evrim teorisi

entry3508 galeri178 ses2
    351.
  1. kökküne kadar doğru bir teoridir. geçen gün bizim evdeki kuşu s.ktim hayvan maymuna dönüştü.

    büyüksün darwin baba.
    6 ...
  2. 352.
  3. odtü ve harvard mezunu olmayı bilimsellikle bir tutanlarla sidik yarıştırmanın anlamsız olacağını ortaya koyan teori.

    evrime karşıyım çünkü allah var diyerek muhteşem bir savunmaya imza atmışları ortaya çıkarması bakımından muhteşem bir teori.

    edit: sen devam kardeşim, evrim saçmalıktır de. dedin mi? şimdi gir http://www.sciencedirect.com'a . yaz, evolution primates diye title, abstract, keywords kutusuna, bas enter'a. kaç makale çıktı?* en sonuncusu temmuz ayında mı yayınlanacak? ee, hani tüm dünyada çürütülmüştü evrim teorisi?

    hadi canım, hadi güzelim, bana belgeyle gelin, belgeyle konuşun.

    ikinci edit: bilmeyenler için sciencedirect, pek çok bilimsel hakemli derginin bünyesinde toplandığı ve üniversitelerde araştırma yapanların en fazla başvurduğu uluslarlarası* veri tabanıdır.

    zorunlu olarak gelen üçüncü edit: eheh, bunu eksi oyluyorsan artık bu hasettir kardeşim, çatım çatım çatla. hani burda yorum; al sana belge getirdik.*
    9 ...
  4. 353.
  5. evrim, düzgün, aşağıdan yukarıya giden bir hareket değildir. milyar yılları içerebilen niceliksel gelişim süreçlerinin birikimiyle jeolojik zaman ölçeklerinde kısa sayılacak binlerce yıllık niteliksel sıçrama ve geçişlerle gerçekleşir; duraksama ve yok oluşları da içeren bir süreçtir bu. kopuş ve sıçramalarıyla niteliksel geçişleri içeren bir evrim olmasaydı, basit organizmalardan karmaşık yüksek canlı yapılara, (örneğin, tek hücrelilikten çok hücreli yapılara, sürüngenlerden memelilere, vs) doğru olan gelişim açıklanamazdı.

    bilim insanlarının evrim konusundaki son üç bulgusu:

    * ispanya'nın katalonya bölgesinde 2004 yılının sonlarında doğru, insan ve maymunun son ortak atası sayılabilecek 13 milyon yıllık bir primat fosili bulundu. kemiklerin yaklaşık 35 kilogramlık bir erkeğe ait olduğu tespit edildi. iskelette yapılan incelemelerde göğüs kafesinin geniş ve yassı, omurganın alt kısmının ise bükülmediği, kürek kemiklerinin maymunların aksine sırtta, bileklerin de oldukça esnek olduğu saptandı. uzmanlara göre, tüm bulgular dik durmaya ve ağaca tırmanmaya olanak verecek türden. özellikle dik durmaya uygun bir beden yapısının olması bu maymun türünü, insan gelişim sürecinde önemli bir yere oturtuyor.

    * kanada'nın 970 km. kuzeyinde kutup bölgesinde su hayvanlarının kara hayvanlarına evriminde bugüne kadar boş olan halkayı dolduran ve hem balık hem de sürüngenlerin ortak özelliklerine sahip olan tiktaalik'in fosili bulundu.

    * oregon üniversitesi'nde yapılan araştırmalarla yaşayan tüm canlıların tek bir ;ata genden türediği moleküler düzeyde ispatlanarak, basit hücrelerin karmaşık yapılara dönüşebileceği deneylerle ortaya konuldu....

    amaci tanri kavramini çürütmek degil hayatin mekanizmasini açiklamak oldugu halde vardigi sonuç itibariyle dinlerle ters düsen, bu sebeple dünyada ve türkiye'de harun yahya (nam-i diger adnan hoca) gibi kisiler tarafindan siddetli saldirilara ugrayan varolus teorisi...

    harun yahya ve benzerlerinin üniversite önlerinde bedava dagitiklari kitaplar, evrim teorisi'ni önce çarpitip sonrada çarpitilmis haldeki sözde evrim teorisini çürüten deliller sunduklarini iddia ederler. teori hakkinda sahip oldugu tek bilgi harun yahya'nin kitaplari olan okuyucu da hakli olarak "evrime göre bi boeing 747'nin parçalarini üstüste yigip 1 milyon sene beklersen uçabilirmis" , "güya zebralar yüksek dallara uzanmaya çalistikça boyunlari uzamis zürafa olmuslar", "biz maymundan gelmisiz" gibi abuk subuk söylemlerle evrim teorisinin saçmaligina inanirlar.
    oysaki teorinin asli bilinse bu anlatilanlarla ilgisi olmadigi anlasilabilir.

