brad pitt in achillies ten sonra ikinci bir kez daha truva savaşıyla alakalı bir rolde olacağı filmdir.
ayrıca 1997 yapımı bir tv filmide vardır.
onda da odyssey i armand assante oynamıştır.
Symphony X in aşmış albümü. Genel symphony x çizgisinin biraz dışında aslında grup için de sıradışı bir albümdür. Özellikle albümün adını taşıyan şarkı tek başına bile albümü taşırken, wicked adlı parçada bir Russel Allen screami vardır ki... Anlatılmaz efendim.
homeros'un Odysseia destanını anlatan asla altyazılı versiyonu internette bulunmayan sanırım pek kimse tarafından da bilinmeyen iki bölümlük 1997 yapımı tv dizisi.
ayrıca odysseas ithaka'ya dönmeye çalışırken kalypso'nun adasına vardığında üzerine kilim serilmiş travertenleri görünce anaaaa pamukkale tepkisi verdirtmiştir.
Truva Savaşı'ndan sonra, ithaka Kralı Odysseus'un tehlikeli eve dönüş yolculuğunu konu alan eserde, Polifem, Sirenler ve Kirke ile karşılaşmaları ve karısı Penelope ile yeniden bir araya gelmesi anlatılıyor.
filmin çekimlerinin bir kısmını Ordu'nun Perşembe ilçesine bağlı olan Yason Burnu Yarımadası'nda yapacak. Filmin bir bölümü de Sicilya'nın Eolian adasında gerçekleşecek. Çekimler ardından Birleşik Krallık ve Fas da sürecek
truvalı helen i afrikalı siyahi kadına oynattıkları yetmedi bir de aşil rolünü de elliot page e vermişler. elliot page e. lan elliot page sundan 6-7 sene önce helen i oynayabilecek durumdaydı kadındı.
homeros'un destanını christopher nolan'ın çekmesiyle ilgili ilk tepkiler gelmiş. benim aklımda hâlâ odysseus'un zekası var, umarım filmde o ruhu yakalamışlardır. https://variety.com/2026/...stopher-nolan-1236802321/
Dün akşam itibariyle izlediğim film.
Benim gibi film özürlü bir insanın gösterim günü sinemaya gidip bunu izlemesi de ayrı konu neyse..
Ben öyle film gurusu sinefil bir mahlukat değilim a dostlar. Uzun uzun değerlendirme yazamam. Sadece basit bir bakış açısıyla izleyip "sevdim" ya da "sevmedim" diyebiliyorum.
Film süresi dolayısıyla bir noktadan sonra telefonu çıkarıp oyun oynarım diye düşünüyordum lakin Minnoş minnoş izledim ve beğendim.
Ek beğeni kriterleri olanlar illa bir kulp takarlar ama fırsat bulan gidip izlesin bence.
Film, Bu aralar kafamda dönen bazı iç hesaplaşma konularında bana da güzel tokatlar attığı için ayrıca memnunum.
Mutlak zafer ya da harika değil. Hakkında kopartılan fırtına biraz fazla. Yine de iyi ve sağlam. Kesinlikle hafızalardan hiç çıkmayacak bazı anlar var. Ama tekrara düştüğü de çok oluyor.izleyicinin her bir detayı anladığından iyice emin olmak istiyor film. Herşey çok hızlı ilerliyor. Bu bazen olumlu bazen ise olumsuz. Doruk noktası olan üçüncü perde sanılanın aksine beceriksizce sahneleniyor.
The Odyssey, Christopher Nolan müritlerinin -ki çok kalabalıklar- bayılacağı, geride kalanların ise o kadar da yükselemeyeceği bir film. Mitolojinin kendisine, metne aşık olanlar tüm süre boyunca kaşlarını çatabilirler.
izlemedim. izlemeyi de düşünmüyorum. gerçekten homeros'u mu uyarladı, yoksa ''erkek olmak zor, baba olmak daha zor, eve dönmek aslında kendine dönmektir'' diye üç saatlik araya bikaç patlama, iki gökdelen, üç tane takım elbiseli erkek ve hans zimmer serpiştirilmiş bir erkeklik semineri mi çekti, haberim yok. erkek olarak her şeyi erkeklik krizine bağlamasından biraz sıkıldım. nete düşünce bakarım belki. mitoloji nolan'a mı kaldı amk.
Çok beğendim, hiç kimsenin, hakkında gerçekten ne olup bittiğini bilmediği tarihi bir olay hakkında nolan abimiz kendi yorumunu katıp film yapmış.
Mitolojik olayları falan doğruydu yanlıştı diye tartışmayalım amk.
Senaryonun, Tamamen anlatılanlardan bağımsız, yepyeni bir kurgu ile yazıldığı fikri ile filmi izlerseniz çok güzel kafa açıyor.
Zaten nolan ’ın da şimdiye kadar duyduklarımıza bağlı kalma gibi bir derdi olmadığı çok aşikar. Dolayısıyla filmi bu noktadan eleştirmek oldukça mantıksız. Keza Truvalı Helen in zenci olmadığı Nolan ın gözünden kaçmış olabilir mi Amk. Belli ki konuşulsun diye böyle bir renk tercih etmiş. Bu arada oyuncu seçimleri güzeldi. Özellikle Robert Pattinson güzel karakter oynamış. (Filmin sonlarındaki kılıcı alın, kalkanı alın, mızrağı alın …. Sekansını saymazsak)
Filmle ilgili tek sıkıntı, nolan abimizin filmi, her sokak başında bir iMax sinema varmış gibi çekmiş olması. E tabi dümdüz beyaz perdede izleyince bazı sahneler karanlık kalıyor. Ve hatta bazı sahneleri sırf cgi kullanmama uğruna kendisi de karartmış belli ki.
Hafif spoiler
Filmde kahramanın yolculuğunun olurken değil de, olduktan sonra karakterin ağzından anlatılıyor olması da başta bir acaba dedirtse de sonrasında keyifli bir hal alıyor
Hafif spoiler sonu
Elbette hiç bir zaman bir braveheart ya da yüzüklerin efendisi olmayacak. Nolan ın ilk 3 üne girer mi o bile meçhul. Hatta ikinci kez izlenip izlenmeyeceğini bile bilemiyorum. Ama güzel bir film, kaliteli kadro, ve asla vakit kaybı olarak saymayacağımız bir 3 saat.
Di mi ya?
Abi ben çok etkilendim ya bununla ilgili doğru düzgün çıkarımlarımı toparlayıp yazacağım ama bence 9/10.
Ben ikinciyi kesin izleyeceğim bu arada.