yanıt: ama bilinçsizce bunu kanıtlar.
    3 ...
  24. 563.
  25. iddia: "ayasofya" canlı değildir. canlılar ise metabolizmaya sahip olup ürer, tepki verir elenir ve nesiller boyunca değişime uğrarlar."

    cevap*: ayasofyanın da canlıların da yapıtaşı atomlar ve moleküllerdir. bu durumda bilinçsiz moleküller bir araya gelip yoktan varolan bir canlı hücresi oluşturabiliyorsa pekala ayasofyayı da oluşturabilirler. tamamen bilimsel ve evrimsel.

    iddia : daha açıklanası bir şey yoktur, canlılar ya sabittir, ya sürekli ve yavaşça tedrici biçimde değişir, ya da tedrici değişimleri sıcramalı kısa denge dönemleri izler. bunun bilimle ilgisi yok, mantık ve düşünce şekli bu üçünden biri olmalıdır, gerisi hikaye.

    cevap: daha açıklanası bir şey yoktur demek bilime ihanettir. bilimin kendisi değişimi savunur, hipotezler kurulur, teoriler oluşturulur, yeni buluşlarla eskiler yıkılır yeni düzenler ortaya çıkar. burada mantık ve düşünce şekli denilen şey görecelidir, herkesin mantığı aynı şekilde işlemez, sana mantıklı gelen başkasına saçmalıktır. sevgili okur işte tam burada tam bu noktada, parçalanması atomdan zor denilen sabit fikri görmektesin iyi bak, tam da karşı tarafı sahip olmakla suçladıkları şekilde.

    iddia: inanç -dogma- demek zaten gözü kapatmak akla mühür vurmak kafayı kuma gömmek demektir. sizin şu meşhur deyiminizle yanıt vereyim "bu benzerlikler tesadüf mü?" huha..

    cevap: evet aynı dogmatiklik evrim teorisine beslenen inançta da birebir ortaya çıkar. sadece bazıları görmek istemez, çünkü kafaları kumun içinde olduğundan dolayı görememektedirler. hahu..!

    iddia: evrim kuramının ne olduğunu öğrenmeden onu tartışmak yapılabilecek en büyük akılsızlıktır. önce bir evrim kuramı ne der, bu sürecin nasıl işlediğini açıklar bunları öğrenmelisiniz. siz evrimi hafta'da bir gerçekleşen sıradan bir olay mı sanıyorsunuz? bunun için milyon yıllık jeolojik dönemlerin geçmesi gerektiği, üstelik bu sürecin hız ve gelişiminin bu jeolojik dönemlerde değişkenlik gösterdiğini bilmeden nasıl böylesi soru sorabilirsiniz? insan uçmamıştır, ama bir başka memeli olan yarasa uçmuştur, aynı şekilde bambaşka bir memeli olan balina'da yüzmektedir. bunu belirleyen şey ne kör rastlantı ne de ihtiyaçtır, tek belirleyen etmen çevre değişiklikleri.

    cevap: evet, öğrenmelisiniz, mesela yakın zaman önce evrimci bilimadamlarının adriyatik kıyısındaki bir adaya bırakılan kertenkelelerin 30 yılda evrim geçirdiğini iddia eden çalışmalarını ve yazılarını okumuş olsaydınız bunları yazmaktan kendinizi men ederdiniz? şu da var; bu soruları sormak şununla eşdeğerdir: tanrının varlığı ispatlanamaz deyip peki tanrıyı kim yaratmıştır sen buna cevap ver gibi sorular sormakla. böyle bir tez ortaya sürüp sonra bu soruları nasıl sorabilirsiniz? evet çevresel etmenler canlıların çevreye ayak uydurmasında önemlidir, lakin ilk canlı hücre de çevresel etmenlerle mi yoksa kaderin kör kurşunuyla mı oluşmuştur? cevabı beklenen en önemli soru budur. evrimin çıkış noktası kendiliğinden tesadüflerle yoktan varolan bir hücreciktir; aynı yoktan varedilen sen gibi.