    bu konuda gerçekten bilgi sahibi olmak isteyenlerin önce "kör saatci" isimli kitabi okumalari, daha sonra harun yahya'nin kitaplarinda iddia edilen çürütme savlarini degerlendirmeleri tavsiye edilir.

    tabii bu tavsiye sadece din kitaplarinda anlatilanlarin dogru olmayabilecegi ihtimalini aklindan geçirebilecek cesarete sahip olanlar için geçerlidir. digerleri evrim teorisini "pesinden maymunlari sürükleyen kuram" seklinde tanimlamaya devam edebilirler.
    bu digerleri; bir kaç on sene içinde evrim teorisi ve onun dogurdugu mikrobiyoloji
    bilimi sayesinde yapilacak olan dna tabanli super-bilgisayarlar dna computer ordularinin en gizli haberlesme sifrelerini birkaç saniye içinde çözerken bu teknolojiyle de "maymunlar teknolojisi, gavur icadi" seklinde alay etmeye devam edebilirler.
    ayrica (bkz: genetik algoritmalar)

    edit: puhahaha bu entryi girildikten 10 sn.ye sonra eksileyen arkadaşı öpüyorum. polat abisinden öğrendi herhalde hızlı okumayı. bir de yazmayı öğrenirse kesin çöker evrim teorisi.
    8 ...
  6. 354.
  7. ciddiye alınması gereken bir teoridir. inkar yoluna gitmeyenlerinden, değerli vakitlerini bu konudaki şakalarımla heba ettiğim için özür dilerim. biri hariç.

    (#3505958)
    1 ...
  8. 355.
  9. big bang' den sonra ilk tek hücreli canlının nasıl oluştuğunu açıklayamayan sözde bilimsel teori.

    kendiliğinden var oldu diyene inanacağıma ben yarattım diyene inanmak daha mantıklı.
    0 ...
  10. 356.
  11. hala çabalamakta olanların "ben buna dayanamıyorum, ben bunu anlayamıyorum, nasıl olur, bik bik bik" diye hala karşıtı olarak birşeyler söylemeye çalıştığı, ancak henüz somut bir cevaplarını göremediğimiz teoridir.

    kafası bulanıklar için bir kez daha.

    (bkz: #3505968)

    edit: yorum içermeyen entry'ler bu kadar eksi oylandığına göre amma çok ezik bünye varmış

    - kanıt ortada ama olamaz olmamalı! basıyorum eksiyi!

    (bkz: cevab veremedi)

    **
    5 ...
  12. 357.
  13. birkaç ara geçiş formu:

    sudan karaya geçişte; Tiktaalik.

    onun babası da var; Panderichthys.

    ikisi arasında bir geçiş formu daha bulundu yakın zamanda; Gogonasus.

    haber kaynağı: http://www.alinteri.org/index.php?p=2636

    insanın evrimi ve ara geçiş formları için;

    http://tr.wikipedia.org/w...%BCr%C3%BCn%C3%BCn_evrimi

    ateşli savunucu olmadan önce, biraz okumak, aramaya inanmak lazım. gerisi zaten kendiliğinden geliyor.
    6 ...
  14. 358.
  15. evrim vardır ama evrimi tasarlayan bir yaratıcı da vardır denilesi teori. türlerin zaman içerisinde değişikliğe uğramadığını başka bir deyişle evrimleşmediğini savunmak ne kadar saçma ise bu değişimin rastlantılar sonucu gerçekleştiğini iddia etmek de o kadar saçmadır.

    ayrıca nerden gelip nereye gittiğini bilenlerin üzerinde kafa yormadığı teoridir. ancak rastlantılar sonucu türediğine inananların tersine evrim üzerine kafa yorup geldiklerine inandıkları yere gitmeleri şiddetle önerilir.
    2 ...
  16. 359.
  17. dindar kesimin genelinin ototrof hipotezi ile karıştırdığı teori. evrim teorisi hayatın nasıl başladığı sorunsalını konu edinmez. ayrıca evrim daha teori olmadan bir çok islam alimi tarafından dile getirilmiş ve savunulmuştur.

