laiklik : fransada bulunan sözde özgürlük getiren (babam imam olduğu için askeri liseye gidememiştim özgürlük xD) rejim
şeriat : müslüman olmayanlara devlet kanununu uygulayan müslüman olana kuran yasaları ve devlet yasalarını uygulayan rejim (kuranın hükmü)
osmanlıdaki rejim : hristiyan incil müslüman kuran yahudi tevratla yönetilir osmanlıdaki rejimde ve sadece 10 boşanma 5 zina olmuştur
tatlısu müslümanlarının dayanak noktası. kuran-ı kerim'i okumaz. sonra laiklik lazım derler. bir de utanmadan kişi müslüman olabilir ama devlet olamaz derler. iyi de zaten devlet dediğin mekanizma da soyut ki. allah, inanç gibi kavramlar da soyut. devlet yönetimi dediğin olayda zaten islami usuller %100 hakim olmak zorunda - kitabınızda bunu direkt belirtir - . sonra gelir bu tatlısucular hemen başlarlar laiklik lazım diye. yeri gelir ama islamcıyız çok şükür de derler. seküler kültürden beslenirken aynı zamanda müslümanım ve islamcıyım da derler. bu türden çıkmazda olan çok insan var ülkemizde. o yüzden bu sorun çözülemez kısa vadede. ya müslüman olacaksın ya seküler gibi bir durum var ne yazık ki. karmasını ele almak olmuyor.
Laiklik olmazsa ne olur sorusu için bugün ki isid e bakılabilir. He her zaman ki gibi diyeceksiniz ki gerçek islam bu değil o zaman diğer islam ülkelerine bakın. Nerede şiddet orada din.
Sadece şiddeti önlemek için bile laik ülkede yaşamak gereklilik. Ayrıca daha diğer dinlerden insanlar falan var ki onu bizim insanımız asla kabul edemeyecek.
gerici yobaz aşağılık din tüccarı softa takımının işine geldiği gibi yorumlayarak mahvettiği islam algısı nedeniyle islam'la çekişiyormuş gibi görünen ama aslında çelişmeyen ilke.
kendi içinde çöken ve kendi düşmanını yetiştiren bir saçmalıktır. mesela laiklik taraftarları hep kendi düşüncesini referans alıp oradan bir özgürlük tanımlaması ve bu özgürlüğü tüm dinlere yaymaya çalışıyor.( bu aslında gayet merhametli ve uygulanırsa müthiş bir durum ortaya çıkarabilecek gibi gözüküyor) ancak işin saçmalığı, dinlerin buna ne kadar müsaade edeceğidir. dinler yapısı gereği toplumsal hayatta yer bulmak ve yönetimi dinin gereklilikleri üzerinden tatbik etmek ister. din laiklikle asla örtüşmez, nitekim radikal dinciler( ki bunlar her ne kadar millet yobaz dese de asıl işi bilenlerdir) bunun saçmalığını farkında ve sürekli bir tehdit halinde rejimin gereksizliğini ve dine aykırılığını söylüyor. çünkü dinin algısına toplum kendi gerçekleri etrafında şekillenmez ve buna göre yasalar uygulanmazsa zaten bozulacaktır. ayrıca dinden kopuk olacağı için yönetimin dinle alakası olmayacaktır. yani toplumsal yasalar dinden bağımsız olacağı için din dışı bir anlayış oluşacaktır ve bu uygulanacaktır. nitekim laikliğe en çok karşı olan gurubun bu gurup olması tesadüf değildir. adamların kafa yapısını dini bilen biri içinde zor değildir. adamların kafa yapısına göre tek doğru kendi bildikleri ve eğer bir hak varsa diğerlerine karşı bu laiklik gibi yansız değil bizzat bir dinin etkisinde gelişmeli ve onun üzerinden dağıtılmalıdır. çünkü en doğru olan budur ve bunu uygulamak onun için bir görevdir.
yani işin özü, laiklik kendi içinde çökebilecek ve altyapısız bir kavramdır. amacı mükemmeldir anlayana ama temeline hoşgörüyü alıp dinlerin gerçekliğini ve amaçlarını gözardı etmek bana saçma geliyor.
nitekim türkiye örneğine bakacak olursak, laikliğin yanlış uygulanıp uygulanmadığından çok varlığını tartışabiliriz. bunun temel kaynağını ben dinlerde olan emperyalist amaç ve kendini merkeze koyup en doğrusu olduğunu iddia etme, ve bunu bir kutsal gerçeklik etrafında gerçekleştirme eğilimi olarak görüyorum.
Laiklik gerçekten de tanımlanması zor bir kavramdır. Dinle devlet işlerini ayırıyoruz, deriz çoğu zaman.
Ama bu genellikle mümkün olmayabiliyor. Mesela Atatürk'ün tekke ve zaviyeleri kapatması laikliğe ters bir harekettir, ama milli çıkarlar konusunda doğru bir harekettir. Çünkü dini ufak tefek zümrelerin eline dağıtmaktansa, devlet bünyesinde tekelleştirmek ve dini eğitimi tek bir kaynağa bağlamak, toplumu birleştirici bir güç verir devlete.
Diyanet işleri bir fetva verirse, bu fetva sorgusuz sualsiz tüm camilerde okunur ve uygulanır.
O yüzden laikliği ben şöyle tanımlıyorum: dinin devlet üzerindeki etkisini azaltır, ama devletin din üzerindeki etkisini arttırır.
