yine bize tebessüm ettirdiler.
malum, güldüğümüz zaman alınganlık gösterenler yüzünden vatan, millet, halk, kanun, yasa, hukuk vb gerekçelerle başımızı bu ileri demokraside ağrıtmayalım.
hem tebessüm etmem "ay ne kadar da yasaya kanuna uyuyoruz" diyedir. yanlış şey etmeyin yani...
asıl beni güldüren, en çok güldüğüm ise siyasetçi denilen bazı saygısız sorumsuzların çıkıp bir birine ağıza alınmayacak, kavgada bile söylenmeyecek, söylense cinayet sebebi olup ceza indiriminde gerekçe olacak küfür ve hakaretleri (bakınız: meclis tutanaklarına giren küfürler, hakaretler, kavgalar) bir birine etmesi ve de bunu ekranlarda naklen yayınlayanlara bir uyarı ve yaptırım yapılmaması.
tabi ki burada birileri çıkıp "ne olmuş ki canım? ileri demokrasilerde bu onların suç işleme özgürlüğü olan dokunulmazlık hakları" diyebilir, haklılar da ama bu bazı siyasetçiler bir birine yaptıkları küfür hakaretten hızını alamayarak bize-bana da küfür ediyor.
onlar gibi düşünmüyoruz, dünyayı onlar gibi anlamıyoruz - yaşamıyoruz ve onları onaylamıyor, karşı çıkıyoruz, içki sigara içiyoruz, cinsel tercihimiz farklı diye bizim vatan hainliğimizden girip, din iman ülke bayrak millet düşmanlığımıza gelip, namussuzluğumuz şerefsizliğimizden çıkıyorlar.
yok yani, biz onlara kırmızı plakaları, ceylan derili koltukları, yetkileri bize küfür edin diye mi verdik, ballı kaymaklı maaşları, dünya'da örneği olmayan kıyak emekliği "beline kuvvet aslanım" diye mi verdik?
hadi verdik diyelim...
bu onların (sorumsuz siyasetçilerin) suç işleme özgürlüğüne dönüşen immunity durumu( uluslar arası hukuk ve evrensel hukuk sistemlerinde (modern) immunity impunity'e dönüşmemeli) ama bu kadar tehdit hakaret ve hatta küfür eden bazı siyasetçilerin söylediklerini yayınlayan tv'ler için neden bir uyarı ikaz yatırım olmuyor diye de insan soruyor.
aslında tüm bu sorumsuzluklarla bize değil, türkiye cumhuriyetine ve temsil ettiğiniz değerlere zarar veriyorsunuz.
tabi ki bir yayın organı susturulabilir, bir düşünce yasaklanabilir. demokrasi, özgürlük, hukuk diyerek kimse benim veya başkasının yemek yerken karşısına geçip burnunu karıştırma hakkını kendinde göremez.
özgürlük sorumsuzluk değildir, demokrasi ise çapsız insanların cenneti değildir. hukuk ise kanun ve yasalarda var diye dokunulmazlık içinde suç işleme özgürlüğü, cezadan muaf olma durumu değildir.
edibüdü: immunity dokunulmazlık, impunity cezadan muaf olma ayrıcalığıdır.
basitçe anlatmak gerekirse... evrensel hukukta impunity "Cezasızlık, özellikle hukukun üstünlüğü geleneğinden yoksun olan veya yaygın yolsuzluktan muzdarip olan veya yerleşik himaye sistemleri - sosyal sorumluluk ve bir arada yaşama kültürü baz alınmamış din, kültür, ırk, ideoloji, çıkar bazlı kabile kültürü - içeren veya yargının zayıf olduğu veya güvenlik güçleri mensuplarının hukukun eşitlik ilkesi geçersiz kılınarak özel yargı yetkileri veya dokunulmazlıklarla korunduğu ülkelerde yaygındır." şeklinde tanımlanır.
bunların hepsinin yaşanma sebebi ileride olacaklardan sonra mağduru oynamalarına, tüm dünyalarını başlarına yıktıktan sonra ağlamalarına karşı bir birikim sağlamaktır.
tek kelime edemeyecek, tek damla gözyaşı dökemeyecekler...
çok değil 1-2 sene içerisinde akit, atv, ntv, ahaber vs vs. tamamının karartılması için zemin yaratıyor. o günler geldiğinde hiç kimseden tek bir itiraz sesi yükselmeyecek. bu kararlardan en çok bahsettiğim kanalların endişe duyması gerekiyor. bunlarda o kafa olmadığı için, başlarına geldiğinde anlayacaklar.
çok değil 1-2 sene içerisinde akit, atv, ntv, ahaber vs vs. tamamının karartılması için zemin yaratıyor. o günler geldiğinde hiç kimseden tek bir itiraz sesi yükselmeyecek. bu kararlardan en çok bahsettiğim kanalların endişe duyması gerekiyor. bunlarda o kafa olmadığı için, başlarına geldiğinde anlayacaklar.
hayalperest bir yaklaşım. bunu savunan güruhu iyi tanımak lazım bunu için...şöyle açıklayalım; şu anda sözcü ve halk tv ye yapılan bu muameleyi "haklı" bulan tipler, işler değişir ve aynı muamele akit e, a habere yapılırsa (ki muasır medeniyet seviyesinde, basın özgürlüğünü savunan hukuka saygılı insanlar olarak bunu asla tasip etmez bizim gibiler) en başta bugün bunu savunanlar bas bas bağıracaklar bunun aksi yönde...
aynı şey mevcut cb hükümet sistemi için de geçerli misal. bugün bu sistemi savunanlar, yarın cb ve bakanlar seçim sonucu başka partiden seçilir ise bu arkadaşlar bu sistemin ne kadar yetkilerin tek kişide toplandığı ve doğru olmayan bir sistem olduğu konusunda sabah akşam konuşacaklar.
herkes kendileri gibi olsun istiyorlar, Ne söylerlerse hiç sorgulanmadan kabul edilsin, Kime, neyi uygun görürlerse itiraz edilmesin, Kime, ne kadar verirlerse razı olunsun istiyorlar, zaten rtük denen kurumun, sözcü, halk tv ve diğer muhalif kanallara aslan kesilirken, yandaş kanallara kedi gibi davranması bu yüzden.