    (bkz: Cabir bin Hayyan)
    (bkz: Nazzam)
    (bkz: Cahiz)
    (bkz: Biruni)
    4 ...
  18. 360.
  19. darwin'in türlerin kökeni üzerine yazdığı kitaptan beri önemli bir noktada bulunan ve sürekli tartışılan kuram. öyle ya da böyle pek çok biyoloji ile uğraşan bilimadamı için en önemli kuramlardan biridir.

    evrim teorisi charles darwin'in öncesine dayanır. lamarck isimli biyolog aslen evrim teorisinin ilk geliştiren biyologlardandır. daha sonra ise charles darwin, lamarck'tan yola çıkarak kendi kuramını oluşturmuştur. pek çok açıdan bakınca lamarck'ın ilkel varsayımlardan çok daha ileri bir mevzide bulunan darwin'in kuramı, bugün bilim için çok önemli bir anlam ifade etmektedir. bu konunun doğrulanıp yanlışlanması pek çok bilimadamı için çok önemli bir bulguyu ifade etmekte, belki de kesin olarak doğrulanması bilim felsefesinde köklü değişime yol açabilecek bir kuramdır, evrim kuramı.

    türlerin kökeni isimli bir kitap yazdığından darwin, yalnızca türlerin kökeni ve ilerleyişi üzerine tezler öne sürmüştür. o nedenle "ilk madde nereden geliyor?" sorusunun cevabını verebilecek olanlar biyologlar ya da evrimciler değil, fizikçilerdir. önce bilimler arası ilişkiyi doğru tanımlayıp ondan sonra yorumlarda bulunmak gerekiyor. elbette bugün bir sürü bilim içe içe geçmiştir, fakat gene de araştırma alanları değişmemektedir bu bilimlerin. gene aynı soruları yanıtlamaya çalışıyor bilimler ve bu sefer birbirlerinden daha çok yararlanarak. bu yararlanmanın sonucunda ise sadece bilimler arası bir etkileşim doğuyor. yoksa bir bilimadamı tüm soruların hepsine birden cevap verebilecek mega cevap aramaz. zaten bunu başarabileceğini de sanmıyorum.

    gelelim şu matematik işlemlerine, hani evrimin çürütüldüğüne dair kanıtlar olarak sunulan. ya ben matematik adına hiçbir şey bilmiyorum ya da gerçekten matematik adına yeni bir şeyler söyleniyor. evrimin olasılıklarına dair ortaya atılan iddialarda evrimin gerçekeleşemeyceğini, çünkü aminoasitlerin bu kadar bilinçli bir şekilde bir araya gelme olasılığının 1/100.....0 gibi çok ufak bir sayı olduğu söyleniyor. oradaki sıfırlar belli bile değil. çünkü işlemin yapılması için değişkenlerin sayısının bilinmesi gerekiyor ki; bunu tahmin etmek imkansız. önce olasılık hakkında bir ufak hatırlatma yapalım. olasılık matematiksel ifade ile 0 ile 1 arasında bulunur. yani her zaman için belli bir olasılık 1'den küçük bir sayıya eşittir. diğer yandan olasılık işleminde paydadaki sayı sonsuza yaklaştıkça sayının gerçek değeri sıfıra yakınlaşır. ama bu kalkıp 0'a yakınlaştı diye sayının belli bir anda limit'inin alınması gerektiği anlamına gelmez. bu bir saçmalıktır, matematik adına bir uydurmadır. olasılık denilen şey zaten ufak sayılara tekabül eder.

    evrim'de işin aslı matematikte yatmıyor. gene doğa bilimlerinde yatıyor. ama evrimi kabul etmeyen pek sevgili yaratılışçılar, neden uzay'ın oluşumundaki evrime işaret ediyorlar o halde? big bang teorisine göre- ki o zaman bunu da teori diye atalım, doğru değil, ideolojik bunlar diyelim- uzay belli bir yoğunlukta ve sonsuzlukta bulunurken bir anda büyük bir şekilde patladı ve sonsuz büyüklüğe doğru evrildi. yani sonsuz ufaklıktan, sonsuz büyüklüğe milyonlarca yıl içerisinde ulaştı. burada bir evrim olmadığını, basitten kompleks bir yapıya gidilmediğini iddia edemeyecek birisi var mı? varsa onu bilimin gerçekliğine, tam da yüzüne bir tokat gibi patlayan gerçekliğine davet ediyoruz. işine geldiği zaman evrimi kabul edenler, işlerine gelmedikleri zaman onu reddetmesi kadar saçma bir durum olamaz.

