--spoiler--
Amerikalıların Atatürk'üdür bu adam.
--spoiler--
abd'nin atatürkü değildir atatürk ile kıyaslanması saçmalıktır. atatürk işgalcilere karşı anadoluyu ve halkı organize ederken karşısında kendi cenahından olan ama milletine ihanet etmiş olan bir istanbul hükümeti ve hilafet makamı vardı. halkın içindeki bir azınlık da onlardan yanaydı. atatürk yokluk ve ihanet ile de bir mücadele vererek cumhuriyeti kurdu. george washington dediğiniz şahıs ise böyle şeylerle uğraşmadı. ingiltere'ye karşı savaşırken bir yandan kızılderililere soykırım yapmayı ihmal etmedi. ayrıca virginia'daki çiftliğinde yüzlerce kölesi ve marabası olan bir beyaz feodaldi. atatürk ise osmanlı'nın son döneminde yetişmiş olan köleliği, feodal beyliği kesin bir dille reddeden ve bireyin özgürlüğüne önem veren bir dünya görüşüne sahipti. 1923'te isterse kendi sultanlığını da ilan edebilirdi bu imkanı vardı ama her insanın hür iradesiyle yetişmesi hakkı olduğunu düşündüğü için cumhuriyeti kurdu.
dolayısıyla abd'li soykırımcı feodal bir toprak ağası ile çağının ötesindeki bir türk subayını kıyaslamak çok da mantıklı değildir.
gerçek halifelik raşidin halifeliğinin son halifesi ali bin ebu talib (bkz: hz ali) ile birlikte son bulmuştur. halife, şura denilen bir kurulla seçiliyordu. ancak hz ali'nin ölümünden sonra halifeliği ele geçiren muaviye seçim dönemini bitirdi kendinden sonra oğlu başa geçince halife o oldu. halifelik islam dünyasında hükümdarların meşruiyetlerini sağlayan bir araç haline geldi. sonraki yüzyıllarda da kan ve savaş ile islam devletleri halifeliği birbirlerinden aldılar. zaten emeviler, abbasiler, memlukler, fatımiler, osmanlı bu ülkelere bakıldığında resmiyette halife olarak geçen fakat halifelikle hatta hükümdarlıkla alakası olmayan pek çok kişi islam halifesi olarak tarihe geçti. tarihe bakıyorsun adam saraydan çıkmamış, 50 tane 100 tane cariyesi var her biri oğlunun tahta geçmesi için entrika çeviriyor, vezirlere ve diğer devlet adamlarına saçma sapan görevler vermişler, pek çok isyanın çıkmasına sebep olacak kararlar almışlar, halkı canından bezdirmişler ve bütün bu saçmalıkları ben islam halifesiyim diyip perdelemeye çalışmışlar. etraflarındaki huhucu ulema kesimi de halkı bu masallarla uyutmuş. 8.yy ile 15.yy arasındaki islam rönesansı döneminden bu yana bir tane adam gibi bilimsel, teknolojik ilerleme olmamış, sorun çözme yöntemi üretilmemiş, bu kadar bilimsel eser veren islam coğrafyası 15.yüzyıldan sonra tamamen yozlaşmış bir dini eğitime yönelmiş, kız çocuğunu kadınları okutmamış mal gibi kullanmış nüfus sayımında bile saymamış, matbaayı hattatlar işsiz kalmasın diye getirmemiş, kuranı kerimi türkçe ve diğer müslüman milletlerin diline çevirip açıklamamış öyle yıllarca arapça grammer öğretmiş, elindeki coğrafyanın arkeolojik ve tarihi değerini algılamamış çözmek için bir adım bile atmamış hep batı'dan gelen arkeologlar ve tarihçiler çözüp yazmış aktarmış.
sizce hüküm verenlerin meşruiyetini sağlamak için bir araca dönüşen bir kurumun türklere faydası olmuş mu gerçekten ?
Ruhsal ve akli problemlerinin bulunmasıdır. Fethullah gülen, adnan oktar, hasan mezarcı, mehmet ali ağca vs... hepsine bakın hepsi akli ve ruhsal problemi bulunan tiplerdir.
Daha dün akp izmir için video yayınlarken izmir marşını koydu arka plan müziğine. Ne çökmesi lan ahahaha ? Çöken bir şey varsa o da siyasi ve toplumsal ahlak. 25 yılda anasını bellediniz evet.