    iddia:buna da yanıtı diyalektik materyalizm vermektedir. hayvandaki kinestezik duyum şartlı refleksleri olusturur, şartlı refleksler (bkz: pavlov'un köpekleri) beyin kabugunda zamanla karmaşıklaşarak insana geçildiğinde kavramsal zeka ile ruhsal iç dünya'yı meydana getirir. "heceli" konuşma ise sadece insan beyninin sahip olduğu kavramsal zekanın dil organına yansımasıdır. yani şuur denilen şey insan beyninin evrim sürecinde frontal lob ve beyin kabuğunun gelişmesi sonucu ortaya çıkmıştır. diğer primatlarda da zayıf olarak mevcuttur ama en gelişmiş olarak insan beyninde ortaya çıkmıştır.
    yani hareketin bir biçmi diğerine sıcramalı olarak geçmektedir. bu da evrimsel süreçte kazanılmıştır.

    cevap: paragraf içinde geçen ruh kelimesi herşeyi açıklamakta. evrim teorisi materyalizmden çıkmıştır, bunu benim siz evrimcilere hatırlatmama gerek yok. artık kendinizle çelişmekten vazgeçin, belki lütfedilip bir açıklamada bulunulur.

    iddia: evrim bilinçsizce tanrının yokluğunu kanıtlar.

    ayar: bu konuyu binlerce yıldır tartışmışlar. ben detaya girmeyeceğim. lakin; evrimi tutunulacak dal olarak gören ate dostlarımız lafı eninde sonunda ama hep eninde sonunda buraya getirmektedirler. kendilerini hakaretleriyle beraber allah, kuran başlıklarında bulabilirsiniz. evet dönüp dolaşıp buraya gelmektedirler. dönüp dolaşıp aynı başlıklara aynı konulara gelmektedirler.

    dönüp dolaşıp gelmektedirler.

    dönüp..??

    dolaşıp..??

    dönüp dolaşıp..!!?

    yine aynı yere..

    gelmektedirler..?!?

    aynı yere?

    dönmektedirler..!!!!

    o zaman bu matematiksel işlemin hemen sağlamasını alalım da iyice bilimsel temele otursun:

    "Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allahı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En sonunda ona döndürüleceksiniz." (bakara:28)

    "Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz." (enbiya:35)

    "Sen Allah ile beraber başka bir ilaha ibadet etme. Ondan başka hiçbir ilah yoktur. Onun zatından başka her şey yok olacaktır. Hüküm yalnızca onundur ve kesinlikle ona döndürüleceksiniz." (kasas:88)
    3 ...
  26. 564.
  27. :) ayasofyanın da canlıların da yapıtaşı atomlar ve moleküllerdir. bu durumda bilinçsiz moleküller bir araya gelip yoktan varolan bir canlı hücresi oluşturabiliyorsa pekala ayasofyayı da oluşturabilirler. tamamen bilimsel ve evrimsel.

    :( ilk canlı ametal atomlarından başlayarak hücreye kadar varan kimyasal evrim sonucu oluşmuştur. ayasofya yapısı kimyasal evrim sonucu oluşamaz, çünkü ilk canlı demek metabolizma demektir, söz konusu yapı ise metal bir iskelete sahip olup cansızdır.doğada bolca bulunan ametaller kolay bileşik oluşturup parçalanabilirken,ancak yıldızlardan gelebildiği bilinen metaller için durum tam tersidir.üstelik ilk canlı küçücük bir hücredir, ayasofya'nın ise maşalahı vardır. yani 100 molekülün bir araya gelmesi 100 trilyon molekülün bir araya gelmesi ile kıyaslanamaz.-şu demagojiye bakın hele-

    bu madde ile ilgili büdüt:"bu yaratılışçıların yüzünden ne hallere düşüyoruz yahu, canlılarla ayasofya'yı bile karşılıklı inceledik, yazıklar olsun bize"

    :)daha açıklanası bir şey yoktur demek bilime ihanettir. bilimin kendisi değişimi savunur, hipotezler kurulur, teoriler oluşturulur, yeni buluşlarla eskiler yıkılır yeni düzenler ortaya çıkar. burada mantık ve düşünce şekli denilen şey görecelidir, herkesin mantığı aynı şekilde işlemez, sana mantıklı gelen başkasına saçmalıktır. sevgili okur işte tam burada tam bu noktada, parçalanması atomdan zor denilen sabit fikri görmektesin iyi bak, tam da karşı tarafı sahip olmakla suçladıkları şekilde

    :( yazdığımı anladınız mı acaba, bu yazdıklarınızdan sonra ıq puanınızı ölçtürtmenizi rica etsem.