    iş aslında çok basit. bilimin ve aklın sorgulanması isteniyor. bilimin ve aklın esir alınması bir takım çevrelerin işine geliyor. evrim teorisi asla bir ateizm propagandası değildir. bunu bu yüzden savunanlar vardır, doğrudur. ama işin aslı buna tekabül etmez. işin aslı bilimin bir alanının açtığı bir ufuk vardır ve aklın onunla özgürleşmesi, kendi kaderini ele alması vardır. doğa ve toplumu yasalarına böylesine işleyen bir kavramın, türlerin kökeninde henüz daha tam olarak ispatlanmamış olması, bilimin gerçekliğini değiştirmez, değiştirmeyecektir.
    6 ...
  20. 361.
  21. internete her ay belli yüklü bir mebla ödendiği halde bu aracı bilgi edinmek değil sidik yarıştırmak için kullananların, karşılığını google'dan (gizli bkz. da verdim, tıklayın bi, adresi çıkacak karşısınıza, korkmayın sakın) arayarak bulabileceği, ekşi, itü, ulu gibi sözlük fikriyle çok detaylı açıklamaların olduğu sitelerde soruların cevaplanabileceği (ki farkettiniz mi bilmiyorum, 20 sayfaya dayanmış başlık, chat başlığı olmadığına göre burda konuyla alakalı bilgi veriliyor) hadi hepsini geçin, ansiklopedik bilgi veren ve mümkün olduğunca tarafsız sitelerde (vikipedi) tüm bunlar açıklandığı halde saçma sorular soranların, ''ama bak bu böyle böyle, ee neden ama'' gibi çıkışlarda bulunanların saldırdığı kuram. burası sorun cevaplayalım sitesi değil, sözlükler böyle işlemez en basitinden. bir konuda bilgi alınmak isteniyorsa aramaya inanmak gerekir. aynı soruların cevapları defalarca verilmişken biz homo sapiens sapiensler kıçı yayan, armut piş ağzıma düş sapiens sapienslere dönüşmemeliyiz. yanlış mıyım?

    şu insanın uçma teranesine gelince, yorulmadan cevaplayayım. insan alet kullanma yetisini kazanmakla evrimde bir dönüm noktasına girmiştir. diğer bir deyişle, insanoğlu ihtiyaçları için, doğal zorluklar karşısında vücudundan ziyade aklını kullanan bir yaratıktır. uçmaya gereksinim duyduğunda zekasıyla kanat işlevi gören aleti geliştirir, avlanmak için aşırı güç kullanmaktansa keskin silahlar geliştirir vs vs. evrim insanoğlunda bedensel olarak gerilerken (yani ilk insanlar gibi soğuktan korunmak için kıllı yapısı yok olmuştur, kas gücüne dayalı işler azaldığı için daha zayıf, ilk insanlara [homo sapiens kastım] kıyasla daha güçsüz bir şekil almıştır) insanın mucizevi evrimi beyinde gerçekleşmektedir. insanlık tarihi açısından bile çok kısa bir tarih vereyim hadi, son 15bin yılda insan beyni ve dolayısıyla kafatası 15bin yıl önceye göre büyümüş ve beynini kullanma kapasitesi, yani elektrik alışverişi oldukça artmıştır. ''ek'' bu nasıl oldu peki diyenler için; meşhur anlatımla açıklayayım. 15 bin yıl kadar önce avcı-toplayıcılık terkedilmiş ve tarıma dayalı sisteme geçilmiştir. haliyle üretim nasıl daha çok olur, ne kadar su oranı verilmelidir, topraktan en iyi verim nasıl alınır, daha az güçle daha çok iş nasıl yapılırın cevapları aranmaya başlanmıştır. bugün bile kullandığımız kadastro teknikleri, arsanın yerini tespit sistemleri en basiti nil taşkınlarından sonra insanların arazilerini tespit etmek için yani bir ihtiyaçtan ortaya çıkmıştır. ''ek'' açın okuyun yahu, yazmadan önce biraz da okuyun be müminler. azıcık müslümansanız bari bunu yapın, kutsal kitabınızın ilk sözcüğü oku ile başlayan bir dine inananlarsınız bi de...

