dini bir kuralın devlet yasalarına giremeyeceğini savunan, ateist jean meslier (eski rahip) çıkışlı düşüncenin ateist voltaire tarafından derlenip toparlanmış ve devlet yönetimine uygun hale getirilmiş ismi. türkiye cumhuriyetine m.k.atatürk tarafından monte edilmiştir. güle güle kullanın.
Laiklik veya laisizm (Fransızca: Laïcisme); devlet yönetiminde herhangi bir dinin referans alınmamasını ve devletin dinler karşısında tarafsız olmasını savunan prensiptir. Fransızca'dan Türkçe'ye geçmiş olan "laik" sözcüğü, "din adamı olmayan kimse; din adamı dışında kalan halk" anlamına gelen Latince "laicus" sözcüğünden gelmektedir.
aslında kendi içinde çöken bir sistemdir. islam gibi saldırgan dinin olduğu yerde laik bir ülkenin hayatta kalacağını sanmak da saçmadır.
dinlerin kendi gerçekliklerini hesaba katmadan bir form olarak batından alınmıştır. islam hristiyanlığa pek benzemez. ayrıca orada seküler bir bilinç var doğuda böyle bir bilinç çok sınırlı.
ülkeye alıp uyarlayıp sonra benimsetmek değil özde benimseyip o değeri elde etmek toplumsal çöküntüye sebep olmaz.
gökten inme anlayış belli bir yere kadardı zaten.
ayrıca laik bir ülke olduğumuzu düşünen varsa ağır kördür.
bugün arabistan değiliz belki ama bu sadece şans zamanla o da olacak.
Ulkemizde onlarca senedir sayisiz tartismanin konusu.Bu tur tartismalarda laikligin hep din ve devlet islerinin ayrilmasi tanimlandigi bilinegeldik bir mevzudur.Din ve devlet islerinin ayrilmasi esasinda avrupanin hristiyanligi basindan def etmek icin kullandigi ideolojik ve felsefi bir aractir.Avrupa bazinda dusunulunce laiklik uygulanabilir ve halk tarafindan benimsenebilir,bizde ise boyle birsey mumkun gorunmektedir.Cunku ne giyeceginden tut ne dusunecegine kadar karar veren,yasaklar ve sinirlar cizen islam dini ayni zamanda laik sisteme ters bir model uretmektedir,dolayisiyla ne islam da laiklik vardir ne de laik bir ulkede islam tamamen yasanabilir.(Dediklerim Yahudilik icin de elbet gecerlidir)Turkiye nin kurulusundan beri siyaset cizgisi laiklik yanlilari ile seriat yanlilarin birbiriyle mucadelesidir,ote taraftan bu iki grup ortak noktalar icerdiginden birbiriyle anlasabilir ama ikisi bir yana asla ve kat'a gelmez.
Türkiye'de laikliğin amacı, Türk milletini zaten yıkılmış olan ümmet anlayışından çıkartıp, tam anlamı ile kendini bilen ve emin bir millet haline getirmekti. Bu millet farklı mezhep ya da dinlere inanabilirdi ama sonuçta aynı millet idi. Kökleri aynıydı.
Ama zamanlar laiklik konusu asıl amacından saptırıldı, ve bir takım kimselerin, köksüz kozmopolitan hayat biçimlerini korumak için ellerine aldıkları bir kalkan haline getirildi. Laiklik adı altında toplumu bozan türlü türlü şey savunuldu ve yayıldı.
Bunun altında elbette, solcu olduğunu iddia eden kimseler vardı. Asla ve asla, laikliği savunan bir Türk milliyetçisi, laikliği savunduğunu iddia eden bir "laikçi" kadar laik olamadı.
Bugün ise tabu bir kelime. Biz bile bu kelimeyi kullanmaktan çekiniyoruz.
yüz karamız. laiklik dinsiz bir devletten başka bir amaç güdmez. yok mantığı kullanmakmış cartmış curtmuş bunları geçin. kimse yemiyor bunları.
bu rezil ilkenin derhal kaldırılması ve dini motiflerle bolca bezeli milletini sevme esaslı bir anlayışa geçilmelidir. anadoluculuk yapılmalıdır. anadolu insanı avrupadan gelen kanunlarla yönetilmemelidir. türk milleti kendi diniyle, öz ve örfüyle yönetilmelidir.
tarih olacaktır. rezillikleri ile anılacak bir ilkedir.
Devletin dinlere eşit mesafede olması değildir laikliğin derdi.
Eğer bir toplumun çağdaş, bilime,bilgiye değer veren insanlardan oluşması isteniyorsa ki böyle olduğu takdirde refah,mutluluk, huzur ve zenginlik gelir, o zaman laikliğin işleyişi dinin kesin net sınırlar içerisinde kalmasını sağlamaktır.
O da kişiyle tanrı, ibadet yeriyle kişi arasında olmasıdır bunun da sınırları.
Daha hala laikliğin devletin muhafazakar, dindar insanlara yalakalık yapması, dinlere eşit mesafede olması olarak algılayanlar var.
Laikliğin işi devletin dinlere mesafe belirlemesi değil, dinin yaşanacağı sınırları belirlemek olmalıdır. O sınırın da bir milim aşılması önlenmelidir.
(bkz: abd anayasası 2nci madde 5nci bölüm) anayasamıza harfi harfine eklenmediği sürece, ülkemizde hiçbir zaman gerçek anlamıyla uygulanamayacak olan sistemdir.
tükürdüklerini yalama alışkanlıkları tıynetlerinin bir gereği olan yobazlar, sıkıştıkları günlerde, abd başkanının incil'e el basmasını filan örnek gösterip, "türkiye'deki sistem yanlıştır. abd'deki gibi sekülerizm olmalı" derlerdi.
işte aradan şunca zaman geçti, köprünün altından çok sular aktı. şimdi tek bir tanesi bile aynısını söylemiyor! sebep?
bazılarına göre bu kavramı savunmak kafirliktir. islam'ın her detayını, inceliğini bilmezler ama onlarca tek sorun türkiye'deki laikliktir. laikliği kaldırmakla çözülecektir onlara göre tüm sorunlar. islamiyet yeniden altın çağına kavuşacaktır.
islam'ı sizin Ramazan'daki sakız muhabbetleriniz değil yine ve yine bilim yükseltecektir. ancak sizler her şeye ısrarla sığ bakmaya devam edin.
laikliği savunuyorum ve bireysel olarak elhamdülillah Müslümanım, dinime düşkünümdür.
Laiklik veya laisizm (Fransızca: Laïcisme); devlet yönetiminde herhangi bir dinin referans alınmamasını ve devletin dinler karşısında tarafsız olmasını savunan prensiptir.