bazen bir mesaj beklemek. onu yanında hayal ederek uykuya dalmayı beklemek. gündüz kahvede adamlarla sohbet ederken bitse de gitsem diye beklemek. hayatıma renk katacak birilerinin girmesini beklemek. bu liste uzar gider.
Ne de güzeldir ama, aramak-- acılı; ama, nasıl da yüce, beklemek..."
-Oruç aruoba.
Gelmeyeceğini bilmiyorsun ama bekliyor insan. Geleceğine bir ihtimal olsa bile beklemez mi bir ömür?
Belki gelir? Ne malum, gelmeyeceği? Beklemek de güzel, ister gelsin ister gelmesin, sevdiğini...
Var mı daha ağır yük zamanı çekmek kadar?
Yaşama sebebimsin; su kadar, ekmek kadar.
Ayrılığın özlemin her şeyin bir hazzı var.
Seni anmakta güzel seni beklemek kadar.
şu sıralar en çok yaptığım şey.
giden zamana da o kadar üzülüyorum ki.
bir hiç için beklediğimin de farkındayım.
ama ne enerjim var ne de gücüm.
Potansiyelimin olduğunu biliyorum da. yetmiyor ki bu.
yıllardır beklemekten başka bir şey yapmıyorum. odamda sigara dumanına boğduğum kaktüsle aynı kaderi paylaşıyorum. nasıl olacak bilmiyorum. akıl sağlığımı kaybediyorum.
Umudu saniye saniye yiyen eylem/eylemsizlik. Beklediğini istediğin için beklersin. istediğin her gelmediği zamanda da tükenirsin. Bir de kötü olacağını bile bile bekleme durumu vardır, ölümü beklemek gibi, ama bu daha önemsizdir. Zaten doğduğumuz günden beri öleceğimiz günü bekliyoruz, ancak güzel şeyleri beklemek daha yorucu, daha bir an önce olsun sebepli candan alan.