    ek/düz: ha bi de, bu yazıyı okuduktan sonra bi kişi daha evrim bir teoridir, ispatlanmamıştır tarzı giriye imza atarsa bana ö.m'den adresini yollasın, fizan'da olsan da gelip ağzını yüzünü kırayım senin. ulan daha bi sayfa öncesinde teori (kuram) denen şeyin ne olduğunu yazdım lan, bi sayfa önce lan, buna da mı bakmaya üşenirsiniz lan. (bkz: ya ben lan, neyse bişey demiyorum)
    7 ...
  22. 362.
  23. bazı bilim insanlarının fanatik dincilerden daha fanatikçe savunduğu teoridir. basitçe çürütülmesi zor olduğu gibi ıspatı da birkaç cümleye sığdırılmaya çalışılmamalıdır. Bunun yanında bir bilim adamının çılgıncasına ve aşağılayıcı ifadeler kullanarak savunduğunu gördüğümüzde bunu bilimsel yaklaşıma ve aydın düşünceye yakıştırmakta zorluk çekmemiz muhtemeldir.
    0 ...
  24. 363.
  25. temel mantık bilgisi-veya öğrenimi- olmayanların hakkında yorum yapmaması gereken teori. "insanın niye götü kocaman, erkeklerin niye damı yoh ayrıcana maymunlar niye hala maymun pekim? hı? yaa ya çürüttük işte homugagodumun siyoniz oyununu" diyerek kendinizi küçük düşürmekten başka bir şey yapmazsınız diyebilirim ancak bu insanlara. ha, illa ki "ben okumıcam, öğrenmicem homunagodumun kefere teorisi hakkında herhangi bişey, ben bildiimi okurum kardaşım" derseniz, ya da aramaya üşenirseniz, size şöyle bir örnek vereyim, amma dikkat edin, boolean mantık operatörlerini iyi kullanabilmeniz gerekli anlayabilmek için: insanın kanadı/kuyruğu/vs yok, çünkü kanadı/kuyruğu/vs si yok. bu kadar basit. ha ilerde belki kanatlı bir insan bireyi doğar, hatunlar "woauuw kanatlara bak beah" der, buna verip bundan hamile kalırlar, kromozom sayıları da tutar, çocukları da kanatlı doğar, sonra çevrelerindeki hatunlar da bu bebelere vermeye başlar, sonra kanatlı insanlar daha fazla prim yapmaya başlar, böylelikle insan türü kanatlı bir hale gelmiş olur, belki 1 milyon, belki 10 milyon yıl sonra. ha belki kanat yerine kuyruğu çıkar, aynı olay onlar için de geçerli olur, ya da belki bir değişim olmaz. önemli olan, burada anlatmaya çalıştığımız gibi, 1- bireyin hayatta kalabilmesi(geldiğimiz sağlık sistemiyle ölümcül genetik "deficiency"leri olmayan bireyler için bu şu zamanda çok olağan bir durum) 2- bireyin soyunu devam ettirebilmesidir. (bak bu işte biraz zor) kanatlı, 28 kollu, 32 götlü olmasının bir önemi olmadan. önemli olan bu iki maddeyi başarıyla gerçekleştirebilmesi, ayrıca bu özelliklere sahip olan genlerinin zamanla, soylar boyunca, vereceği döllerde baskınlık kurabilmesidir.(ha gerçekleştiremezse veya gerçekleştirse bile bu genler soylar boyunca çekinik durup sonunda yok olsa, o zaman kanatlı/kuyruklu/boynuzlu insanlar da ortaya çıkmazlar, bu kadar basit.) bu kadar. yani burada önemli olan evrimin "daima iyiye"(ki iyi nedir ne değildir orayı da herkesin kendi kanaatine bırakıyorum) gidiş olmadığını anlayabilmektir. eğer insan şu anki akıl seviyesine gelmeseydi, o zaman hala aptal olurdu, veya besin zincirinin üstündeki diğer hayvanlar tarafından ya yok edilirdi, veya bugün hala baskı altında kalırdı, bugünün dünyasında bu kadar teknolojik gelişim olmazdı, veya şu an biz burada olmazdık vs vs. işte bu kadar. biz buradayız, doğal döngünün en üstündeyiz, çünkü aklımızı kullanabildik. eğer böyle bir yeteneğimiz olmasaydı, o zaman bu olay da gerçekleşmeyecekti. (hoop hemen ters mantık kur: böyle bir yeteneğimiz olmuş, ve bu olay da gerçekleşmiş. al işte) bunu anlamanın neden bu kadar zor olduğunu bir türlü anlamıyorum. neyse, umarım anlatabilmişimdir.
    4 ...
  26. 364.
  27. Evrim teorisi politik temelinde dini dogmalar karşısında bilimsel verilerin geçerliğini savunan bir ontolojik analizdir. Müneccim olmadığımızı hatırlayarak Charles Drwin amcamızın bu işi bilimsel olmak için yapmadığını ancak elde ettiği verilerin gayet bilimsel analize tabi tutulacak nesnel olgular olduğunu görebilmeliyiz. Yani kalkıp da işi Karl Marx'ın Darwin amcamıza yazdığı teorinizi beğeniyorum sizi öpüyorum kıvamına indirgeyerek bir ideolojiye saldırı amacıyla reddediyorsanız daha işin başında yenilgiyi kabul etmelisiniz . Bak elin zeki muhterem akıllı protestanları akıllı tasarım diye bir şey icat ettiler onlar bile evrimsel gelişim sürecini kabul etme zorunluluğu duyarken bu yaratılışcılığın evrim teorisine getirmesi gereken son yaklaşımı " ene-l hak " düşüncesi olması gerekirken hala birilerine hoş görünmek için abuk sabuk temelsiz aforizmalar ile ortaya çıkmak ne kadar zafere giden yolu size getirecek anlamış değilim ? Şu saatten sonra evrim teorisyenlerinin ve bilim adamlarının muhatap aldığı kitle yaratılışçılar değil akıllı tasarımcılardır.
    Edit : Akıllı tasarım da yaratılışçılığın sosa bulanmış halidir . Yaratılışçılığın " bak biz bilimseliz , bilim tanrı'nın varlığını kanıtlıyor " formatıdır.
    2 ...
  28. 365.
  29. yaratılış inancı gibi bir inanç değil, bilimsel bir teoridir. yani, "inanmıyorum ben bu olaya la" deme gibi bir lüksümüz nedir? yoktur. tıpkı 2+2'nin 4 ettiğine, dna'nın kendini kopyalayan bir molekül olduğuna, dünyanın yuvarlak olduğuna inanmama gibi bir şansımızın olmaması gibi.