    :)cevap: evet aynı dogmatiklik evrim teorisine beslenen inançta da birebir ortaya çıkar. sadece bazıları görmek istemez, çünkü kafaları kumun içinde olduğundan dolayı görememektedirler. hahu..!

    :( din adamları ve kafası değişimi kabullenemeyen ahmaklar yaratılışa, bilimadamları ve zekilerde evrime iman eder

    amen.

    :)mesela yakın zaman önce evrimci bilimadamlarının adriyatik kıyısındaki bir adaya bırakılan kertenkelelerin 30 yılda evrim geçirdiğini iddia eden çalışmalarını ve yazılarını okumuş olsaydınız bunları yazmaktan kendinizi men ederdiniz?

    :(evet kertenkele alt türü oluşabilir, ama bu kadar kısa sürede "ilk" kertenkele oluşmaz.mesela bir sürüngen kuşa bu kadar kısa sürede dönüşmez.

    :) evet çevresel etmenler canlıların çevreye ayak uydurmasında önemlidir, lakin ilk canlı hücre de çevresel etmenlerle mi yoksa kaderin kör kurşunuyla mı oluşmuştur?

    :( hayır kimyasal evrim süreciyle. bu süreçte biyolojik evrim sürecinin doğal seleksyon ve değişim etmenlerini alır. en önce inorganik kimyasallar monomer organik kimyasallara monomerlerde polimer organik molekülleri oluşturmuş bunlar da koaservat denilen hücre öncülüne evrimleşmiş ve sonundada hücre ortaya çıkmıştır. yani evrim sadece türler için değil kimyasal bileşikler içinde geçerlidir.
    3 ...
  28. 565.
  29. 566.
  30. einstein'ın genel göreleliği ve marx'ın kapitalizmi tahlil edişiyle birlikte bilimde çığır açan en büyük 3 kuramdan birisidir. kanımca, bütün dinlerin anasını belleyen bu kuram, saldırıya uğraya uğraya kendisini her geçen gün daha da geliştirecek ve dinleri her geçen gün daha acımasız bir şekilde yavaş yavaş silecektir.
    3 ...
  31. 567.
  32. 568.
  33. 569.
  34. aah ah. gün geçiyor geçmesine ama şu teoriye "inanmayan"lara laf anlatmakla harcadığım zaman yok mu, gerçekten yaşlı hissettiriyor kendimi.

    şimdi bak güzel kardeşim;

    benim anlatmakta, senin anlamamakta ısrar ettiğin nokta şu ki; elma ile armut karşılaştırılmaz. yani inanç sistemi ile bilimsel bir teorinin birbirleri ile karşılaştırılması kadar saçma bir şey dünya üzerinde pek enderdir.

    neden mi?

    din ve evrim kıyaslanamaz iki olgudur. kıyaslanamaz, çünkü evrim yıllarca sürmüş çalışmaların ürünü olan, sağlam ve bilimsel kanıtlara dayanan ve yıllardır harun yahya kılıklı yaradılışçılar tarafından çürütülmeye çalışılmasına rağmen çürütülemeyen bilimsel bir gerçektir. (gerçek olan evrim, yani canlıların evrimleşiyor olduğudur. darwin'in teorisi de bu alanda yapılmış en başarılı çalışmadır) kıyaslanamaz, çünkü din hiçbir gerçek ve bilimsel kaynağa dayanmayan, hiçbir çalışmanın ürünü olmayan, hiçbir sorgulanma yapılmaksızın aradaki boşlukların yaratıcı tarafından kapatıldığına gönül vererek inanılan gerçek bir dogmadır. birbirinden bağımsız bu ki olguyu kıyaslamak gerçekten çok, anlatamayacağım kadar çok saçmadır.

    hem biliyor musun çok merak ediyorum; charles darwin öyle zannettiğiniz gibi maymunun oğlu bir ateist değil bir hıristiyandı. evet, yanlış okumadın, darwin bir hıristiyandı.

