ilk bolumunden itibaren yer yer beni aglatan guzel bir turk dizisidir. Senaryoyu boka sarmazlarsa eger daha cok izlenip begenilecegi kesindir. Ayrica ecevit aglama lan icim parcalaniyo.
ecevitin babasıyla olan husumetinin hızlıca tatlıya bağlandığı dizi olmuştur. hatta o kadar hızlı ki bana biraz yapay gelmedi değil. kötü baba hemen iyi oldu. ne biliyim sonuçta bu adam oğlunu kurtarmış olabilir ama bildiğin ecevitin hayatının ve çocuk psikolojisinin içine etmiş adamdır. babalık sadece evladını korumak değil onu bağrına basmaktır. amerikan dizileri vari bir tarzda aslında kötü bir karakterin arkasında yaptıklarını ve bu halini açıklayıcı bir gerekçe vardır demeye çalışılmış gibi geldi bana.
mahallelinin kurtlar vadisi'ne bağladığı,ecevit'in babası için bir bölümde ortalama 7347645 defa önce nefret sonra tekrar sevgi beslediği,bu bölüme kadar gayet iyi giden fakat ilk bölümlerdeki senaryo bütünlüğünün devam etmemesi halinde mala bağlama yönünde ciddi sinyaller veren dizi.
bölüm sonuyla çok fena terse yatırmıştır herkesi. bu yüzden seviyoruz bu diziyi. dizinin adı ecevit'in suçu ne? şeklinde olsa çok daha iyi olurmuş herkesin yaptığının ucu ona gidiyor la nasıl iş anlamadım gitti. ayrıca takoz karakterine helal olsun felaket yapıyor bakışları falan.
hadi bakalim, oyle baba mi olur ama yuh artik. bu dizi iskencedir insana dupeduz. kimseye mi guvenilmez arkadas? biri gelip evlatliksin dese gecirecegim sokla esdeger sok yasadim. oeh artik.
Belalı naim'e en başından beridir güvenmiyordum, boşa çıkarmadı, öyle baba mı olur la, tam bir insan evladı. Sarının yaptığı götlük bini geçti. Sürekli ecevit'in arkasından iş çeviriyor, önce ahu'yu söylemedi, sonra gardiyanı öldürdü, şimdi bunlar yüzünden naim'in dediklerini yapmak durumunda. Takoz irfan biraz abartı oynuyor gibi geliyor bana ama tam da bilemedim. Görüntü yönetmeni çok başarılı aga dizinin, yapacak bi şey yok. Severek izliyoruz. Tam gaz devam, meral okay'ı bitişte de olsa anmaları güzel olmuş.
--spoiler--
seni dövdüm, biri vurduğunda yıkılma diye.
sana bağırdım, biri seni kovarsa yolunu kaybetme diye.
seni ağlattım, kimse bu gözyaşlarını* dökemesin diye.
--spoiler--
bir kere, yaklaşık on yıldır salim kafayla dizi izlerim, şu ana kadar türk televizyonlarında gördüğüm en aklı başında, en çok emek kokan, prodüksiyonu en sağlam dizi suskunlar. karmaşık hikayesine ve yoğun dramatik atmosferine rağmen, aksiyonu bol, sürükleyici bir dizi çekmeyi başarıyorlar. bugün izlediğimiz 6. bölüm itibariyle orijinal bir iş çıkartmak peşinde olduklarını, yani dümdüz hikaye anlatıp milleti ağlama krizine sokmaktansa, küçük oyunlarla, karakterler arası çekişmelerle, çatışmalarla, kırılma anlarıyla temponun her daim yüksek olacağı bir dizi planladıklarını gösterdiler. bunun için de kedi fare kovalamacaları filan güzel oluyor ama dizinin zaman zaman kendi içinde mantık hataları barındırdığı da bir gerçek:
--- spoiler ---
-bir kere "ben bu işi çözeceğim" diye kendini paralayan gurur komserin, ulaştığı biri ölü dört adamın geçmişte aynı mahallede büyüdüklerini, beraber hapishanede kaldıklarını, aynı hapishanede özcan ve irfan'la birlikte yattıklarına ulaşamaması gibi bir ihtimal söz konusu değil. olay müge anlı'ya intikal etse, müge abla iki dakikada çözmüştü meseleyi ama gurur komiser bu adamlar arasındaki bağlantıyı kuramadı, burası yanlış. hoş son bölümde adli sicil kayıtlarının silinmesi gibi bir muhabbet geçti ama bu iş o kadar kolay değil, devlet hiçbir şeyi unutmaz, malum. ya da biz behzat ç'den filan çok alışkınız hayalet'in iz sürme kabiliyetine filan, hani gurur komser bir tahta koysa cevdet'i çağırıp çizdirse meseleyi çözmesi işten bile değil.
