turgut uyar

entry1190 galeri92 ses1
    498.
  1. Turgut Uyar'dan

    birden hatırladık seninle buluşamadığımız günleri
    gel ey büyük bakış yüce suskunluk gel artık beri

    kentleri ve kasabaları ve köyleri çevirdik senin adına
    kapıları tutmaktan artık herkesin nasır oldu elleri

    olsun daha da tutarız sen varsan düşüncemizde ama gel
    tutarız karaları ve denizleri ve yaşayan yürekleri

    ....
    1 ...
  2. 499.
  3. 500.
  4. Bugunlerde olum yildonumu sebebiyle hatirlanan sair.

    Gecen hafta sali gecesi anmistik oysa biz onu marmara denizi onumuzde tum ihtisamiyla seriliyordu ve biz onun siirini hala okumak istedigimiz ve cok sevdigimiz icin okumustuk. Iki kizdik ikimizin de gozleri dolmustu, birer ikiser damla gozyasi suzulmustu. O kocaman fabrikalarin isiklari karsi kiyida gorunuyordu, denizi kaplamisti elimizden almisti ama biz denizi birakip goge baktik. Kafamizi kaldirip yukari baktik.
    0 ...
  5. 501.
  6. harika dizelerin sahibi olan yüce gönüllü insan.
    seni her an anıyorum Turgut Uyar, şiirlerin her an yanıbaşımda.. saygılar bir kere daha.
    0 ...
  7. 502.
  8. Ağustos' un şairi..

    '' ayağımın tozuyla girdiğim mevsim yazdır
    yumuşaktır
    insana her şeyi yanlış anımsatır
    çünkü bellek yanılmaya hazırdır
    balkona koyduğumuz turşu
    ekşirken ekşirken güneşi parlatır
    ve insan batırır sedef kakmalı bir gemiyi
    ki sahibi dünya güzeli bir kadındır
    oysa denize bir mevsim yeter
    sular geçer balıklar geçer
    basık bir akşam üstü bir iskelede
    herkes dostuna bir şeyler anlatır ''
    2 ...
  9. 503.
  10. 504.
  11. Ölü Yıkayıcılar
    iyi ki geldiniz burada bulundunuz
    her şey öyle uzun, biz soğuğuz ve
    öyle solgunuz…

    perdeleri kaldırdık. ölüm
    ıslaktı dünyada. denizsiz bir salı günüydü.
    camları açtık, öyle kaldı artık.
    denizsiz bir salı kimler için önemli?
    ölü, boşluğumuzu doldurdu birden,
    kolasız, yakışıksız (ölü yıkayıcılar gelince)
    sigara masalarında, tenteneler,
    duvarlarda aile fotoğrafları, ölüye uygunsuz.
    camları açtık, öyle kaldı artık. ta ki,
    bir kadın su içsin evinde. -adın bir
    avunmadır omuzlarımda ve anlağımda, büyük su-
    bazan bir ölüm büyük bir yadırgamadır şehirlerde.

    "geldiler. büyük ocaklarını kurdular
    bir atı ürküttüler ve yusufçukları.
    denize gitti onlar.
    ölünün çenesini bağlamışlardı, uzattılar.
    karnına bıçak koydular, kara saplı aradılar.
    apış aralarını sildiler, temizlediler.
    karnını oğdular, yine sildiler.
    ayak başparmaklarını bağladılar.
    kefenine biçip giydirdiler.
    ölümü tazeleyip bağışladılar.”

    vapurda bilet sordular, birden. vakit,
    geçti. küçüldüm.
    -bir ölüye geç kalmayalım baylar,
    biletler nasıl olsa kesilir.
    sokak başlarını tazelediler bitkin sonuçlar
    - bir de fonde de pouvoir, nasıl ölür kimbilir?
    ayaklarını yıkadıktan sonra. umulmaz. -
    tersaneden bir işçi, bir otelden bir garson
    ve ben
    ve bir su.
    uzungar’lar, uzunavlular, uzunsessiz
    yitirdiğimiz o son duyarlık, o sessiz başkaldırma ölüme
    ve kaçamak bir bakış, çekici külrengine
    ölünün ağzındaki.

