savaşlar teknolojiyi geriletmek yerine ilerletir. Savaşan taraf diğer tarafın teknolojisini yok etmek yerine alır ve daha fazla geliştirir, böylece daha da güçlenir. Tabi savaşlar kötüdür, teknolojiyi geliştirmesi onları iyi olduğu anlamına gelmez.
Bence insanoğlunun son yüzyılda tüm felsefesi değişti. Bilgisayarların ve internetin keşfi ile zekamız öyle bir noktaya geldi ki savaşmak istemiyoruz. Özellikle Avrupa'da çoğu insan savaşmak yerine barışı ön planda tutuyor. Doğaya verilen değer giderek artıyor. Hayvan haklarına giderek daha fazla duyarlı oluyoruz, insanın bir yerleri feth etmekten çok uzaya bilime teknolojiye olan ilgisi artıyor. Herkes kısa olan bu insan yaşamında birşeyleri başarma çabasında kişisel gelişim ön planda tutuluyor.
Ben gelecek 100 yılda savaş para ve daha birçok kavramın olmayacağını düşünüyorum. Belki savaşan son nesiliz. 100 yıl sonra bize baktıklarında hem üzülüp hem gülecekler gibi hissiyata kapılıyorum. insan evrimini tamamlamak üzere ve insan 2.0 bambaşka olacağa benziyor.
Dünyayı erkekler yönetiyor, atom bombaları patlıyor ve savaş hiç eksik olmuyor. dünyayı kadınlar yönetseydi sanırım 2. Dünya Savaşı sonrası insan nüfusu tükenir ya da 1-2 milyona inerdi. Erkeği cennetten kovdurabilecek kadar tehlikeli bir varlığın günümüzdeki bu barbarlığı bitirememesi, söylediklerimin kanıtıdır. Kötü ve savaş karşıtı erkekleri isteseler muma çevirirler; fakat yapmıyorlar. Kahrolsun tüm savaşlar!
size işi değil savaşı öğütlerim
tâ ki işiniz savaş olsun
ve size barışı değil savaşı öğütlerim
tâ ki ruhunuz nefse *hükümran olsun
işimiz bir savaş olsun - kuru telâş değil
ve barışımız bir zafer - ruhumuzun!
(*egemen, hüküm süren, hükümdar)
salih mirzabeyoğlu -münşeat
DP Genel Başkanı Gültekin Uysal: Gözü dönmüş çete bölgeyi ateşe attı
DP Genel Başkanı Gültekin Uysal, ABD ve israil’in iran’a yönelik saldırılarını “hukuk tanımaz bir çetenin eseri” olarak niteleyerek bu adımların bölgeyi ateşe attığını söyledi.
Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile ABD ve israil’in iran’a yönelik saldırısına tepki gösterdi.
Uysal, şunları kaydetti: “ABD ve israil’in iran’a yönelik başlattıkları saldırılar, uluslararası nizamı kendi gayeleri ve iç politikadaki amaçları doğrultusunda yok etmeyi reva gören iktidar sahiplerinin, Trump ve Katil Netanyahu’nun gözü dönmüşlüğünün göstergesidir. Bu hukuk tanımaz çetenin saldırı ve eylemleri hiç bir surette savunulamaz. Sadece kendilerine verilen açık destek değil onların salahiyetinde yürütülen projelere razı gelmek de bu zulme zımnen destek vermek, muhtemel risklere ve suçlara da ortak olmak demektir. Meşruiyetlerinin kaynağı olduğunu düşünerek ABD’nin yanlışlarını, bu gibi haydutça eylemlerini yalnızca telin eden AKP iktidarı, iran’da muhtemel bir çöküşün, olası bir rejim değişikliğinin yol açacağı riskleri asla üstlenmeyecektir.”
Doğu sınırımızda daha büyük risk
“Suriye’de PKK uzantısı terörist yapılanmanın ortaya çıkardığı riskler menkulken, iran’da olası bir idarî yıkım Doğu sınırımızda daha büyük riskleri karşımıza çıkarabilir” diyen Uysal, “Kaldı ki Suriye’de -henüz- istediğini alamamış terör örgütünün iran kolu, ABD saldırısı başlar başlamaz bu riskin şiddetini artıran açıklamalar yapmış, planlarını açıklamıştır. Bugüne kadar iran ile ilişkilerini itikadi farklılıklar üzerinden tasnif eden Siyasal islamcıların riyakarlığı yine bir Müslüman ülkenin yok edilmek istenmesi ile gün yüzüne çıkacaktır. Demokrat Parti olarak sadece ülkemizde değil bölgemizde ve dünyada da insan hakları ve hukuku öncel kabul eden bir anlayışla ve bu haydutça saldırıların ülkemiz ve Türk Milleti için ortaya çıkaracağı riskleri düşünerek ABD ve israil’i lanetliyor, Türkiye Cumhuriyeti Devleti Hükümetini diplomatik manevralar yapmaktan öte inisiyatif almaya, daha kararlı ve günü kurtarmaya dönük olmayan ciddi tavır sergilemeye davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.