dinin; "teröristi şöyle cezalandır", "hırsızı böyle cezalandır", "adaletsizlik durumunda şu kadar şahit bul" söylemlerine siktir çekilen devlet sistemi. batıya ve kısmen ülkemize bakarsanız laikliğin ne kadar sikimsonik bir şey olduğunu anlayabilirsiniz. hele birde liberal demokrasi ile birleştiyse, tam bok gibi oluyor.
Din kurallarının toplum hayatında değil insanın vicdanında saklı olmasıdır. Laiklik olmadan bilim, demokrasi, insan hakları olmaz. Kadınlar için olmazsa olmazdır. Laiklik, bir erkeğin dört eşinden biri olmaya mahkum olmamak demektir.
seküler yönetimin daha yunuşak şeklidir. dünyadaki ülkelerin %90 oranına yakını seküler önce bu bilgiyi vereyim.
laik sistemde. devletin din işlerine bakan bakanlığı vardır. ve din adamlarına maaş bağlar. onlara lojman yapar ibadet yeri için fon sağlar vb.
seküler sistem dini hiç iplemez. "bu, halkın kendi arasında olan şeydir devleti ilgilendirmez!" der.
Yani kilise papazına ya da cami hocasına maaş bağlamaz. (Abd dışında) ibadete giden cemaatin bağışları ile kilise ayaktadır.
kısaca laiklik dindar bir toplum için seküler toplumdan çok daha iyidir.
Bazıları laikliğin bunun din işlerini kontrol altına almak için olduğun söylemekte. sen sanıyor musun ki para toplayarak cemaatini kandırarak servetine servet katıp 4 karı alıp yaşasan da sana izin verecekler ?!
din bireylere değil toplumlara gönderilir, bir din bireysel değil toplumsal kurallar normlar etik ve ahlak anlayışı empoze eder, din ve devleti birbirinden ayırmak demek gerçeklere sırtını dönmektir sadece, dinin sahip olmak istediği yer devletin ta kendisidir, erkin yegane ve tartışılmaz meşrulaştırıcısı ve sahibi olmak siter. baskı altında tutulan din kendini koruma yöntemleri geliştirecek ve gücünü toparlayınca ilk hedefi devlet olacaktır.
laikliğin muteber kabul edilmediği islam ülkelerinin hali ortadayken, ancak eblehlerin laf edebileceği sistemdir.
hayır, işte her şey gözünüzün önünde... daha tartışacak ne var ki?
yalancı yobazların cevapları hemen hazır "efendim o ülkelerde şeriat tam olarak uygulanmamakta olup..."
adama sorarlar "şeriatın hangi kuralı uygulanmıyor oralarda?".
keza, varsayalım ki uygulanmıyor olsun, peki ne zaman, hangi devlette "tam olarak" uygulandı? osmanlı? "tabi yine tam olmamakla birlikte bla bla"... selçuklu, abbasi, emevi? dört halifeden ali ve osman'ın dönemi?
şunların hallerine bak!.. sahabelerin bile "tam olarak uygulayamadığını" iddia ettikleri bir sistemin, günümüz hırsızları tarafından "tam olarak" uygulanacağını umuyorlar!...
Türkiye'de olanına layıklık denir. Ülke olarak dini devlete değil de devleti dine karıştırdığımız, bulaştırdığımız için. Layıksınız oğlum işte yaşadığınız herşeye layıksınız.
şimdi doğudaki çocuk nasıl yetişir ve anadolu daki çocuk nasıl yetişir
doğudaki çocuk:genelde en az 5 kardes olurlar. hayatin zorluklarını öğrenir küçük yaştan polise taş şişe atmaya başlar türklerden haraç keser kavgalara gider.
anadoludaki çocuk: sessiz sakin efendi olur genelde 2 kardeş olurlar ailesi çok iyi bakar kılına zarar gelmesin diye ailesi zor durumuna rağmen her istediğini yapmaya çalışır.
kötü olan şey bu doğudaki çocuk hakkini savunur ve karşı gelenin üstüne yürür anadoludaki çocuğun hakkı yenir. türk gençliği laiklik yüzünden asimile olma tehlikesiyle karşı karşıya.
yıllarca türkiye de hemen hemen hergün gazatelerde yerini alarak türk medyasını boşu boşuna meşgul etmiş, siyasi ve ekonomik krizlere sebep olmuş, memleket üzerinde adeta yıldırım etkisi oluşturan kara bulut etkisi yaratmıştır. memleketi en az darbeler kadar geriye götürmüş siktiri boktan bişey.
din ile devlet işlerinin birbirinden ayrı tutulmasıdır.
şimdi bunu yorumlarsak, laiklik;
devlet açısından; devlet yönetiminde dinin-dinlerin etkisini ortadan kaldırarak kitleler üzerinde etkili din adamlarının "vesayet" olasılıklarını ortadan kaldırmak, farklı dinlerin bir arada bulunduğu bir toplumda dinden kaynaklı çoğulcu bir yönetimin gelişmesine engel olmak, yasa ve yönetmeliklerin önceliğini dinden bağımsız olarak adalet ve etik prensiplerine dayandırarak, doğruluğu ve uygunluğu sorgulanabilir (bu çok önemli-sorgulanabilir) bir temel oluşturmak gibi işlere yarar.
din açısından; devletin dinden bağımsız yaklaşımlarının bireylerin dinine müdahale etmesine engel olması, bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin dini görüş ve davranışları yüzünden (pozitif veya negatif) etkilenmesini-kısıtlanmasını engellemek, din gibi sorgulanması pek mümkün olmayan ve hoş karşılanmayan bir olguyu devlet gibi herşeyin kontrolünü sağlamak temelli bir olgunun sorgulama-müdahale edebilme menzilinden çıkarmak gibi işlere yarar.
kısacası din ve devlet gibi iki son derece dominant olgunun birarada olmasından kaynaklanacak çatışmaları engeller. ikisini de birbirine karşı korur.
laiklik adı altında sadece bir olgu korunduğu ve diğerine müdahale edildiği sürece her zaman sorun çıkacaktır, çünkü o gerçek laiklik değildir.
Günümüzde müslüman ülkelerde mühim bir tartışma konusu, ileri zamanlarda Türkiye'de de laikliğin kalkacağını düşünmekteyim gidişat oraya gibi geldi bana.