    edit: hala inkar edebilirsiniz, amma malesef, her zaman diyoruz ya, "yine de dönüyor..."
    7 ...
  30. 366.
  31. inananların (evrime) inanmayanlara oranla daha çok baskı kurmaya çalıştığı aşikar.
    evet binyıllarca süregelen bir değişim var fakat bu değişim kimisinin tanımladığı , (maymundan geldik) tesadüfleriyle dolu olan evrim değildir.

    ha tamam sen ısrar ediyorsan , "ben maymundan geldim banane banane" diyorsan , insanoğlunun atası maymundur diyorsan , ben kabul ediyorum senin maymundan geldiğini , rahat ol!

    hatta insan olmasaydın da hep maymun olarak kalsaydın keşke , daha iyi olurdu ...
    5 ...
  32. 367.
  33. dünya tarihinin 10.000 yıldan ibaret olduğuna inanmaktan, iki kurunun yanında 6 milyar yaşın da yandığına inanmaktan, dünyadaki tüm hayvan türlerinin tek bir gemiye sığdırılabileceğine hem de çifter çifter inanmaktansa daha bir cazip ve akli gelen teori, tez, kuram, iddia, gerçek, yalan vesaire siz adına ne derseniz artık. maymundanmı geldik yoksa maymunamı gidiyoruz orasını bilemeyecem ama bildiğim kadarıyla bu meşhur evrim zımbırtısı insanların maymundan evrildiğini iddia etmemekteydi.
    2 ...
  34. 368.
  35. 21. yüzyıl dünyasında yaşanan birçok gelişmenin kökeninde yatan teoridir. Çünkü;
    17. ve 18. yüzyıllar da Avrupa'da çok hızlı bir şekilde etkisini gösteren Aydınlanma hareketi, temelde daha barışçıl, sorunların bilimsel temelde çözümlendiği, materyalist düşüncenin etkilerinin gözlemlenebildiği bir hareketti. Ve bu hareket Avrupa'da öyle bir değişim yaratmıştı ki, insanlar artık savaşların, enerjiye hükmetme mücadelesinin sona ereceğini, sağlık ve enerji başta olmak üzere tüm sorunların bilimin yol göstericiliğinde biteceğini düşünmüşlerdi. Deyim yerindeyse herkes bulutların üstünde yürüyordu. Ancak 1859 yılında yazılan Türlerin Kökeni, herkesi bulutların üzerinden gerçekliğin dünyasına indirdi. Bu açıdan evrim teorisi, Aydınlanma hareketine karşı indirilmiş en sert darbedir. Toplumsal açıdan Aydınlanmanın getirdiği tüm öğretiler bir anda yerle bir olmuştur. Bilimin önderliğinde barış ve refah dolu bir dünya olsa olsa bir ütopyadır evrim teorisi için, çünkü mücadele gelişim ve evrilme için vazgeçilmezdir.
    Tüm bunların 21. yüzyılla ne ilişkisi olduğuna gelirsek; bugün yaşanmakta olan savaşlar, yoksulluklar, uluslar arası ilişkilerdeki karmaşık ilişkiler, bunların ve daha fazlasının hepsinin temelinde evrim teorisinin sosyal ve toplumsal hayata olan yansımaları yatmaktadır. Bazı arkadaşların belirttiği gibi evrim teorisi, emperyalist politika yürüten gelişmiş ülkelerin kullandığı bir araç değildir, tam tersi evrim teorisi gerçektir, ve bu ülkeler bu gerçekliğe hizmet etmektedirler. Ancak örneğin bu durum Irak'ın işgalini haklı çıkarır mı? Tartışılır. Ama bilimin amacı doğruyu değil gerçeği tespit etmektir ve tüm gerçekler Sayın Darwin'in haklılığını ortaya koymaktadır.

