Hassiktir oradan.. kendi cebinden 114 milyon dolar vermiş bir adam, kumbaraya göz diker mi? Salak salak konuşmayın.. kumbara sembolik bir kelime.. az kafayı kullanın ya.. boşuna taşımayın şu beyni...
ayrıca adam tatlı cadı ya verilen tazminatın nedenine kafa yormanızı istiyor.. çünkü olay enteresan. Fatoş kavga ediyor. Tazminatsız işten çıkarma hakkın var bunu geçirmişsin.. neden geçirirsiniz diye tff ye kızıyor.. hadi geçti süresi fatoş a ne demeli tazminat alabilmel için 1905 tl maaşla gs de teknik direktörlük yapıyor. Bak bak şovlara bak.. kim inanır lan buna? Ayrıca fatoş a verilen tazminatta sadece fenerbahçenin değil tüm kulüplerin hakkı var. madem zor durumdayız ve bu tazmanatın ödenmeme ihtimali var neden tff yi zor duruma sokuyorsun diye sorguluyor?
fatih terim'in sümüğü kadar türk futboluna hayrı dokunmamış futbol cahili yalı bebesi. hukuktan, tazminat ve cezai şart kavramlarından, federasyonun özerk tüzel kişiliği ve bütçesinden, geçmiş cari hesap döneminin geçtiğinden ya zerre haberi yok ya da neyin ne olduğunu çok iyi bildiği halde ortalama altı bilgisiz taraftar kitlesinin gazını almak için salağa yatıyor.
fatih terim 2013'te yılda 3,5 milyon euro olmak üzere 5+2 yıllığına türkiye futbol direktörü olarak milli takıma imzasını atmıştır. en gerizekalı şahıs bile bilirki haksız fesih durumunda işçinin elde edebileceği geleceğe ilişkin tüm potansiyel masrafları ödersin (galatasaray'ın prandelli'yi 10 maçta kovmasına rağmen 4,5 milyon euro bayılması gibi) dolayısıyla burada fatih terim'in 2016 yazında kovulduktan sonraki sürece ilişkin 4 yıllık alacağı olan 14 milyon euro ve primlerle birlikte yaklaşık 15 milyon euro civarında parayı talep etme hakkı bulunurken, fatih terim'in sözleşmesinde bulunan özel madde gereğince "kovulduktan sonra farklı bir kulüple anlaşana kadar 1 yıllık ücreti ödenir" benzeri, aradaki ücreti dengeleyen bir madde bulunuyordu. yani bu madde aslında federasyona, fatih terim ile 7 yıllık sözleşme imzalansa bile kovulduğunda yalnızca 1 yıllık tazminat ödenebilecek bir statü yaratıyordu. fatih terim kovulma sürecini bizzat twitter'dan detaylı şekilde anlattı. yıldırım demirören ile karşılıklı olarak anlaştığını, yaşanan olayın bulunduğu makama yakışmadığını ve bu nedenle istifa edeceğini, fakat bu talebin demirören tarafından kabul edilmediğini, ancak bir süre sonra servet yardımcı'nın özel ısrarıyla tekrar görüşmeye bile çağırılmadan kovulduğunu, bunun üzerine yasal alacağına başvurduğunu teker teker anlattı ve mahkeme beyanlarında da geçirdi. yani bu ali koç'un anlattığı masaldaki gibi, hem anlaşıp hem tazminat ödeme gibi bir durum yok, yapılan görüşmeden iki hafta sonra servet yardımcı ısrarıyla cebren kovulma var. fatih terim alacağını alıyor, avukatlarına kazanılacak miktarı çocuk esirgeme kurumuna bağışlanması için talimat veriyor ve adil yargılanma ilkesine aykırılık oluşmasın diye bunu medyadan gizliyor. hakkında atıp tutan, yetim hakkı yiyor diye konuşan, her türlü karalamayı yapanlar varken kendisi de ailesi de suskunluğunu koruyor, mahkeme miktar üzerinden hakkaniyet indirimi yaparak 5,5 milyona kadar tazminatı düşürüyor ve dava ancak kazanıldığında bu ücretin çocuklara bağışlandığı açıklanıyor.
