bakırköy iett durağına gelen taksim otobüsüne, neredeyse tüm yolcular yüklendi. ( ne işi var bu kadar insanın taksimde diyesim geldi o an)
her durakta 5er kişi daha almak isteyen şöförümüz en sonunda otobüsü balık istifine soktu. cevizlibağ durağına gelindiğinde ön kapıdan yolcu alamayan zeki şöförümüz orta kapıyı açmaya çalıştı ama nafile! insanlar dışarı fırladı. ( hesap edin otobüs içindeki sıkışmayı) durakta bekleyen bir anne ve oğlu arasında geçen diyalog;
-oğlum hadi gel binelim otobüse
+anneeeyy ben bu otobüşe binmem
-neden oğlum?
+bu otobüşe bineysek patlayy
otobüsteki tüm yolcular aynı anda kahkahalara boğuldu..
sıcaktan dolayı tüm sınıfın mayıştığını gözlemleyen hoca dersi uygulamaya dökmek istemiş ve bahçeye çıkarıp okul ahalisinin ve yoldan geçen araçların gözü önünde okul etrafında koşu yaptırmış, dörtlü gruplar halinde yarıştırmış, açma-germe hareketleri yaptırmıştır. şükür ki okul dediğimiz kuruluş iki bölümlü bir üniversite de etrafında koşmak fazla yormadı. tüm bu aktivitelerden sonra alışık olmayan bizlerin eli-ayağı tutulmuştur taktir edersiniz ki.
kafeteryada otururuz yorgunluk atarız belki gibisinden kafeteryanın yolunu tuttuk. ismini vermek istemediğim bir arkadaşım da ( versem tanıyacaksınız sanki ama gizli kapaklı gizemli olsun ) ayağını uzatacak sandalye almaya üşendiğinden ayaklarını dizlerime uzattı. amsterdam biletlerimiz halihazırda kesilmiş olduğundan bu davranışına bişey demedim. bir süre sonra ayağım istemsiz olarak titremeye başladı. arkadaş da yorucu beden eğitimi dersi sonrası bu titremenin masajımsı etkisine kapıldığından yüzünde mutlu bir tebessüm belirdi. rahatladığı, bundan zevk aldığı her halinden belli oluyordu. bunun üzerine spaltula nickli öküz, ortamda bayan olmasına, üstelik bu bayanın bahse konu arkadaşın müstakbel flörtü olmasına aldırmadan
- adama bak orgazmik zevk alıyor.
gibisinden bişey söylüyor. tam hassiktir lan kız var burada tam öküz konumuna düştüm şimdi diyecekken imdadına ortamdaki kızlardan olan üstüne üstlük arkadaşın müstakbel flörtü olan kız yetişiyor
okul gezi düzenleyecektir. öğrenciler kantinde bu konu hakkında konuşmaktadır;
- gezi varmış gitsek mi?
+ bilmem ki kaçındaymış?
- 14ünde galiba.
+ hadi ya iyiymiş. ayın kaçına geliyor o?
- .... *
sekreter: selam
ufuk: selam
sekreter: faks çalışıyor mu?
ufuk: çalışıyor: 0900 900 333.
sekreter: aa o ne? 900lü telefon mu aldınız?
ufuk: evet şantiyeye değişik bi hava katsın dedik.
sekreter: cidden bu mu numara?
ufuk: sence?
sekreter: ya ufuk çok kötüsün!göndermiştim, du iptal ediim.
ufuk: ?!?!? (ufuk bu son cümleyle beraber kendinden geçer)*
kasvetli bir mart sabahıydı. her zaman ki gibi sabahın köründe kalkıp, okuluma varabilmek için başakşehir beyazıt arasındaki o lanet yolu tepmiştim. okulum aynıydı, hocam, arkadaşlarım. ilk ders bitmişti, bloktu kendisi. dolayısıyla tütün ihtiyacımız da artmıştı. bahçeye çıktık. sigaralarımızı içerken önümüzden geçen iki gencin dudak uçuklatan kısa konuşmasına denk geldim. içimden "bu ne rahatlık ulan" dedim. işte diyalog;
- hadi içeri girelim hava soğudu ya.
+ tamam.
yürüme eylemi devam ederken;
- oğlum bu arada ben bıdıbıdıyla çıkıyorum lan.