    edit: bu entrynin bugün yaşanan emperyalist yıkımı savunduğunu düşünmek sanırım oldukça yoğun bir çaba gerektirmektedir. görece yakın bir süre sonra bugün yaşanan sıkıntılar sona erecek, aydınlanma fikri yeniden dünyaya hakim olacak, bilimin önderliğinde barış ve refah dolu bir dünya hep birlikte inşa edilecektir. bu başka bir konudur. ancak bugünün eleştirisi yapılacaksa ve sosyal darwinzmin bu eleştiride yeri olmadığı düşünülüyorsa, bunu düşünenlerin bu eleştiride hangi öğretiyi kendilerine referans aldıkları şahsımca merak konusudur. Ayrıca Sosyal Darwinizme bizzat Darwinistler tarafından çekinceyle yaklaşıldığı doğrudur, ancak bilimsel öğretiler son tahlilde bireylerden bağımsızdır, Darwinistler doğru bulmuyor diye Sosyal Darwinizm doğru değildir demek, gülünç bir yaklaşımdır.
    8 ...
  36. 369.
  37. kapitalist sistem -genellikle- yaptıklarını sorgulamaz, yaptıklarında meşruiyet aramaz, yaptıklarını kendi kafasında ve vicdanında meşru kılar, kafalarda ve vicdanlarda meşru kıldırır, meşruiyeti aramak yerine onu bizzat yaratır, biz buna zihinsel masturbasyon diyoruz.

    bir film vardı, yanılmıyorsam küçük emrah'ın başrolde olduğu, bir çocuğun hasta olan babasını vurmasıyla başlıyordu. at hastalanır, babası baytar getirir ama atın kurtuluşunun olmadığını öğrenir baytar tarafından, atın daha fazla acı çekmemesi için onu vurur, zihninde bu olay yer eden çocuk da babasının daha fazla acı çekmemesi için aynı şekilde onu öldürür. çocuğa göre yaptığı meşrudur. çünkü, babasının acı çekmemesini ister, kendi vicdanı bu yüzden rahattır. ancak yargılanır ve hüküm giyer. bundan sonrası işin arabesk kısmı.

    darwinizm'in sosyal kısmına yani insan boyutuna ilk karşı çıkanlardan biri niçe'dir. o'na göre insanlar içinden çıkan ileri zekalı, üst düzey bireyler insanoğlunu ileri götürmez tam tersi insanoğlu bu ileri kişiyi ya yoketmek ya da pasifize etmek suretiyle ortalamayı sağlar. çağından ileri dediğimiz insanlara baktığımızda bunun söylenme nedeni o insanların o dönemde anlaşılamaması kaynaklıdır dikat edilirse, toplum bu kişileri anlamak bi yana dursun, kulaklarını tıkar, duymaya bile tahammül edemez. bu nedenle üstinsana varışta isa mitinin de geçmişi diyebileceğimiz çoban(zerdüşt) yöntemini öne sürer niçe, üstinsana ancak bir liderin yol göstermesiyle ulaşılabileceğini savunur.