    halbuki biraz kafa yorsan evrim üzerine, biraz genişletsen o ramazan ayında sıkıştırıp bıraktığın aklını.

    hem insanın maymundan geldiğine hem de çamurdan yaratıldığına islamiyet çerçevesinde pekala inanılabilir. "evet insan maymundan geliyor ama kaç yılda oldu bu", "evet, insan çamurdan da geliyor ama o çamur ne? bence koaservat" gibi savlarla desteklenebilir bu. hatta "allah dünyayı yarattı ama bu öyle birden bire olmadı. evrim de allah'ın dünyayı bu hale getirirken kullandığı yöntemlerden birisidir" bile düşünülebilir. yeter ki sen düşünmeyi iste.

    evet, evrim güçlü bir ateizm argümanıdır. ancak dini değerlerle taban tabana çelişmez. hatta incelendiğinde yaradılış ile birçok ortak noktası olduğu da görülebilir.

    "insan ırkı maymundan mı geliyor şimdi" değildir evrim teorisi. yaradılışı bu argümanlarla savunmak da ayrıca hiç de etik olmayan bir tartışma biçimidir. sen böyle dersen ben de sana "adem ile havva'dan geliyorsak da o zaman hepimiz ensest türüyüz" derim ve iş içindek çıkılamaz bir hal alır.

    bu satırların sahibinin dünya üzerinde hiçbir din ile bir alakası yok. evrimin kanıtlarına bakarak savlarına sonuna kadar katılıyorum (inanmıyorum katılıyorum çünkü evrim bir inanç sistemi değildir). ancak inançlarımı evrime dayandırdığım için, öyle hissettiğim için ya da bana öyle geldiği için değil. savlarını bana gayet güçlü kanıtlarla ve argümanlarla savunduğu için.
    1 ...
  35. 570.
  36. hakkında o kadar savunma yapılmasına rağmen ispatlanamamış, tarih boyu pek çok canlı türü ortaya çıkıp kaybolmuş olmasına ve fosilleri de bulunmasına rağmen sözde ara geçiş canlılarından bir tanesinin bile ortaya çıkarılamamasına karşın ortaya bir kanıt konulamadan felsefi tartışma kılıklı laf kalabalığı veya spekülatif ifadelerle dolu açıklamalarla bilimselliği ispatlanmaya çalışılan iddia ve inançtır.

    sadece hakkında yeterli bilgi sahibi olunmayan canlı türlerinin üzerinden spekülasyon yaparak aslında yaşayan canlı bir türünün bilinmeyen bir kuzeni olduğu yaklaşımını bile çürütemeyen fosiller öne sürülmektedir. fakat daha yaşayan canlı türlerinin hepsine bile hakim değilken, sürekli yeni yılan, böcek vs .türleri bulunuyorken bu kadar kesin konuşabilenlerin iddiaları ispata muhtaçtır. bilimde spekülasyona yer olmaz. doğruluğu test edilebilir ve onaylanabilir delil ve açıklamalar geçerli olur. biyoloji felsefe değildir, düşünsel olarak evrimi ispatlayamazsınız.

    birileri tübitak, tuka, uluslararası kaka vb. kuruluşların kabul ettiği için doğru olduğunu söyleyebilir ama bilimsel olarak kanıtı bulunmayan sadece felsefi açıklamalarla veya mevcut biyoloji/genetik bilgileri üzerine spekülasyonlarla savunulan bir iddiayı dogma haline getirip bilimsel gerçek diye dayatan şarlatanlara itibarımız yok. Ellerinde reddedilemez deliller olmadan söyledikleri yaradılış açıklamasından daha öte bilimsel değer taşımaz. bilimsel olarak test edilip doğrulanamayan bir açıklaması olmayan sadece spekülasyon yapar.

    aslında evrimi eleştirenler birilerinin bu teoriye inanmasını değil kişisel inançların ya da inançsızlığın ürünü bir iddiayı bilimsel dogma diye dayatan ahlaksızlığı eleştirmektedirler. onun ötesinde herkes istediğine inanır.