    "uzun sessiz ölüyü yıkadılar.
    direnmedi. anısı tükenmedi. sürdü.”

    iyi ki geldiniz, burada bulundunuz
    her şey öyle uzun, biz soğukuz ve
    öyle solgunuz…

    Turgut Uyar
    0 ...
  12. 505.
  13. Tomris Uyar'ın eşidir. Ona olan hislerini şu sözleriyle ifade etmiştir; "bir bozuk saattir yüreğim ,hep sende durur"
    0 ...
  14. 506.
  15. "Bir bozuk saattir yüreğim,
    hep sende durur."

    tomris uyar'a aşkı, yüreğinden dizelerine taşan kocaman yürekli adam!
    güzel insan, güzel şair. ikinci yeninin üç atlısından biri.
    4 ...
  16. 507.
  17. "Mutsuzlukdan söz etmek istiyorum
    Dikey ve yatay mutsuzluktan
    Mükemmel mutsuzluğundan insansoyunun
    Sevgim acıyor"
    1 ...
  18. 508.
  19. --spoiler--
    bütün pencerelerde bekleyen benim,
    ve
    o çalmayan bütün telefonlarda,
    aylardır konuşan da.
    kabul.
    bir kez yolda karşılaşalım,
    onunla da avunacağım.
    adımı sesince duymaktan vazgeçtim,
    sesini duysam, susacağım.
    yel esiyor ama
    değirmen dönmüyor.
    kuraklık bu,
    adın ekmeğe dönüşmüyor
    --spoiler--
    1 ...
  20. 509.
  21. "kişiliksiz toplum" ve "kişiliksiz şiir" üzerine kaleme aldığı bu yazıyla beni kendine bırakan büyük şair, insan... Ama cidden insan...

    Çağımız insanı gitgide rahatına daha düşkün olmaya başladı. Belki her çağda böyleydi. Ama bugünkü kadar mıydı bilmem? Bunda bilimin, endüstrinin büyük payı var. Herkes birbirinin örneği olmayı hiçbir çağda bu kadar istemedi. ‘Yeni Dünya’nın gerçekleşmesi yakın belki de. Bir örnek giyimler, bir örnek şarkılar, bir örnek aşklar. Uçaklar, radyolar, sinemalar durmadan bizi birbirimize benzetmeye çabalıyorlar. Kişiliksiz bir yaşamayı baştacı ettik. Gönüllüyüz. Kişiliksiz bir çağın şiiri de ister istemez kişiliksiz olmak zorundadır. Bu kadar yenilenmiş bir çağın şiiri, şiirin kelimeleri ne kadar eski, bir düşündünüz mü? Hâlâ uçağı, hâlâ Penicilini, hâlâ 70 katlı evleri, hâlâ hesap makinelerini, asfaltları, otoları şiire rahatça yerleştiremedik. Bunları kelime olarak, düşünce/duygu hayatımıza getirdikleri değişmelerle hâlâ şiire getiremedik. Barlarda kadınlarla saygısızca sevişiyoruz, sokaklarda açık saçık gördüğümüz kadınları hayvanca istiyoruz ama şiirde aşık olduk mu hâlâ ağlıyoruz.

    Bir de bir kenarda sessiz sedasız bir insanoğlu var. Uyamadığı, maddi manevi her türlü imkânsızlıkları ile uyamadığı değişmenin farkında. Önünden iyice kavrayamadığı birşeyler akıp gidiyor. Durmuş da eskiye hasret mi çekiyor. Hayır. Kendisi ile çekişiyor. Ağır aksak yaşamasının hesabını vermeye çalışıyor. Dünyadan bildik tanıdık şeyler yakalamaya çalışıyor kısacası.

    Sorun bir şiir sorunu değildir. Yaşama sorunudur. Zaten ben hiçbir zaman şiiri hayattan ayrı düşünmedim. Hayatımızda olmayan sorun şiirimizde de olamaz.

    Evet değişmek. Anlamlı bir yaşama için değişmek. Bu bir ölüm kalım meselesidir. Ne dersiniz?

    Turgut Uyar
    Efendimiz Acemilik
    3 ...
  22. 510.
  23. "asıl olan mutsuzluktur" yazısıyla beni kendine hayran bırakan büyük şair. Yazıdan meraklısına bir bölüm:

    ''Şiirin gerçeği henüz yazılmadı dünyamızda sanıyorum. Çünkü şiirin gerçeği aksiyondadır. Geçmişten bize kalanlar, bizim seçtiklerimiz değildir. Kötü eğitim, kötü gelenek yıkıyor dünyamızı. Bize seçilenlerdir okuduğumuz, davrandığımız, yaptığımız. Budala bir bilinç yönetiyor sanki insanlığı, evreni.