Böyle de olması gereklidir.
laiklik din,inanç gibi genele hitap etmeyen aile içinde dahi farklılık gösterebilen kavramları siyasetten uzak tutmaktır.siyasette sen ben dua ediyorum,ben müslümanım,ben hristiyanım,ben aleviyim diye ortalıkta gezersen ülkeyi ayrıma götürürsün an itibariyle ülkemizde olduğu gibi.her kesimden oy alabilinmesi için öncelikle inanca yönelik hareket etmeyeceksin.bölgesel olarak inançlara saygı duyulacağını söyleyip mardine hem camii hem manastır,kilise veya cemevi yapabilmelisin ki ordaki her bireye hitap edebilesin.bunu yaptığında senin inançla işin olmadığı ortaya çıkar.günümüz itibariyle iktidar müsllümanlara yönelik ki bu da akıllıca bi davranış,ülkenin tamamına yakını müslüman olduğundan %40 a yakınıda dini bütün olmasa da körkütük her "bismillah" diyene iyi bu adam,kalbi temiz diye kandığından, çalışmalarıyla iktidarda kalmaya devam ediyor.ama anayasanın 1937 de yürürlüğe giren "türkiye cumhuriyeti laiktir." i çiğniyor.
ama sen yine gelip bunları anlamıyosan,bütün müslümanlar istisnasız iyidir,çocuğa iyilik yapan hristiyandansa çocuğunu döven müslüman daha iyidir mantığıyla yaşıyorsan boş yere nefes alma kardeşim.
Son yıllar ve bundan sonra ülkemizde anlamı gercekten yaşanarak anlaşılacak olan, Eger Demokrasi olacaksa, dinin sadece özel bir alan oldugunu ve olması gerektigini ifade eden kelime.
ogretilen tanimini herkes biliyor, acikcasi her turlu dini inancin devletten ayrilmasi ki devletin tarafsiz ve kapsayici olmasi gerekliliginden dolayi gayet mantikli duruyor. fakat sorun tanimin hali hazirda ironi icermesinden kaynaklaniyor.
lakin nasil dine inanmak (yani Allah'a, Hz.Isa'ya vs..) bir inancsa, inanmamakta bir o kadar inanc. Bunlarin olduguna inanmiyorum diyen bir kisi, ateist yada deist neyse, ayni zamanda bunlarin olmadigina inanarak kendi inanc sistemini gelistirmis oluyor. laiklik, inanilan butun dinleri devletten uzak olmasini soylerken, atesitligin yada deistligin devletle bir olmasi olayini goz ardi eder. bu yonuyle laiklik utopiktir, cunku devleti olusturanlar bireylerdir ve bu bireyler ya varliga inanir yada yokluga. yani inanclari devletten ayirmanin imkani yoktur. en iyi karar, devlete ve devleti olusturan bireylere en yakin degerleri saglayan inanclarin olusturdugu kapsayici bir duzendir. osmanli devleti ismini osmanli koyarak her turlu irkciliktan kendini uzak tutmus, ve yukselme doneminde bu sistemi en iyi sekilde uygulamistir, amerikanin kurulusundaki gibi hala degismeyen genel kapsayici bir anayasa uzerine, her tebaanin yani eyaletin kendi ic islerinde kendi degerlerine gore yasalar koymasi, buralarda anlasmazlik olur ise bir ust mahkemelerin devreye girmesi guzel bir ornektir. ulkenin isminin Turkiye secilmesi, laiklik gibi kulturumuze ve yonetim sistemimize bu kadar farkli bir yapinin entegre edilmesi ayri tartisma konusu.
sanırım türkiye dışında her yerde doğru anlaşılan bir sistemdir.
dünya da özgürlük, türkiye de yasak anlamı taşır.
laiklik hereksin inanç özgürlüğü olması ve devlet önünde eşit sayılmasıdır. insanları rahatsız etmeden özgürlüğü yaşamaktır.
(bkz: suriye)
evet. arap bunlar diyip beğenmediğiniz suriye köküne kadar laik bir devlettir. şu anda radikal vahabistler tarafından kan gövdeyi götürmediği için tüm dünya'nın ambargo koyduğu laik devlettir aynı zamanda.
ve hayır. türkiye 35 yıldır laik bir devlet değildir.
dinin siyasete karışmaması durumudur, bu kadar net. islam dinini insanları dolandırmak için bir araç, siyasi bir ideoloji ve bir yönetim şekli olarak gören sahtekarların yerden yere vurduğu akılcı bir sistemdir.
bir de ülkelerinin kurulması yoluna taş koyduğu için hewaller sevmez. bu iki zıt kutup nerede birleşiyor bilin bakalım?
Aleviler hakkındaki tartışmalar sürerken söylemek istenen cümlenin kilit noktası.
Laiklik din ve devlet işlerinin ayrılığı demektir.
Alevilik din mezhebi.
Parti kurmak siyaset.
Bu durumda aleviler laik olamaz parti kurarlarsa ve kanunen kuramazlar zaten, alevi dedesi bir insan olarak ben saçma buluyorum ne salaksınız demek isterim.
götünde eşofmanı, çıkmış sıcacık yatağından yakmış sigarasını oturmuş bilgisayar başına "laiklik çok lololo" bi tane mal da çıkmış "şeriat aslında iyi bişi yaa" bilmem ne bilmem ne...
siz var ya bu laiklik denen şeyin bokunu yiyin bokunu! her sabah kalkın dua edin "allahım iyi ki laiklik var" diye şükür namazları kılın, kırk yetimi kırk gün doyurun. götünüzden sikilmediğiniz kaldı bi tek hala ötüyorsunuz. ulan siz ne bozuk adamlarsınız, siz ne mal ne öküz insanlarsınız lan?
kısaca modernlik ve çağdaşlıktır ama bazı cahil laiklerin zannetiği gibi bir insan hem dindar hem laik olamaz zira laikliğin modern düşünce yapısı dini tabuları reddeder zaten laikliğin ülkemizdeki amacı yobaz arap geleneklerinden ülkeyi kurtarmaktır.