2006 dünya kupası, o zamanlar 9 yaşındaydım pek anlamasam da maçları keyifle seyrediyorduk, adidas'ın 2006 dünya kupası için ürettiği ikonikleşmiş topu aklımda kalmıştı. Almanya'dan gelen kuzenim yanında o topla gelmişti dünya kupası bittikten sonra, efsane bir toptu. Bunun dışında 2010 dünya kupası da efsanedir, vuvuzelayla tanıştı dünya.
ilkokulda beden eğitimi dersinde sınıfta giyinirdik sırayla (önce erkekler sonra kızlar, kızlar giyinirken kapısını açmak disiplin suçuydu) üstümü değiştirirken o malum manzarayla karşı karşıya kalmıştım, hemen arka sıramdaki 3 kişi durum değerlendirmesi yapıyorlardı, bana da teklif ettiler kabul etmedim, sonrasında "sen süt çocuğusun olum, herkes gösteriyo sen gösteremiyosun" gibi kışkırtıcı laf atmışlardı bana. ben de utana sıkıla göstermek zorunda kalmıştım. Evet sadece ilkokulda oldu bu olay. Sanırım 6 ya da 7.sınıftaydım.
Eskiden takıntılı bir şekilde her yediğim kiraz ve kayısının ortasını böler emin olduklarımı ağzıma atardım. Çünkü bir tane kuru kayısının içinde ölmüş bir kurt vardı. Artık incelemiyorum sadece dışı çürük ya da ezik olanları yemiyorum.
Halkın %70'i okuma yazma bilmiyordu neyini sorucan, kağıda "ben bir aptalım diyorsan parmak bas" yazsalar ülkenin yarısı parmak basardı iyi bir şeydir herhalde diye.
Devlet bu adamı nasıl o koltukta barındırıyor şaşırıyorum. Tamam hepsi liyakati katletti ama bu kadar göstere göstere ve ballandırarak anlatanı da ilk defa görüyorum.
ziraat mühendisi olan diğer damat adayını, damat alıp toprağına toprak katmak ve kızının eli sıcak sudan soğuk suya girmesin istemektedir. çobanla evlense tuvaleti dışarıda olan bir köy evinde keçi sütü sağmakla geçecek kızının ömrü. erol taş hep haklıydı aslında, sadece çobanı kırbaçlaması biraz aşırıya kaçmıştı.
ilkokulda ve lisede zorunlu din dersi gördüm, bana kattığı tek yararlı şey dönem sonlarında karnemde yüksek nottu. O kadar zayıfın arasında joker derslerden yüksek not alırdım beden, müzik, resim, din gibi. Hele ilkokul tam saçmalıktı. bir sınav vardı ilkokul 4 ya da 5 net hatırlamıyorum, sınav testti son soru yazılı ve 20 puandı. Testlerden hatasız full çekmiştim 20 puanlık yazılı sorusu fatiha suresiydi, dualarla pek aram yoktu boş bırakıp türkçe meailine sallamıştım bir şeyler, sınavı 80 puanla tamamlamıştım.
Eskiden fenerbahçeli futbolcuların tüm forma numalarına kadar takip ederdim, barcelona, manchester united gibi takımların ilk 11'ini sayardım, şimdi barcelona'dan tek bir futbolcu bile sayamam. Messi'nin barcelona'dan ayrılmasıyla dünyada futbolun değişmesi hemen hemen aynı zamanlar.
Yanındaki çocuklara hava atıp "ben psikopatım olum" diyen muhtemelen aile içinde pısırık bir zavallı ergen. Bunlar metro içinde 2 tane kız görünce artistlik olsun diye tutacaklara asılıp barfiks falan da çekiyorlardır. Kendilerini böyle tatmin eder bu aptallar.
Aklıma kuzey kore'nin yaptırdığı boş hayali şehir geldi. Onlar da dış dünyaya burada medeniyet var diye dışarıdan kullanılmayan evler, apartmanlar dikmişti.
Espressolab'da bir kahve alın ve oturun, 3 saniyeden fazla göz teması kurduğunuz kişi size tutulmuş olabilir. Erkekseniz (ki kadınsınız) bir bahaneyle tanışmaya çalışın, kadınsanız bir şey yapmanıza gerek yok göz kırpın yeter, o size gelir. Ya da göz kırpmayın gülümseyin göz kırparsanız sizi tarifeli abla sanabilirler.