    Asıl olan mutsuzluktur.''
    3 ...
  24. 511.
  25. "biraz daha" şiiriyle her karşılaşmamda ellerimden sıkıp karşıma geçerek çayıma ortak olan susdaştır. O şiiri yanımda yazdığına inanırım. Yokluğumuzun ne denli kutsal olduğunu iyi bilir çünkü turgut uyar; ve yok olmanın, ve anısızlığın, ve unutulmanın... O yüzden hadi usta "bir daha" yaz o şiiri... Çünkü "bizim haziranımız bir yıl daha yetecektir dünyaya"

    Kullanmam ucuz özgürlüğü sana sığınırım
    Azarladığım bir dünyayı suya bırakıp
    Günlük dövüşü en uygun yerinde keserek
    Ve kan biraz daha akar durur, akmalıdır
    Bir çaresizlik sanırım, öfkem büyür uğunurum
    Oysa bir çiçek bir güzel dünyaya bakmalıdır
    Ve kuytulardan, unutulmaktan tek tek
    Ölülerimiz toplanacaktır.

    Senin yıldızların güneşlere dönüşür
    En karışık en bozgun bir öğle uykusunda bile
    Ve sonsuz sevinç taşıyan bir çığlıktır
    Bir suyun bir başka suya karışması
    Kanları çökelirken bir soylu tabaka
    Bir bahar anlatıcısının
    Bir mutluluk dülgerinin
    -Gecelerde ve yalnızlıklarında hepsi üşür-
    Ölülerimiz toplanacaktır.

    Ne kadar hüzün geçmişse dünyadan
    Ne kadar acı geçmişsse yaşayacağız
    Hepsini yeniden, bir bir dünyada
    Dünyadan ve dünyayla sana sığınırım
    Acılardan ve hüzünlerden değil
    Kaçmalardan ve korkulardan değil
    Çünkü bir güçtür sıcaklığın kollarıma
    Çünkü kanları, kanları, kanları hatırlarım
    Çünkü ölülerimiz toplanacaktır
    Ve yüceltilecektir bir mavide.

    Haberlere yorumlara ve büyük tirajlara
    Asalak otlara karşı, türeyip giden
    Bir sun'i ilkahla üreyip giden
    Bir soya, bir sanrıya karşı
    Kuşanıp kahramanca tek silahını, kanını
    Diri bir su gibi gidenleri hatırlarım
    Odalarda ve güzel bir dünyada
    Sararken bir başına eski güneş
    Yıldızımız uzak bir iklimde
    Bir tüfek olacaktır. Bir tüfek
    Ölülerimiz toplanacaktır.

    Ve bizim bir haziranımız
    Bir yıl kadar yetecektir dünyaya
    Çünkü yoğun ve ateşle yaşanmış
    Çünkü ellerimiz, başımız ve kanımız
    Hayasız pençelerini kokuyla gizleyen
    Bir olgu olmayacaktır sana
    Ölülerimiz toplanacaktır
    Doldurulan bir kıyı gibi.

    Anılacaktır bir general pantolonundan
    Nasıl sezgiler ve gerekçeler çıkardığımız
    Nasıl kırgın ve nasıl umutlu olduğumuz
    Bir şenliğin başlangıcından ve sonundan
    sığınmamız da anılacaktır.

    Ölülerimiz toplanacaktır
    Kenar köşe kasaba hanlarından
    Deniz en güzel aşkken ayışığına
    Küçük ve karanlık odalarda öldürülenler
    Direnerek ve akarak ölenler
    Yüceltilecektir
    Anılacaktır ölümleri

    Bir şehir akşamında herkes kaçışırken
    Ormanlar bir çözülmeye bozulurken
    Karanlığa kanıyla karşı duran
    Kanıyla ışıtan, yalazlayan karanlığı
    Yalnız ve dayanıklı gecelerinde üşüyen
    Ölülerimiz toplanacaktır.

    Biraz daha kan, kan ve suyun akışı
    Ey suyun güvenli akışı
    Sana bir yamaç gerekmez mi
    Ki sonun özlemine hızlı varsın
    Ki sen varsın, akıtılmış kanlarla varsın
    Ve kan ve akışın o soylu tabakta
    Ormansız bir halka sunulacaktır
    Bir orman olarak
    Ona sığınılacaktır.

    Sana sığınılacaktır kırılıp toplanınca
    Sana sığınıyorum kırılıp toplanınca
    Değil sonsuz girdiçıktısına yaşamaların
    Ey en güzeli, en gürü bütün çeşmelerin
    Ayın ve denizin sahibi ve su içmelerin
    Sana sığınılacaktır
    Ve kuytularda, dağlarda, alanlarda
    Akıtılan ve akıp gelen kanlarda
    Bir sabah büyük büyük ateşler yanınca
    Eller temizlenecektir
    Bir tören olacaktır
    Ölülerimiz toplanacaktır.
    0 ...
  26. 512.
  27. 20 eylül'de istanbul modern'de bir etkinlikle anılacak olan şair. istanbul'daki şiir severleri, ücretsiz olan bu etkinliğe katılmaya davet ediyorum.