+ harbi mi? ben ona takmıştım.
- eheheh.. (duyum eşiğimden çıktıkları için devamını duyamamış bulunmaktayım. ancak elemanın, bu kadar rahat karşılamasını ve söz konusu gülüşünü hiç unutmayacağım heralde)
-la garanti bankası atm'den fatura ödemelerinde kuruşu kuruşuna para üstü veriyomuş.
+eee?
-nası oluyo ki? bozuk para biterse ne olacak?
+sakız veriyormuş o zaman.
-^?#*
cok tatlı ve dobra dobra bir halam vardır (eksik olmasın). bir gün beraber alışverişe gittik. 1-2 saatte işimizi bitirmiş durakta otobüs bekliyorduk.
işte tam o anda önümüzden sıskalıkta safinaza taş çıkartacak bir hatun geçti.
halam da nedenini tam olarak anlayamadığım bir dikkatle kıza bakmaktaydı.ardından benim şaşkın bakışlarımı fark edip bana döndü ve;
-bu ne len..? tahtaya am çakmışlar.
-?!?!? *
mekan: iş yeri
kahramanlar: seytanin fisildadiklari, iş yerinin her hangi bir abisi
ana kahramanın özelliği: namaz kılan, islam dininin emrettiği gibi yaşamaya çalışan bir müslüman
iş yeri abisi: şeytanin fisildadiklari az baksana, nasıl kopyalıcağız bu dvd yi.
şeytanin fisildadiklari: emre abi, neroyu aç. Ordan dvd yaratı seç.
iş yeri abisi: Haşa! Yaratmak Allah'a mahsus, oluştur olması gerekiyor bunun.
şeytanin fisildadiklari: pardon ?!*%&! iyi tamam, oluşturu bul sen orda.
* haydarpaşa tıp fakültesinde sabah ders saati yaklaşır. öğrencile akın etmiştir amfilere doğru. yoğunluktan sıkılan bir arkadaş merdivenlere gelindiğinde elindeki bond çantasını ileri doğru sürerek haykırır:
-Kız duydun mu akşam sesleri?
+yok duymadım ne oldu ki?
-Bizim sarhoş cemal aga karısının kafasına vazoyla vurmuş kavga etmişler..
+hadi ya benim uykum ayı gibidir duymam pek
-valla karpuz gibi yarılmış kadıncağazın kafası hastaneye gitmişler
+o alkolikten de ne çektik be komşu...
ş: seda ben bir şeyi çok merak ediyorum
e: neyi ali?
ş: şimdi bir şeyden çok korkunca bebek düşüyor mu?
e: böyle bir tehlike var tabi
ş: o zaman aman diyeyim aynaya bakma sen. zuhahahahahah...
e: guduuuuuuuzzz!! ben sana niye bakmamaya çalışıyorum zannediyorsun!!!
61'den iki set alıp, dominos ta iki orta boy pizza kazandığımız ve geyiğin dibine vurduğumuz bir eşli batak sonrası, arkadaşlar evlerine dönerken;
ar1: bir şey unutmadık değil mi?
ar2: yok yok arabanın anahtarlarını aldık... elimizde de bir şey yoktu...
ar3 (ev arkadaşım): eliniz de boş gelmişsiniz zaten...(öylesine takılıyor)
ar1: elimiz boş olarak gidiyoruz da görmüyor musun?(saçma bir cevap verdiğinin o da farkında)
gk: ne boşu lan, vermedik mi elinize biraz önce...
ortaköyde otururken daha yeni tanıştığım ve dakikalarca sohbet ettiğim bir amcayla aramda geçen ve her aklıma geldiğinde gülmekten çatladığım bir diyalog.
+amca şu kadına bakarmısın ne güzel demi?
-hangisi be evladım?
+şu amca elinde çocuk olan. kadın çocuk da doğurmuş ama hala on sekizlik kız gibi demi?
-malzemesini versem bana da yapar mı? *
lise son un son matematik yazılısı. artık öğrenciler iyice coşmuştur kopya konusunda. sınıfta acayip bir gürültü vardır. bu durumdan rahatsız olan hoca:yavrum biraz sessiz olun!
öğrencinin biri kalkıp:hocam nasıl kopya çekcez o zaman?telepati mi kurcaz?
hoca:??!!!?!??!