    ancak ilk kısımda belirttiğim gibi, kapitalist insan yaptığı herşeyde tüm bunları kendi çıkarları adına kullanmaktan çekinmez, minareyi çalan kılıfını hazırlar yani. sosyal darwinizm emperyalist avrupa'nın (ve şu an amerika'nın) sömürmek adına yaptıklarını meşru kılmak için ortaya atılmıştır. barbar ve ilkel kabilelere demokrasi ve insan hakları götüreceğini söyleyen liderler kendi halkından gelen çatlak sesleri bertaraf etmek için, ''bakın bizim bu yaptığımız aslında meşrudur, biz insanoluna hizmet ediyoruz aslında'' diyerek yaptıklarını meşruiyet zeminine çekmeye çalışır, kimi insanlarda buna yürekten inanır.

    özetleyecek olursak, bugün yaşanmakta olan savaşlar, yoksulluklar, uluslararası ilişkilerdeki karmaşık ilişkiler, bunların ve daha fazlasının hepsinin temelinde evrim teorisinin sosyal ve toplumsal hayata olan yansımaları değil çıkar sahiplerinin herşeyi metalaştırması ve kendi çıkarına kullanması yatmaktadır.

    gene belirtmekte yarar var ki, türlerin kökeninin keşfi bilimsel aydınlanmayı sona erdirmemiş tam tersine bu konuda bir devrim yapmıştır. sosyoloji alanında marks ve engels'in tarihsel ve diyalektik materyalizm'ini dayandırdıkları temel de bilindiği üzere evrim teorisidir. ki bu sağlam ve bilimsel temeller sayesinde bugün kapitalizmin diyalektiği komünizm hala daha gerçekliğini koruyabilmektedir.
    2 ...
  38. 370.
  39. Toplumsal alana uyarlanması, emperyalist kuvvetler tarafından bir araç haline getirilerek, bu kuvvetlerin son 100 yılda gerçekleştirdikleri yıkımı meşru hale getirmek için kullandıkları öne sürülen teoridir.
    Bu düşünce de olan arkadaşların bu son 100 yıllık yıkımı açıklamak için sosyal darwinizm yerine hangi sosyolojik öğretiyi kullandıklarını merak etmekteyim..
    0 ...
  40. 371.
  41. sosyal darwinizm herzesinin çıkış noktası olarak görülmesi hatadır dedik, bugünkü siyasi yapının çarpıklığından sosyal darwinizm sorumlu değildir demedik. cümlelerimiz çok açıktı ama el mahkum biraz daha açalım.

    x düşüncesi var diyelim ve biz de bu x düşüncesinin taraftarıyız (bu örnekte evrim ya da darwinizm).
    bu x düşüncesini çaldıkları minarenin kılıfı olarak kullanmak isteyen kesimin, "x, y düşüncesini doğurur" diye ajitasyon yaptıklarını görelim (darwinizm, sosyal darwinizmi doğurur fikri).
    biz de muhalefetimizi y düşüncesine ve y'nin aslında x'le alakası olmadığına, sadece bi şarlatanlık olduğu üzerine temellendirelim (sosyal darwinizmin, evrimle, darwinizmle açıklanmasının abes ve sadece kötü niyet ürünü olduğu fikrini atalım).

    bu son derece açık laflardan sonra, karşı düşünce, "e peki sana göre y değilse bunların sorumlusu, ne peki" diye gelmesi hazin. çünkü biz y'yi temize çıkarmaya çalışmadık, y'nin x'le bi alakası olmadığını ileri sürmüştük. mantıklı itiraz olsa olsa x fikrine gelmeliydi. biz zaten y'nin taraftarı değiliz ki bize y'yi eleştirerek laf atılıyor. saçma..
    2 ...
  42. 372.
  43. bugünkü acımasız ekonomik dengelerin üzerine kurulduğu saçma teori.
    0 ...
  44. 373.
  45. bugünkü acımasız ekonomik dengelerle zerre alakası olmayan mantıklı teori.
    1 ...
  46. 374.
  47. 375.
  48. binlerce kez çürütülmesine ramen inatçı insanların halen yürütmeye çalıştıkları hatta sözde kanıtlar bulduklarını zannederek akılları sıra bilimden bahseden hümanist beyinlilerin oldukça acınası duruma getiren teoridir.

    evrim teorisi satanizmin ve dünya savaşlarının asıl çıkış sebebidir.
    2 ...
© 2026 uludağ sözlük