Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı ve kaynaştırma eğitimi ile zorunlu eğitim üzerine acil bir revize yapılması gerektiğini düşündüğüm.
Aslında bilinen tespit edilmiş öğrenci sayısından daha fazla bep'e ihtiyacı olan öğrenci var ancak ailelerinin inkarı ile bu mümkün olmuyor.
Kesinlikle daha hassas ve kapsamlı çalışma yapılmalı.
Kaynaştırma eğitimi ha keza çok hassas bir konu.
Bunun da revize edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü farklılıklar bazen öğretmen kontrolünün dışında akran zorbalığına neden olabiliyor ki öğretmen her teneffüste 35 öğrencinin başını bekleyemez.
Diğer husus zorunlu eğitim.
Aileye bağlı değil, okul içerisinde çocuğun tavır, davranış ve tutumları ile tabiri caizse okumaya niyeti olmayan öğrencilerin tespiti, bu öğrencilere özel uygulanacak derse uyum rehberlik programları ardından ısrarla huzuru bozan öğrencilerin eğitimle ilişiğinin kesilmesi yahut mesem gibi alanlara yönlendirilmesi faydalı olabilir.
Şanlıurfa’nın Akçakale ilçe Müftüsü H. B., (37) ücretli Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi verdiği sınıfta 12 yaşındaki ismi açıklanmayan kız öğrencisine cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla hakkında açılan soruşturma sonucu tutuklandı.
ilk önceliği gazi mustafa kemal atatürk ün sözü ile okula adımını atan bir eğitimci gerekli.
“Öğretmenler! Yeni Nesil Sizin Eseriniz Olacaktır.“
gazi mustafa kemal atatürk
“MEB ile A101 arasında 6 Ekim’de, MESEM aracılığıyla protokol imzalandığı ortaya çıktı. Bu protokole göre öğrenciler 4 gün A-101'de çalışıp 1 gün okula gidecek. Devlet eliyle A-101'e ucuz işçi sağlanması kabul edilemez. Bunun adı "mesleki deneyim kazandırma" değil, alenen çocuk işçi sömürüsüdür”
bence aslında sanıldığı kadar güzel olmayan durumdur. mesela bizim oradaki bir ortaokulda kütüphane kapalı. okullarda diksiyon, iletişim dersi verilmiyor. ben lisede diksiyon dersi görmek istemiştim 12. sınıf için ama araya pandemi girdi ne yazık ki.
ekonomik durumu olmayanları talep olmadığı halde imam hatipe çevirdikleri okullara yönlendirip bi bok öğretmeden beyni yıkanmış akp zombisi yapıyorlar. durumu olanlar da bundan kaçmak için patronları her nasılsa hep akp'li zincir özel okulların kucağına düşüyor. daha yakın zamanda zincir özel okul patronu mlli eğitim bakanımız vardı. yılda 50-100-200 bin allah ne verdiyse para söğüşlüyorlar. (siz bir şeyin bedavası varken, dengine yılda 100 bin lira bayılır mısınız?)
sistem çok güzel düşünülmüş, kaçış yok yani. kiminin parası, kiminin -duası değil- oyu. akp için win-win. türkiye için gidin markete geldiğimiz durumu görün.