bu süreç öyle bir süreçtirki, fatih terim yetki sahibiyken kendisini kovdurtan servet yardımcı'dan ve federasyon yönetim kurulunun cebinden kuruş kuruş parasını almış ve o parayı da çocuklara bağışlayarak bu insanlara yüzyılın ayarını vermiştir. üstüne üstlük bir de sezon sonu şampiyon olup "kariyerimdeki en anlamlı şampiyonluk buydu" diyerek yapacağı giydirmeyi de en temizinden yapmıştır. ve üst üste 2.şampiyonluğuna yürürken de bu federasyon heyeti başkanın istifasıyla görevi bırakmıştır.
bu ülkede bugün şenol güneş 19 milyon tl yani yaklaşık 3 milyon euro civarı maaş alıyor.
abdullah avcı maaşını aylık 150.000 tl olarak açıklamıştı.
lucescu'ya fatih terim'in aldığı ücretin yaklaşık olarak aynısı ödendi.
guus hiddink ise 7 milyon euro gibi olağanüstü bir rakamla en yüksek maaş alan teknik direktör oldu.
bu ülkede federasyon amatör kulüplerden lisans parası, yayın geliri, sponsor geliri, havuz geliri, bunların kulüplere olan dağıtımları, sezon başı yapılan ekonomik anlaşmalar, saymakla bitiremeyeceğiniz milyarlarca liraya ulaşan miktarlarda ekonomik kararlar alıyor, tercihler yapıyor, bir tek 3 yıl önce milli takımdan kovulup geçen yıl sonuçlanan dava neticesinde fatih terim'in aldığı, hatta almayıp bağışladığı para mı koskoca federasyondaki problemlerin başı oluyor? tabiki hayır. bunu ali koç denen herif dibine kadar biliyor, ama tarihin en rezil başkanı olduğu için, taraftarın gazını almak istediği için, futbolsever kitle ülkenin en iq ortalaması düşük cenahlarından olduğu için, fenerbahçe taraftarının avunmayı seven bir kitle olduğunu bildiği için, inatla, ısrarla, bu konuyu defalarca açıyor ve açmaktan vazgeçmeyecek. bu sezon yine şampiyonluğu kaybetsin yine bu konuyu konuşacak, zira çaresiz, zira yönettiği kulüpteki ahmakça zihniyet bunları çok güzel yer içer, onun da saltanatı sürer.
fatih terim hocamızın çocuk esirgeme kurumuna bağışladığı tazminatı halen dilinden düşüremeyen beyinsiz malın tekidir.
kendisine şöyle bir tavsiyem var; sen boşver güzel bir kuruma giden tazminatı da, ''biz aynı anda; vitor pereira, aykut kocaman, phillip cocu bir de eskortçu ersun'a aynı anda 4 hocaya nasıl para ödüyoruz," falan diye bunlari düşünsün bence..
galatasaray sizi falan aşar,kendi işinize gücünüze bakın..
10 gün sonra galatasaray'ımız süper kupayı kazanırsa ilk başkanlık sezonunda galatasaray'ın üçlemesini görerek yeni bi rekor kıracaktır.
benden bi tavsiye de 7enevlilere; vizyoner dilenci sizden iki dönem yani 6 yıl istedi verin vizyonere iki sene sonra seçin tekrar, galatasaray'ımızın efsanesi büyük başkan aziz yıldırım'ın kupa rekorunu 5-6 yıl gibi kısa bir süre içersinde kırmasını bekliyorum *
Kendisini birebir tanıyan biri olarak kulüp başkanlığı vs. ile değil kibarlığıyla, alçakgönüllülüğüyle, karşısındakinin insan olduğunun bilincinde oluşuyla; kısaca insan gibi insan oluşuyla değerlendirdiğim adam.
başkanlıkta başarılı olmuş/olmamış, maçlar kazanılmış/kaybedilmiş, paralar gelmiş/gitmiş; bunlar oldukça gelip geçici şeyler. kalıcı olan şey kişinin karakteridir ve insanlarla ilgili konuşurken geçici değil kalıcı şeylere odaklanmamız gerektiği düşüncesindeyim.
taraftarların ayrıştırıcı tutumlarından gına geldi artık. büyüyün ve kendi takımınızın başarılarıyla mutlu olup, kendi takımlarınızın başkanlarına methiyeler yazın. diğer takımların mağlubiyetlerini bir kenara bırakın, başarısızlıksa bunu o takımın taraftarları/başkanı/futbolcusu düşünsün. ama insanlara başarılı olmak yetmiyor, diğerlerinin de başarısız olduğunu görmek istiyorlar, bu onlara daha çok zevk veriyor. öyle değil mi?