-gurur komiser hadi diyelim hayatın olağan akışına uygun olarak, orta zekalı makul bir insan gibi davranıp bu bağlantıyı kuramadı, şahsi hırsı yüzünden kafası bulandı, bu bağlantıyı çözemedi, attığı her adımı önceden kırk defa düşünmek zorunda olan mafyatik tiplerin, şak diye bir avukata güvenebilmeleri de baştan aşağı mantıksız. bir kere irfan gibi 6 yaşından beri alemin içinde olan bir adam önüne gelen herkese güvenmemesi gerektiğini bilir, sokakta karşılaşacağı her adama şüpheyle bakar. senin karşından baba oğul var, biri avukat, diğeri eski kulağı kesiklerden, sen bunların baba oğul olduğunu çözemiyorsan ergenekon'dan paketlenmen yakın kardeşim. dolayısıyla biraz incelese belki ecevit'i ve diğer çocuklarla kendisinin ortak noktasına bile ulaşabilir. hatta derin bağlantıları sayesinde bu konuda gurur'dan daha yetkin bile sayılabilir.
-kırk yıllık gardiyan, ıslahevi müdürü ile istanbul'un orta boy mafyalarından biri kol kola girmiş ama ıslahevini ziyaret eden şüpheli kızla nerden çıktığı belli olmayan avukatın bağlantısını çözemiyorlar. ölün o zaman.
-ecevit dizinin başından beri her yere gemi gibi mercedes'le gidiyor, kuyudibi'nin ara sokaklarına kadar bu arabayla giriyor, her pis işinde bu arabayı kullanıyor, bir kere bu da yanlış. o araba bizim sokaktan bir kere geçse ben unutmam, hiçbir esnaf, hiçbir çocuk unutmaz. bu kadar gel gitin, cinayetin içinde adam gibi olay mahalindeki kişiler sorgulansa, sorulsa ecevit'in arabasını gören duyan illaki biri olur. ecevit gibi acar bir ağır ceza avukatı'nın bu detayı atlamış olmasını da kabul edemiyorum. adam "şu arabayı kullanmayalım, millet kıllanmasın" demiyor. üstüne üstlük her işi de şakır şakır telefonda konuşuyor. telefon dinlemenin bu kadar vakay-i adiyeden sayıldığı bir vaziyette bir avukatın bu kadar rahat telefon kullanması da mantıklı değil. o konuda olmasa bile mutlaka başka konuda dinlemeye takılırsın, kaçışın yok... gurur komiser açsa ibneniliğine mobeseden baksa bu avukat nerelere takılıyor diye, asıl oradan kırk bölüm dizi çıkar, haberi yok.
-istanbul'un civar mahalinde bile olsa o kadar yoğunluktaki bir silahlı çatışmaya polisin müdahale etmemesi mümkün değil: bu açıdan karbonat erol'e selam çakmışlar herhalde. o çatışma gölbaşı'nda bile olsa helikopterle polis gelir, yine de gelirdi. hiç mi duyan yok kardeşim bin el ateş edildi, bu nasıl bir mantık hatasıdır anlamak mümkün değil. o kadar mermi yakıldı, ellerini kollarını sallaya sallaya gelip eve oturdular, böyle bir şey olabilir mi? hadi polis yetişemedi, sizi yakalayamadı, o kadar mermi kovanını görünce istanbul emniyeti ne düşünecek, hiç mi aklınıza gelmedi, çocuklar oyun oynamışlar la deyip bırakırlar mı?
