Dün şu sıralar konuştuğum kızın canı sıkkındı. Telefonda bir saat kadar konuştuktan sonra hadi gel eğlendireyim seni diyip satranç oynayalım dedim. Oynarken bir yandan da telefonda konuşmaya devam ediyorduk. 3 el oynadıktan sonra suratıma kapattı. Galiba artık eskiden konuştuğum kız diyebilirim. Beynini azıcık küstürdüm ...
bir stefan zweig eseridir.
kitap bir satranç oyuncusunu anlatmakla kalmayıp aynı zamanda nazi işkencelerini de anlatır. baya sürükleyici bir kurgusu vardır.
okumanızı tavsiye ederim.
Cübbeli Ahmet'e göre kumardan daha beter olan, oynayan kişiyi izleyenin de domuz eti yemiş gibi olduğu insanın beynini geliştiren bir oyun çeşidi olup diyanete göre oynanmasında sakınca yoktur, caizdir kesinlikle şüphesiz.
en son satranç okulunda selim Gürcan hocanın hazırladığı Paul morphy / Bobby Fischer in farklı zamanda farklı rakiplere karşı oynadığı mukayeseli oyunları izledim YouTube da..
dünyanın en iyilerinden biri olarak kabul edilen Paul morphy ye atfedilen bir söz var, derki: "Satranç oynayabilmek bir centilmenin alametidir. Satrancı iyi oynayabilmek ise boşa harcanmış bir hayatın alametidir." kendisi en iyi olduğu dönemde satrancı bırakıp avukatlık yapmaya başlamış. çok ilginç. bir diğer örnek ise yine satrancın en iyilerinden biri olan Bobby Fischer e ait. kendisi tam 20 yıl boyunca hiçbir resmi müsabakaya çıkmamış ve o dönem satrancı bırakmış, tabi 1992 de fırtına gibi geri dönmüş bir usta. özellikle bu iki örneği verdim. bu iki usta ismin ikisi de satrançta zirve isimler..
satranç hakkında şahsi kanaatim şu ki, kişisel sorumlulukların önüne geçmemek kaydıyla boş zamanlarda yapılabilecek aktivitelerin içinde iyi bir hobi. fakat Türkiye satranç konusunda son zamanlarda genç yetenekler harici hakettiği yerde değil. çünkü ortada futbolda olduğu gibi bir rant yok. o yüzden destek sponsor az. evet..
bu konuda en sevdigim kitap: satranc-stephan zweig
en sevdigim dizi: queen s gambit
benim bir erkekte en seksi buldugum sey zeka.
ama biraz cins bir sapyaseksuelim.
yakısıklı ve zeki erkeklere dusuyorum. ihih.
amerika da yasarken lise son sınıfta satranc kulubundeydim.
her gun okul cıkısı satranc oynardık.
gece gece aklıma ne dustu:
-it was like he already knew my next move. ı never felt like that in my life. he got me.