    http://www.istanbulmodern...ge-bakma-duragi_1193.html
    0 ...
  28. 513.
  29. "ayağının suya değdiği yerde bir gökyüzü."
    1 ...
  30. 513.
  31. "Bir kadın var beni onun iki eli iki gözü kurtarır yaşamamaktan”
    2 ...
  32. 514.
  33. bu ellerimi nereye koysam yakışmıyor dedim ki en iyisi kucağında dursun, dizelerinin sahibi, ikinci yeni'den güzel bir adam.
    0 ...
  34. 515.
  35. "yalnızlık ne zordur ne de ayıptır
    sen gene de bunu bir aşk mektubu bil
    ama bil ki biziz bu uzaklığı yapan"
    4 ...
  36. 516.
  37. ...Bir gün sabah sabah kapıyı vursam,
    -Kim o dersin uykulu sesinle içerden.
    Saçların dağınıkdır, mahmursundur.
    Kimbilir ne güzel görünürsün sevgilim,
    Bir sabah vakti kapıyı çalsam,
    Uykudan uyandırsam seni,
    Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç ten.
    Fabrika düdükleri ötmektedir...
    2 ...
  38. 517.
  39. ...
    yaralı olmak
    yerinde olmamak
    uzun gecikmesi son kesinliğin
    bir sabah biliyoruz elbet neyi bölüştüğümüzü
    göz göze
    bakışınca. biliyoruz
    neyi bölüştüğümüzü.
    konuşmasak da.
    ...
    0 ...
  40. 518.
  41. ustumuzde gogun yukseldigini ben senden ogrendim. vardigim sehirlerde hep sana fisekler atiyorlardi. butun bu tutulan eller, oksanan saclar hep sendendi. iyi ki vardin be adam, iyi ki olmustun ve iyi ki buyuktu mutsuzlugun, yazdin. seninle ayni dili konustugum, seni anlayabildigim icin o kadar sansliyim ki, sanirim tek sansli oldugum konu da buydu hayatta.

    gozyaslarimin, sevmelerimin, guluslerimin ozani.
    5 ...
  42. 519.
  43. son birkaç yıldır malesef ergenler ve yirmi beş yaş bunalımındaki ablalarımızın tekelinde olan mükemmel yazar. herkes okuduğu, bildiği, paylaştığı için burukluk yaşıyoruz sözlük. cemal süreya sözleri altına turgut yazan mı dersin, saçmasapan sözleri ona yükleyen mi... acımız büyük.
    2 ...
  44. 520.
  45. "herkesin şairi olmaz" demenin şairidir. Çünkü turgut uyar "efendimiz acemilik" derken ve her şiirinde, dizesinde şiire ve kalıplara karşı çıkarken bir herkesleşme durumu cereyan edemez. Turgut uyar'ı pek çok kişi okuyabilir ama anlamak için o mevcut kalıplardan yani genelleşmiş dilden sıyrılması icap eder.
    2 ...
  46. 521.
  47. refik durbaş'ın tanımıyla "olağanüstünün değil olağan durumların şiirini" yazan kişidir. Haklıdır da refik durbaş, uyar'ın şiirleri incelendiğinde "insan" ve "hayat" olgusundan hareketle şiirlerini kaleme alan turgut uyar, bir yanıyla da sıradanlığın şiirini yazar. Ki bunu absürdleştirip, kara mizah unsuru yapmaktan da çekinmez. "Hadi bir sigara yak da at arabalarına bakalım" veya "ben ne güzel işerim sabah güneşe karşı" gibi dizeler de bunun bir ispatıdır.

    Bu durum aslında diğer yanıyla da turgut uyar'ın şiir tanımsızlığıyla ilgilidir. Evet, turgut uyar şiiri tanımlamaz. Bu tanımı yapmaktan çekinir. Aslında "çekinmek" demek doğru mu diye düşünüyorum. Çünkü kendisi birkaç yazısında şunları belirtir:

    “Bilimsel bir veri değildir siir, anlasılıp anlatılmaz. Kabaca birtakım bilgiler dısında, kuralları yoktur. Her iyi siir kendi kuralını, kendi gerekirliğini içinde tasır. Bu yüzden, büyük ölçüde, siir bazı bilgilerle değil, sezgilerle, duygularla ayırt edilir önce.”

    “bir siirin neden yahut nelerle güzel olabileceğinin saptanacağını, ölçülüp belirtilebileceğini hiç sanmıyorum. Bu herzaman bir ölçü değil bir sezgi isidir. Bir siir güzeldir ama güzelliğinin nedenleri açıklanamaz. Güzelliği, ululuğu bilinir sezilir ama ölçüleri bulunamaz.”
    2 ...
© 2026 uludağ sözlük