(bkz: emevi dini) denen muaviye'nin başını çektiği oğlu yezid ve soyundan gelenlerin devam ettirdiği bir taktiktir. cuma namazının farzından sonra okunması gereken hutbeyi farz ile ilk sünnetin arasına almışlar her hutbede kendi değiştirdikleri sapkın inançlarını yaymak ve yönetimlerini meşrulaştırmak için bu taktiği kullanmışlardır. günümüzde tüm camilerde hutbe sünnet ile farz arasında yaklaşık yarım saat sürüyor ve bu saçmalık devam ediyor. diyanet kurumunun günümüzdeki cuma hutbeleri de bu şekilde devam etmektedir.
Kendisi ve hadis kitabı hakkında yazılmış güzel bir yazı. Bugün bu adamın duyumlarını derlediği eseri, kuranın üstünde tutanlar var. Kitabın içinde akla mantığa uymayan pek çok hadis var. Adam hadis dediği yazının içeriğine değil de isnat edilen kişiye bakıyor yani bunu falanca adam söylediyse tamamdır diyip sahih hadis diye eklemiş ama o kişinin yanlış hatırlayabileceğini ya da art niyetli bir şekilde değiştirebileceğini göz ardı etmiş.
Buhari, davud, tirmizi, Müslim gibi isimler bugün kendisine ehli sünnet diyen grubun yani sünnilerin özellikle de sünni cemaat ve tarikatların putlarıdırlar. Bunlar bir şeyi rivayet ettiyse kesin doğrudur der hiçbir şey sorgulamazlar hatta siz kurandan bir ayet gösterdiğiniz zaman ayeti bile yok sayabilecek kadar sapıtmış kimselerdir.
Açıkçası Hristiyanlıkta tarsuslu pavlus ne ise Kendisi inun gibidir. Nasıl ki hz isa'nın öğütleri pavlus tarafından yeniden kaleme alınıp çarptırılmış ve isa, tanrı'nın oğlu olan edilmiş ve teslis saçmalığı hristiyanlığı değiştirmiş ise buhari ve türevleri gibi şahıslar da bunu yapmaktadırlar. Günümüzde buhari ve türevlerini savunan tiplere bakıldığında her şey aslında anlaşılıyor. Pavlus'un inşa ettiği yeni Hristiyanlık martin Luther tarafından başlatılan bir hareketle (bkz: reform) canına okunmuştur. Tabi coğrafya ve toplum farkı var. Acaba günümüzde buhari, davud, tirmizi, Müslim dörtlüsünün duyumlarını aşabilecek bir Müslüman luther çıkar mı ?
--spoiler--
bilimsel araştırma, başka soru?
--spoiler--
Bilimsel araştırması karl marx'ın cin olduğu, Shakespeare'in şeyh pir olduğu vehimler mi ? Demiyorsunuz ki zamanında kenan evren tarafından rejime ve milli duygulara düşman olduğu için s*ktir edildi ülkeden diye.
Tsk'yı suudi arabistan'ın koruma timi yapan aynı zamanda abd ve israil'in emperyalist amaçlarına hizmet eden anlaşma. Sanki düşman yokmuş gibi husileri de düşman edindik.
Kanuni'den sonrasını 4.muradı ve birkaç tanesini saymazsak gerisi tırttır. Kafes sisteminde yetişmiş, ulemalarca beyinleri yıkanmış hükümdarlardır. Kanuniye kadar bakın hepsi bir ilde valilik görevi yapmış ve iyi bir devlet terbiyesi ile şehzadelik eğitimi almış padişahlardır. Ne zaman ki kafes sistemi geldi o zaman Osmanlıda yozlaşma başladı.
Emevi bayraktarlığı yapan ülkede olur böyle şeyler. işlerine gelince hz ömerin adaleti derler işlerine gelince halkı fakirleştirip saraylarda kafes halifeliği yaparlar. En net örneği (bkz: abdülhamid)
islama verdiği zarar ortadadır ancak babasından daha az zarar vermiştir. babasına hazret denebilirken kendisine tü kaka edilmektedir. halbuki babası daha büyük zararlar verdi islam dünyasına. gerçi al oğlunu vur babasına.
türkiye'de bazı kişilerde yaygın olan leş zihniyettir. islam tarihine bu adam ve oğlunun verdiği zararın, tahrifatın haddi hesabı yoktur.
(bkz: cemel vakası)
(bkz: sıffin savaşı)
(bkz: yezid)
(bkz: kerbela katliamı)