ben dizilerimizin bu kadar başarılı olduğunu bilmiyordum. dizilerimiz dünyanın dört bir yanında izleniyorlar ve ilk üç sırada muhteşem yüzyıl, ezel ve aşk-ı memnu var.
dizi sektörümüzü oyuncusundan yönetmenine, yapımcısından ışıkçısına kadar tebrik ederim. bugün sizinle gurur duydum. helal olsun.
Linkte taşların sırrı ve karanlıkta koşanlar yazılmış. Of ulan of! Tekrar yayınlasalar da Z kuşağı dizi görse. Rahmetli Tarık Akan sayesinde arkeolog olmak istemiştim çocukken. Taşların sırrı güzel diziydi.
Nostaljik dizi Haberindeki dizilerden Sıdıka hariç diğerlerini duymamıştım. Çok ilginç. Bu arada yeni nesil dizilere dair en merak ettiğim şey şu: set çalışanları o kadar yoğun tempoda nasıl dayanıyorlar? Kuvvet macunu falan mı yiyorlar acaba?
Genelde orijinal olmayan konuları işleyen dizilerdir hele hele yaz dizileri hepsi birbirinin kopyasıdır ayrıca tek sıkıntı bu da değildir erkek o yapar zihniyetinin esiri olmuş şiddeti ve tecavüzü normalleştirmiş bir sektördür.
kurtlar vadisi(orjinal yapım ve kv pusu'nun yaklaşık 40 bölümü) sonrası izlemediğim dizilerdir. ara sıra eşimin rahmetli dedesi bizdeyken diriliş dizisinden bazı bölümlere denk gelmişliğim var bir de.
adamlar 40 dakikaya kaliteyi sığdırırken bizimkiler yüzüklerin efendisi'nin bir bölümünden daha uzun dizi bölümü çekiyorlar ve sahnelerinden tutun konusuna kadar içi boş, lüzumsuz gereksiz, bol bol şehir manzarası ve bakışma izleten ve 20 dakikaya sığdırılacak konunun 3 saate sığdırılması sonucu haz vermeyen dizilerdir. düşünsenize sonraki hafta özet niyetine o dizi bölümünü 1 saatten az zamanda anlatabiliyorsunuz ki o bile kırpılsa kırpılır yani. işte amaç kalite olmayınca insanı bayan ve reyting alamayınca 3 bölüm sonra final yapan veya yayından kaldırılan dizilerdir de aynı zamanda.
ha iyi dizilerimiz yok mu? vardır tabi ki. ama şu 3 saati aşan süre konusunu başta kanallar ve rtük olmak üzere herkesin gözden geçirmesi gerekir.
hoşlanılan kızın sevgilisine kaymayı öğreten, kadınlara koca eskitmeyi ve iki erkeği aynı anda idare etmeyi aşılayıp ülkeye ahlaksızlık pompalayan ahlaksızlık bütünü.
20.45 civarı özeti bitirip 21.00'da yayına başlayan 23.45'te bölüm bittikten sonra insanı sinir hastası edecek şekilde parça parça reklam verip 00.10 civarı bitiş jeneriği başlayan dizilerdir.
Adeta Youtuberlar gibi izlenmek için herhaltın yapıldığı, yaralı-yararsız, faydalı-faydasız olup olmadığı önemli olmayıp birnevi arz-talep ilişkisi ile "izliyorlarsa yapın-çekin" edasıyla yayınlanan gün geçtikçe tiktok kalitesine bağlayacaklarını düşündüğüm sektör. (Bazı diziler meclisten dışarı)
Ailevi ahlaki dini vs. değerlere uymadığı söylenen PARALI hizmet/yayın yaptığı için kolay erişilebilir olmayan Netflix dizilerine ayar verdiğimiz lakin %90 herkesin evinde olan kolay erişilebilir tvlerde Türk dizilerine gelince aynı tepkiyi göstermediğimiz (yani ikiyüzlülük yaptığımız) durumlarda mevcuttur. (bkz kadına şiddet, çok eşlilik, aldatma, kaçak aşk vs. trajedi)
Alan memnun satan memnun.
Türk dizilerinin çoğunun yabancı dizilerden araklandığını öğrendiğimde yaşadığım şok.
minimum 2 saat 15 dakika süren, bu sürenin en az 30 dakikası ağır çekimde bakışmayla geçen, dizideki erkek karakterin holding sahibi, kadın karakterin ise apartman dairesinde ya da gecekonduda yaşadığı hayatı anlatan, sonrasında o 2 karakterin önce kavga etmeleri, sonrasında sevgili olmaları, finale yakın da evlenmeleriyle sonuçlanan saçma sapan dizilerdir işte. evet her 5 türk dizisinin 3'ü bu konuyu işler.