iki kişinin aynı evde yaşaması için gerekli olduğu düşünülmeyen resmi imza sonucu birlikte yaşama şekli.
çoğu kişi zaten '' elalem ne der ? '' düşüncesiyle evleniyor diye düşünüyorum. yoksa sevdiğim kadınla aynı yatakta yatıp sevişiyorsam kime ne yani ? ben başkalarının ne yaptığına karışıyor muyum ?
bir erkek ve bir kadının bir araya gelerek " haydi birbirimize bu dünya'yı zindan edelim " diyerek faaliyete başlamalarıdır. devletten de izin alarak !
o ne der bu ne der gecekondu dünyalarında aman herkes evleniyor bende treni kaçırmayıp evlenmeliyim varoş kafasında bireylerin alel acele bu işe kalkışıp sonra pişman olması hadisesi.
evli olupta çok mutlu insan az tanıyorum, özellikle çocuk olduktan sonra eşler arasında zevkli birliktelikler kalmıyor buna bir çok konular sebep olabilir. Tabi sonrasında ise insan doğası gereği kendinde heyecan istiyor ve aldatmalar başlıyor. Aldatmayı sadece fiziksel olarak düşünmeyin herkesin elinde telefon var ufak tefek yapılan sapıklıklar ile de yapılabilir.
riskli bir kumar. artık millet ileride nafaka koparırım mantığıyla evleniyor. gereksiz bir müessese artık. allah sağlık versin. sağlıklı olduktan sonra yaşasın every single day !
" Bir evlilik yaparken kendimize şu soruyu sormalıyız: Sonu yaşlılık olan o uzun yol boyunca bu kadınla sohbet etmekten keyif alacağına inanıyor musun? "
evlilik , birine aşiri güvenmektir.
dev risk almaktir, bu anlamda..
duygularini ve hayatini teslim edersin.
oysa ki,
gunun sonunda cogu boşanmayla bitiyor, etrafa bakinca...
sadece bir yerden birseyi izinsiz almak degildir hirsizlik.
seni kandiranlar da hirsizdir, vaktini bosuna alan biri de hirsizdir, umutlarini kiran, hayallerini yikan, senden insanlik alan ama hicbirsey vermeyen de hirsizdir.
seni uzen, kalbini inciten biri de hirsizdir .
gozyaslarini bosu bosuna doktugun kisilerde hirsizdir, emegini calan ve bunu gormeyen kisi de,
elini alan ve birakan kiside hirsizdir.
emek verdigin ve en sonunda emeklerini bosa cikaran insanlar ve butun dogrularini curuten insanlar da hirsizdir..
o yüzden güvendiğin an, hayatini mahvetmeye başlamaya da ilk adimi atmiş olabilirsin.
Baştan geçmiş olan bazı tatsız olaylardan kaynaklı kafada kurduklarımın beni belli belirsiz avlaması sonucu bir türlü alışık olmadığım bu kavramın kıyısına beni bir kişi getirebildi. Ve haberi bile yoktu. Sadece onun bir başkası ile evlenmesini vereceği zararı ve benim onsuz yaşamamın ne kadar karanlık olacağını gördüğümden ayrılmasını beklediğim bir arkadaşlığın içinde buldum kendimi. Derken ayrılığın olmayacağını ve kendisini bu zindana kapatacağını gördükten sonra kendsini alev Benjamin in de istediği gibi let me down slowly kıvamında özgür bıraktım kendimden. Son sözlerim de yüzüne karşı sen benim her şeyimsin ve ben senden vazgeçiyorum olmuştu. O günden beri yok başka bir şey.
'evlilik kale gibidir dışarıdakiler girmek ister içeridekiler çıkmak ister.' diye bir söz vardır. 20-30 yaş arası gözünün kara olduğu zaman evlendin evlendin yoksa yaş kemale ermeye başladığı anda artık hiçbir şeye hevesin kalmadığı gibi evlilik içinde hevesin olmuyor. hele ki şu ülke şartlarında evlenmek kumar oynamakla eşdeğer...