-bilgi alma konusundaki eksiklikler ecevit'in patronuna kadar gidiyor maalesef. paran var, pulun var her şeyin var, zibilyon dolarlık ofisin var, belli ki istanbul'un en taşaklı hukuk bürolarından birinin patronusun ama yanında çalıştırdığın adamın geçmişini bilmiyorsun. adli sicil kaydının silinmesi bahane olamaz, avukat dediğin adamın her yerde eli kolu olur. hadi ilk başta şüphelenmedin, ecevit o kadar tribine girince de mi şüphelenmiyorsun. bu nasıl bir gaflet uykusudur mübarek, ara emniyetten bir arkadaşını, birader bizim şöyle böyle bir eleman var, nedir ne değildir bir soruştur, de. bu nasıl rahatlık anlamak mümkün değil.
biz oturduğumuz yerden uyap'tan her siki öğreniyoruz, koskoca avukat bir adamın geçmişini öğrenemiyor.
--- spoiler ---
kısacası kurguda sıçramalar yapalım, seyirciyi ters köşeye yatıralım derken senaristler ters köşe oluyor, dizi her ilerleyen bölümde biraz daha mantık çizgisini terk ediyor. şahsen bu kadar kaliteli bir yapımda bu kadar hayatın olağan akışına ters hadiseleri görmek üzüyor beni. yani şu konulara da bir rötuş çekseler mis olacak, elimizde fazla dizi yok zaten, bir el edelim senarist arkadaşlar.
--spoiler--
6.bölümüyle iyice ezel'e bağlayan ve yardıran dizi. sürekli olarak şaşırtmacalar verdiler. arka planda konuşan karakterin söylediği güzel sözler, veciz sözler, şaşırtmacalar, güzel oyunculuklar hem ezel'i hatırlatıyor hem mest ediyor...
--spoiler--
--alıntı--
seni dövdüm, biri vurduğunda yıkılma diye.
sana bağırdım, biri seni kovarsa yolunu kaybetme diye.
seni ağlattım, kimse bu gözyaşlarını dökemesin diye.
--alıntı--
--spoiler--
dünkü bölümüyle beni bir duygudan diğer duyguya savurmuş dizidir *:
başta bilal hüseyini öldürdürdü hemde bir an bile tereddüt etmeden *
sonra naim amcamızın zekiye evini açtığını ona acıdığını öğrendim naim abi cansın ;
sonra gurur allah belanı vermesin mi senin sen git dizinin en masum karakterine sait * gibi davran azarla onu *
sonra gurur komiser ben yetimim annelere dokunmam dedi ayyyy dedik cansın gurur*;
sonra öğrendik ki naim amcamız zekiye zorla mal sattırıyormuş dedim naim amca ne amaçlıyorsun sen*
sonra ecevitin jon jon girlfriend i ahuyu tehdit etmeye çabalarken ahu birseni ters köşeye yatırıp güzel bir ayar verir cansın ahu
sonra irfan * bende adam öldürürken gözümü kırpmam deyip adamın kafasına sıktı. ecevite bir konuşma balonu çizip hasssss
yazasım geldi
sonra öğrendik ki zeki aslında uyuşturucu mafyasına borç yapmış babasıda o amaçla zekiden uyuşturucu almış zekiye sahip çıkmış tamam naim abi cansın
sonra bizim sarı bilal eceviti kurtarmak adına binayı ateş altına alır saite 3,5 attırır *
sonra anladık ki naim bilal e yalan söyletmiş insaf naim amca ya ne yaptın sen
--spoiler--
kafam yayık ayranına döndü**
ilk bölümünü az önce izlediğim dizi. yalnız bir şey dikkatimi çekti. madem özcan'ı öldürcekler, niye o kadar atraksyon yapıyorlar. gazoza hap atacağına, direk zehir atsaymış özcan gitcekti.
Bugün yabancı versiyonunu izledim 96 çekimli sleepers (kardeş gibiydiler) bazı sözler dahi aynı olmasına karşın yine de deli gibi takip edeceğim bir dizi.
hakkında bu kadar entry girilince meraktan açıp ilk bölümden itibaren izlemeye başladığım, insanı böğürte böğürte ağlatan, etkisi altına alan, psikolojisini bozan ama yine de izlenilmesini tavsiye ettiğim dizidir. izlediğim günden beri sokakta çocuk görsem atlayıp üstüne sevesim geliyo yanına koyim. eskiye dönüşleri çok güzel oturtmuşlar, tadında. ecevit'in sevgilisine çok gıcık oldum kız bildiğin mal. bi de ahu ile ecevit'in olayı iyice boka saracak gibi geliyo. acil bi çözüm bul lan senarist içim içimi yiyo onlar için de. bi de acıklı sahneleri azaltın lan ağlamaktan gözlerim şiş geziyorum yemin ederim yazık günah lan.