    not: adı abuzittin olanların evrim adlı kızlara aşık olması diye bir steve projesi de ben açayım da evrim kanıtlansın. inanan sayısının çokluğu bir iddianın doğruluğunu mu ispatlar inananların safdilliğini mi o inanılan şeye göre değişir. (bkz: yaygın olarak inanılan hurafeler)

    not 2: yazdıklarımı okuyup bilimsel bir açıklama ile karşılık veremiyorsanız bari susun. holiganlığınız bilimsellik olmuyor. sadece seviyenizi ortaya koyuyor. Buna rağmen illa bir şeyler yazmak için kendinizi zorlayacaksanız. Yemekteyiz darwin konusunda tartışın.

    not 3: spekülasyon veya sizin hayal ürününüz olan evrime karşı itirazları kendinize saklayın. bilimselliğe bakın. bilmiyorsanız bilimsel olmak nedir, bilim neyi kabul eder öğrenin.

    not 4: konuyu getirip din olgusuna bağlamak sizin evrime dine sarılır gibi sarıldığınızı gösterir. burada bilimsel kanıt isteniyor evrimcilerden.

    not 5: kavram kargaşası ile kafa bulandırmak acziyetten değilse cehalettendir.

    not 6: okuduğunuzu anlayamıyorsanız birşeyler iddia etmek için hiç zahmet etmeyin.

    son not: Allah'a inanmadığınız için evrimi savunuyor olsanız bile Allah rızası için zırvalamayın. *
    1 ...
  37. 571.
  38. Kambriyen patlamasından mütevellit canlıların ontogenilerini(bir organizmanın embriyonik gelişimi)'yi onların filogenilerinden(bir canlının evrimsel tarihi)den ayırarak ulaşılmaya çalışılan yaratılışçı safsatalarına hedef olmuş insan iradesinden bağımsız ve insanmerkezci anlayıştan uzak bilimsel teoridir. Teori dediysek bilimsel bir teoridir. Öyle bireysel kuşkuculuk davranışı gösterenlerin teorisi değildir.
    (bkz: kambriyen patlamasi/#4370739)
    0 ...
  39. 572.
  40. tek bir önermesinin kanıtlanamamış(yanlış değil, şimdi angutlar "aha bah çürümüş" diyecektirler. ayrıca daha mantıklı bir açıklaması da yok, malesef. olsa ilk ben savunurdum merak etmeyin) olması evrim olgusunun evrim teorisinden farklı olduğunu bilmeyenlerce açık olarak kullanılan, lakin yerine daha iyi bir şey söylenemeyenler tarafından eleştirilen teori.

    (bkz: evrim ve evrim teorisi arasındaki fark)
    (bkz: evrim ve evrim teorisi)
    (bkz: yer çekimi ve yer çekimi teorisi)*
    (bkz: yer çekimi ve yer çekimi kanunu)**

    not: tabii, sen 60 yıllık hayatında, labaratuvar'da bile bulunmamışsın. gözlemleyemiyorsun o yüzden. o yüzden "evrim yohtur". tabii... o yüzden teorisi bile var. biyologlar manyak ya, o yüzden bu "boş" şeyle uğraşıyorlar. sen biliyorsun, onlar değil. he gülüm he he... "boş işler bunnar boş hamzaabi"
    5 ...
  41. 573.
  42. insanların kendisini bir kez daha asagılamak için ürettikleri uydurmalardan biri.
    1 ...
  43. 574.
  44. maymunların anlamadığı ve bu nedenle kabul etmeleri mümkün olmayan teori.
    4 ...
  45. 575.
  46. kambriyen patlamasının doğruluğu önünde en büyük engellerden biri olduğu teoridir. bu bizzat darwin tarafından itiraf edilmiş ve dawkins gibi modern evrimciler tarafından aksini ortaya koyacak fosillerin bulunması ümidinden öteye bir şey söylenememiştir. gould'un diyalektik materyalizm tabanlı açıklaması ise daha çok dawkins ve diğer klasik evrimcilerler genler ve doğal ayıklanma üzerinde kavgaya yaramış, bilimsel medelden ziyade felsefei düşünceler öne sürmüştür. delil olarak bu dönemde kompleks canlıların aniden nasıl oluştuğu konusunda tek kelime bilimsel yani doğruluğu test edilebilir açıklama yapamayanlar felsefeyle kafaları bulandırmayı denerler.
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük