Ekstra olarak osmanlı balkanlara yatırım yapan bir devlettir. Anadolu da yapıtları yok denecek kadar azdır.
1)Yani yaşadığımız yer de osmanlı'nın bir katkısı yok. Bu haritada ki her yere türklerin gene kanı dökülerek alındı.
2)osmanlı ilk dönemlerinden sonra hic bir zaman türklüğü benimsememiştir.
3)osmanlı da türkler 2. Sınıftır. Bu bilgi ilginç gibi değil mi. Ama tamamen doğru yalan diyen istediği yerden araştırıp bana kaynakla gösterebilir. Ama bulması imkansızdır çünkü türkler ikinci sınıftı.
4)osmanlı'nın yaptığı savaşların bir çoğu dinen haram sayılan savaştır.
5)bunlara inanmayan veya inkar eden varsa açıklasın bekleriz.
rum/yunan ---> ticaret ve tarım.
ermeni ---> mimarlık, el sanatları, ticaret.
yahudi ---> ilkel bankacılık, ticaret.
venedik/ceneviz ---> deniz ticareti.
arap ---> kavm-i necip (üstün millet)
türkmenler? bunun devamını osmanlıcılar doldursun bakalım ne diyecekler. merak ettim.
ayağa kalkmaya çalışan gariban bir millete işgalcilerinden bile daha kötü, daha hain davrandığı için 97 yıl önce bugün halaskargazi mustafa kemal atatürk tarafından çatır çatır, hunharca yıkılan siyasi örgüt.
Birisi diziden tarih öğrenen demiş üstteki entrye fakat adam dogruları demiş.
Bu dizi muhabbeti yapan adamların bir çoğu tarih bilmez.
Diziler zaten reyting amaçlıdır entirika eklerler.
Her neyse. Osmanlı da devşirmeleri sevmeyen isimler de olmuştur. Fakat onlar da güç kaybetmiş bu yüzden devşirmeler yine hakimiyeti sağlamış ve sürdürmüştür.
Padişahlar ise bununla ilgilenmez çünkü tepede ki isim benim ve türküm der. Ama yönetim öyle işlememeştir.
Padişahların değil paşaların yönettiği zamanlar bile olmuştur devlette. Yani paşalar vb insanlar bu kadar önemlidir.
Bu da zaman zaman bir çok soruna yol açmıştır.
Türkün türkten başka dostu yoktur deriz değil mi şu an. Ama ülkeyi o zamanlar yabancılara teslim etmişiz hep.
Duraklama devrine girmesinin nedeni devleti soysuz devşirmelerin kıçının keyfine göre yönetmesidir. Halbuki sultan ahmet ve genç osman yiğit padişahlarmış lakin gerek soysuz valide sultanlar gerek kancık devşirme Paşaların oyunlarıyla saltanatları kısa sürmüş ve yüce hayallerine ulaşamadan şehit olmuş bu yiğit padişahlar. Ülke 7 yaşında bebelere ve divane padişahlara kalınca gavur Paşalar istedikleri gibi at sürmüş ve devleti batırmışlar.
coğrafı olarak büyük bir devleti yönetmek gerçekten zordur.düşünsenize, istanbuldan , mısıra bir mektup yolluyorsunuz.aylar sürüyor belki gidip gelmesi.
ya karar değiştirirseniz? ya elçiniz ölürse? öldü haberinin bile gelmesi uzun sürer.
işte yönetici - yönetilen ilişkisi padişah - kul olarak görüldüğünde olabileceklere bir örnek daha.
--- alıntı ---
Elimizdeki kaynaklar 16.yy'da Osmanlı topraklarında, Anadolu'nun göbeğinde Sivas ve civarında yaşanan vahim bir yamyamlık olayına işaret etmektedir. ilk olarak bu iddia ile Erdoğan Aydın'ın "Osmanlı Gerçeği" adlı eserinin 10. Baskı, s.219'da karşılaştım, toprak reformu yapamayan ve bir yandan da Celali isyanları ile boğuşan Osmanlı'da 1603 yılında Anadolu halkı açlıktan ve sefaletten kırılacak noktaya varmış, 2/3'ü yaşadıkları yerlerden ayrılarak kaçmak zorunda kalmışlardır. Anlatılanlar bu kaçıp gidenlerin yerine geride kalanlar ile ilgilidir.
Zeki Coşkun'un "Öteki Sivas" adlı eserine de giren bu konudaki gerçek alıntı Şemseddin Sivasi'nin "Necmü'l hüdâ fî menâkib iş-şeyh şems-id-dîn eb-is-senâ" adlı eserinde, yani o dönem kaleme alınmış bir kaynakta geçtiği için iddianın ciddiyeti daha da artmaktadır.
Sivasi eserinde aynen şöyle aktarıyor;
"Arazi baştan başa sahipsiz, boş ve muattal kaldığından açlık baş gösterdi. Fukara halk ot yapraklarını, ağaç köklerini ve kabuklarını, daha sonra çöplük ve yollarda buldukları cifeleri yediler ve kurtlar gibi köpek ve kedileri avladılar. Bu feci durum devam etti. 1012 tarihinde kaht-ü gala son haddine varmıştı. Kedi ve köpek de kalmayınca hayvan kanlarını ve leşlerini ve daha sonra da çocuklarını boğazlayıp yemeye başlamışlardı. Hatta bir gün bir tencerede pişirilmiş çocuk eti bulundu. Boğazlayanı ateşe atmaya hükmettiler. Bu adam yanarken etrafını çeviren aç insanlar ateşin alevi hafifleyince bunun büryan gibi kızarmış etini de yemek için kapıştılar. Bu hadiseden sonra artık bu feci hal men edilemez de oldu. Fakirlik, açlık, insanları böyle ne kadar fena akıbetlere sevk ediyor. Bu, çok azim bir müspet idi."
--- alıntı --- http://odatv.com/anadolud...var-miydi-1405161200.html
islam düşmanı değildir, o da iyi kafa kesiyordu. tabi vahabiler kadar iyi olamaz ona bir şey dediğimiz yok ama osmanlı islamik bir devlettir. ha islamla uyuşmayan çok yanı var ama bu özünde onun teokratik monarşi bir anlayışı olduğu değiştirmez.
Hristiyanları hem er meydanında hem yatakta zikmek istediği için dağılmıştır. Ulan sen bozguna uğrattığın adamların kızını oğlunun anası yaparsan o devletten Hayır gelir mi. insanın tabiatına aykırı davranarak Hem kendi hayatlarını hem de devşirdikleri çocukların hayatlarını berbat etmişler.
aslında bilinen tarihinin yanı sıra bizlere pek fazla anlatılmayan toprakları vardır. örnek olarak Lanzarote (1585), Madeira (1617), Lundy (1627-1632), Vestmann Adaları (1627-1628), Baltimore (1631) gibi bölgeleri fethetmiş ve buralarda üsler kurarak yıldırma hareketlerinde bulunmuştur.
Lanzarote, Kanarya Adaları'nda
Madeira, Kanarya Adaları'na yakın bir yerde.
Lundy, ingiltere'nin güneybatısında bir ada.
Vestmann Adaları, izlanda'nın hemen güneyinde.
Baltimore, evet amerika.
genellikle cezayir ve osmanlı denizcileri bu topraklara erişmiştir. ve burada söz konusu yıllarda kısa ve uzun vadeli kolonizasyon gerçekleştirmiştir. bu sıralar bu konuya merak sardım. denizaşırı osmanlı isminde bir yazı yazmaya düşünüyorum. yazdığım zaman buraya da aktarırım.
devlet-i ali osmaniye ne diriltilmesi gereken bir şeydir ne de fetiş objesidir. o bizim tatminlik aracımız da değildir bunu yapanlar gelişmemiş beyinlerdir-ülkelerdir. gelişmiş daha doğrusu benliğini bulmuş ülkeler tarihlerini canlandırma derdine değil onu anlama ve yorumlama derdine düşerler, dahası gelişmiş ülkeler tarihleriyle barışırlar, iyisiyle kötüsüyle onun doğrusunu da yanlışını da kabul ederler ve "saygı" duyarlar.
çok garbiyatçı görünmek istemem ancak bu konuda garbı örnek almak gerekir. fransa gibi ingiltere gibi almanya gibi italya gibi ülkeler tarihlerinden ders almasını bilmişler ve çekilen onca sıkıntının yaşanan onca acının sonunda "ne yapıyoruz ulan biz?" demesini bilmişlerdir. yüzlerce yıl taht kavgalarıyla kırılan avrupa, yüzlerce yıl fransa ve ingiltere arasındaki kanlı savaşlar sonunda beli doğrulmayan avrupa el mecbur beyaz bayrağı çekmiştir. nasıl çekmesin ki? işte ortadoğu'nun bir türlü beceremediği ve böyle giderse uzuuuun yıllar daha beceremeyeceği şey: kendinle barışmak, coğrafyanla barışmak!
şimdi kalkmış birileri osmanlı'yı aşağılamaya çalışıyor, diğerleri de "diriltmeye" çalışıp kendi tatminsizliklerini doblolarının arkasındaki tuğralar ile tatmin yoluna gidiyor. şamata şamata başka bir bok değil! ilk tarafa hatırlatmak istediğim şey şudur: osmanlı devleti senin bir çadır devletinin devamı olmadığını gösterir ve senin bugünlere gelebilmende (en az cumhuriyet kadar) bu devletin de rolü vardır, nasıl ki bu salaklar bir gecede cahil kalmadılarsa sen de bir gecede cumhuriyeti ilan etmedin. ama şu bir gerçek: tarihle övünmek aynı şekilde tarihi ayaklar altına almak kadar salakçadır bu yazdığım övünülecek bir şey değil tahlil edilecek bir şeydir. doblolu, tuğralı ahmaklara ise diyecek sözüm yok onlar mastürbasyonlarına devam etsinler.
osmanlı devleti de türkiye cumhuriyeti gibi kolay kurulmuş bir devlet değildir, onda da çok bedeller ödenmiştir. günü gelmiş devlet kendi evlatlarını da yemiştir (yine cumhuriyette olduğu gibi) o yüzden konuşurken, yazarken üfürmeden konuşun yazın. karşı çıktığınız şeye ya da fetiş haline getirdiğiniz şeye güzelce uzaktan bir bakın ha ondan sonra gelin istediğiniz kadar övün ya da yerin yeter ki mantık sınırları dahilinde konuşun. zaten kimse de demiyor osmanlı haksız yere kan dökmedi de bilmem ne (yani az buçuk kafası çalışan hiç kimse) ya da osmanlı süperdi falan feşmekan yok yok öyle bir dünya yok. işte demek istediğim bu: iyisiyle kötüsüyle, salak salak kafalara girmeden eleştirmek. hakk-ı teslim iyi bir şeydir sadece bu konuda değil her konuda elinizden geldiğince başvurun buna.
ek: adam bunu bile kötüleyebiliyor şimdi kalkıp bu kafaya bi şey anlatabilir misiniz?
Zannedilenin aksine bütün tarihi boyunca bilime karşı çıkmamışlardır.
islamın müziğe bakış açısına rağmen akıl sağlığı yerinde olmayan hastaların musiki ile tedavi edilme şekli bile aslen bilimdir.
Çinde havai fişek gösterilerinde kullanılan Barutun silah olarak kullanılması da bilimin bir ürünüdür.
Osmanlı matbaayı yasaklamış falan yanlış şeyler yapmış evet ama dediğim gibi Osmanlı hep öyle değildi. Osmanlının sevmeyip söverken biraz adil olmayı deneyin.. https://tr.m.wikibooks.org/wiki/Osmanlılarda_Bilim